23 Mayıs 2012 Çarşamba

16.05.2010 19:50:09 1914  defa okundu.

Gerçek Bir Deneyim 3. Bölüm

Eveeeet geldik en keyifli son  bölüme…

Ertesi gün evde oturdum, aldım elime kağıdı kalemi… Kendime şu soruyu sordum.

“TAM OLARAK NASIL BİR İŞ’TE ÇALIŞMAK İSTİYORSUN? SANA HAZ VEREN BİR İŞ NE OLABİLİR?”
 
Ve başladım  madde madde yazmaya…
  • Nasıl bir şirkette? ( Sektör sıralaması, büyük-küçük işletme vs…)
  • Tam olarak şu işi yapmak istiyorum çünkü bu işi yapmaktan çok büyük keyif alıyorum, o işle ilgilenirken aynı zamanda eğleniyorum, severek yapıyorum.
  • O şirkette beraber çalışacağım insanlarla çok iyi anlaşıyoruz, hep çalışıp hem gülüyoruz, insanlara hizmet vermekten gerçekten mutluluk duyuyoruz vs…
  • Oturduğum yerde sigara içebiliyorum.
  • Evime yarım saat uzaklıkta, metro ile gidip gelebildiğim bir işyeri.
  • Hafta içi çalışma saatlerimde kot pantolon giyebiliyorum.
  • Her ay maaşımı düzenli olarak alabildiğim bir iş.
  • Huzurla çalıştığım bir iş.
  • Yeteneklerimi sergileyebildiğim bir iş.
Şu anda hepsini hatırlamadığım tam on madde yazdım ve başladım beklemeye.
Yaklaşık bir ay içinde gazete ilanıyla istediğim gibi bir iş buldum.  Bu zaman içinde iki şirket ile görüştüm. Hangi şirket tarafından kabul edilebileceğim hakkında bir fikrim yoktu ancak her ikisi de birinci maddeye tıpatıp uyuyordu.
 
Şu anda çalıştığım işyeri tarafından kabul edildim.  Sıraladığım  on maddeden sadece iki tanesi maalesef olmadı. Sizce hangileri olabilir, bir fikriniz var mı?
 
İkinci bölümde yazdığım, kabul etmeyip direnç gösterdiğim iki madde; sigara içmek ve kot giymek…
Şu anda düşünüyorum da bu iki maddenin hiçbir önemi yoktu. Diğer sekiz maddenin hepsi gerçek olmuştu ve ben dört yıldır aynı işyerinde; sevgiyle, mutlulukla, keyifle istediğim işi yapıyorum.
 
Bu yaşadığım deneyim hakikaten merakımı giderdi.  Ben istediklerimi - baştan biraz acı  çekip üzülsem de-  gerçekleştirmiştim.
 
İsterseniz “Gerçek bir deneyim”  yazımı en başından bir daha okuyun. Ben dört sene önce otuz dokuz yaşımdaydım ve inanın bir an bile yaşımı düşünerek “ acaba beni işe almak isterler mi?” diye düşünmedim. Olumsuz hiçbir şey düşünmedim. Şartlar ne olursa olsun;  kriz de olsa, ekonomi dar boğazda da olsa sınırları ancak sizin korkularınız belirler. Ne kadar rahat olursanız; fırsatlar o kadar çabuk karşınıza çıkar. Kara kara düşünüp, “ iş bulamıyorum” demeniz bile fırsatları sizden uzaklaştırır.
 
Şunu hiç düşündünüz mü?  Bir iş bulduğunuzda, birden bire başka başka iş fırsatları ortaya çıkar ve siz bu duruma biraz şaşırırsınız. “Aylardır bekliyorum şimdi hepsi sözleşmiş gibi aynı anda karşıma çıkıyorlar” diye düşünürsünüz.  Acaba neden?  Çünkü artık rahatlamışsınızdır, nasıl olsa bir iş bulmuşsunuzdur. Yokluktan varlığa odaklanmak kelimenin tam anlamıyla budur.
 
