Kimi kayısı’sı ile meşhur,
Kimisi elma’sı ile…
Kimi el işi göz nuru ürettikleri,
Kimi Allahın kendisine bahşettiği ile meşhur.
İllaki,
Her yörenin,
Beldenin,
Köyün meşhur olduğu,
Yada,
O yerleşim yeri ile özdeşleştiği bir özelliği vardır.
Kırıkkale’mizde hepinizin malumu, yol ortasında yürüyen insanları ile meşhur!..
Türkiye’nin neresine giderseniz gidin Kırıkkale’liyim dediğinizde, insanlar hemen soruyu yapıştırıyor,
“Size neden yol ortasından yürüyen insanlar” diyorlar?
Çok gezen Kırıkkale’liler gibi bende defalarca karşılaştım bu soruyla.
Usanmadan,
Bıkmadan cevapladım her seferinde nedenini.
“Kaldırım vardı da biz mi yürümedik!..”
Düşünün,
Ahbap çavuş ilişkileri ile şekillenmiş mahalleler, caddeler ve onların yapılabilmişse kaldırımlarının bir anda fabrikalardan boşalan insan seliyle dolduğunu…
Taşması elbette kaçınılmaz.
Biraz merak,
Biraz aşağılamak,
Daha çok da bir şeyler söylemiş olmak için konuşulan bu konuya alışmıştık artık.
Taa ki kaldırımdan yürünemeyecek kadar fazla insan çalıştıran fabrikalarımızın yanlış yönetimler sonucu zarar ettirilip bazı yerlerin kapanması, bazılarının ise özelleştirme adı altında işlevsiz bırakılmasına kadar.
Neticesinde,
Bu gün herkesin malumu,
Dedi-kodu’muzla meşhuruz!..
Nerde kavak, çınar, söğüt gölgesi varsa, altında muhakkak gölgelenen, gölgelenirken aslı astarı olsun yada olmasın dedi kodu yapan insanlara rastlamak mümkün.
Kiminin oğlunu everir, kiminin kızını çıkarırlar.
Okuması yazması olmayan bile değme ekonomistlere taş çıkarır, bir çoklarının muhasebecisi kesilirler.
Konu çoook!!!
Son günlerde ise,
Tarikat-tekke çatışması dillerde.
Ellerine geçirdiği devlet gücü ile birbiri üstünde tahakküm kurmaya çalışıyorlarmış.
Nasıl mı?
Falanca cemaate mensup esnaf, kendi mensubu olduğuna inandığı guruba ayni yada nakti yardım yapıyor.
Bunu duyan karşı taraf elinde fermuarlı çanta ile esnafın dükkanına gidiyor, vermese istenileni esnaf vatandaş, ara biraz soğuduktan sonra devlete ait birkaç memur gelip bir takım eksiklikleri bahane ederek yüklüce cezayı kesip gidiyormuş.
Giderken, laf dokundurmayı da ihmal etmiyormuş.
Dedim ya,
Hepsi DEDİ-KODU!..
Halbuki bu memleketin yöneticilerinin hepsi uyanık ve vazifelerinin başında. En büyüğünden en küçüğüne kadar hiçbir memur böylesi şeye asla izin vermez, vereni ise en tepedekiler, kanunların izin verdiği ölçüde en ağır şekilde cezalandırırlar!..
Dedi-kodu işte!..
Keşke bizlere hala yolun ortasında yürüyen adamlar demeye,
Keşke Kırıkkale’miz hala silah sanayisi ve kaldırımı bırakıp yolda yürüyen insanları ile anılmaya devam ediyor olsaydı !..