Havada bulut
yok bu ne dumandır
Mahlede
ölü yok bu ne figandır
Şu yemen
elleri nede yamandır
Ah o yemendir
gülü çimendir
Giden gelmiyor acep nedendir
Burası huştur
yolu yokuştur
Giden gelmiyor
acep ne iştir
Kışlanın önünde
redif sesi var
Bakın
çantasında acep nesi var
Bir çift
kundurayla birde fesi var
Ah o yemendir
gülü çimendir
Giden gelmiyor
acep nedendir
Burası huştur
yolu yokuştur
Giden gelmiyor acep ne iştir
Yaklaşık yüz
yıl önce anadoludan toplanan yiyitler yine yollara düşmüştü dindaşı arap
kardeşlerine yardım için.
Lort lavrıns
denilen ingiliz ajanı yumuşak adam, ellerine altın tutuşturduğu bedevi
kabilelerini kendilerini korumak için evinden, yurdundan, ailesinden kopmuş
gelmiş anadolu aslanlarının üzerine saldı.
Boğazlattı teker teker hepsini.
Kiminin adı
Memet,
Kiminin Hasan…
Kimi Ali,
Kimi Ahmet.
Sayıları yüz
bindi…
Oluk oluk kan
oldular, baş verdiler dindaşım dedikleri
uğruna geride bıraktıklarını bir daha görmemecesine.
İşin tuafı,
kan akıtanlar, baş alanlar yardım için gittikleri dindaşlarıydı.
Aradan yüz yıl
geçti…
Yardım
için yola düşenler, yine can
verdi.
Bu kez can
alanlar siyonistler;
Hani, van münit deyip kırk dokuz yıllığına mayından
temizlenmiş arazilerimizi kiraya vermeye çalıştıklarımız. Hani, istanbul dahil
bir çok limanlarımızı kiralayanlar, bankalarımızı satın alanlar.
İşte onlar
aldı, tamamen insani duygularla yardım etmeye çalışanlarımızın kanlarını.
Bize düşen
türküler yakmaktı gönderip geri döndüremediklerimizin ardından…
Yakdık da…
Vebal ise o günün sorumsuz yöneticilerinin
boynunda kaldı.
Ya bu gün?
İkili
görüşmeler yapılmadan,
Karşılıklı
anlaşmalar sağlanmadan,
Devletler
hukuku ortada,
İsrail gibi
terörist bir devletin tehditi göğü sarıp, sarmalamışken,
Herşeyden
önemlisi,
KIZILAY gibi
uluslar arası ve yarı resmi yardım kuruluşu elinin altındayken tamamen insanca
duygularla sivil-masum vatandaşları bir gemiye doldurup kan emicilerin arasına
yollayan bu günün yöneticilerinin
boynunda hiç bir şey yokmu?
Ölen öldükten
sonra sesin gür çıkması bir işe yaramıyor maalesef. Litarötürdeki adı sadece”
hoşaf soğutmaktır” bunun.
Gerisi lafı
güzaf!..