Son söz olarak; bir insanın istedikten sonra hayatta gerçekleştiremeyeceği, yapamayacağı, olamayacağı hiçbir şey yoktur.
 
Hepinize keyifli denemeler diliyorum.
 
Saygılarımla…

Yorum Yaz


YORUMLAR
Yorum bulunmamaktadır. Yorum eklemek için tıklayınız.

YAZARIN TÜM YAZILARI
SEVİN, SEVİŞİN, GÜLÜMSEYİN… - 05 Ocak 2011 Çarşamba 11:51
HUZUR VE BOLLUK - 29 Kasım 2010 Pazartesi 11:46
BIRAKTIM - 28 Eylül 2010 Salı 10:06
BENİ DİNLE.. - 30 Ağustos 2010 Pazartesi 11:38
ÖNEMLİ ÜÇ STİL… - 10 Ağustos 2010 Salı 17:52
BAMBAŞKA BİR AŞK - 27 Temmuz 2010 Salı 10:44
Ü-L-S-T - 27 Haziran 2010 Pazar 13:22
Okuyun ve Anlatın… - 07 Haziran 2010 Pazartesi 09:50
FIRSAT… - 21 Mayıs 2010 Cuma 15:40
Gerçek Bir Deneyim 3. Bölüm - 16 Mayıs 2010 Pazar 19:50
Gerçek Bir Deneyim - 2. Bölüm - 11 Mayıs 2010 Salı 13:52
Gerçek Bir Deneyim - 26 Nisan 2010 Pazartesi 11:04
Acıya Karşı Gardını Almak… - 14 Nisan 2010 Çarşamba 09:56
Çocuklarımız İçin... - 04 Nisan 2010 Pazar 14:30
Kendin Olmak (2) - 26 Mart 2010 Cuma 17:55
Kendin Olmak... - 23 Mart 2010 Salı 03:30

Son Yorumlar

halil erdemir
bunlar güzelde asıl hizmetler ne olacak yollar çukur dolu baskan bağlarbaşı mah. çıksın bir görsün halini her geçen gün kötüye gidiyor halk ekmek kapandı bunu niyesöylemiyorlar
23.05.2012 12:15:19

mağdurbelediyeci
sorun ihalelerin düşük teklifle falan alınmasında değil ihaleyi yapanların işi bilemeyip, ellerine yüzlerine bulaştırmasındandır. işi firmalara hak ettikleri için değil başka çıkarlar gözeterek vermelerindendir.. çok görmemek lazım. önceden içilemeyen suyun metreküpüne 50 kuruş ödeyip en azından tabak çanağını yıkayan saf kırıkkaleli şimdi yine içemediği suya 2,5 tl öder, şehrin başkanıda bakın en güzel suyu siz içiyorsunuz bi takla atın bakalım demeye getirir ama kendi belediyeye damacana su alırsa, sonrada suyu işleten firmaya dünyalar kadar parayı verirse ve saf vatandaşımızında sesi çıkmazsa daha çok ihaleler olur bu memlekette. çivisi çıkmış buranın, hala farketmiyor musunuz
22.05.2012 22:53:52

Sırrı Kılıç
Sayın Editör Kırıkkale belediyesinin ihale sistemini veya ihale kriterlerini en iyi bilenlerden biri sitenizin sahibidir.Ona sorsanız size bu aksaklıkların nedenini anlatırdı
22.05.2012 21:43:54

Abidin Emmi
Atayurdu keskini ziyaret eden Cemcemoğolu ermenilerinin hemşerileriyle hasret gidermeleri doğrusu gözlerimizi yaşarttı muhabbetlerinin devamını dilerim.Sayın Veli beyde bakıyorumda ibreyi artık Keskinciliğe doğru kaydırmaya başladı.
22.05.2012 21:41:19

ramo
Buna kim dur diyecek.Arz-ı Mevud a çanak tutmaktır toprak satışı
22.05.2012 20:11:11