Kırıkkale’de aylardır süren hastane konusu var.
Kırıkkale merkezde bulunan Tıp Fakültesi Hastanesi Yahşihan sınırları içerisindeki kampusa taşınıyor.
Diğer Kadın Doğum Hastanesi ile Devlet (eski SSK) Hastanesi de Yüksek İhtisas Hastanesinin önündeki park alanına yapılacak bir hastaneye taşınacak.
Ne var bunda?
Eğer Kırıkkale merkezde bir tek hastane bile kalmamasının önemi yoksa…
Yuvada, Selim Özer’de ve bir mahalle hariç 24 mahalleden hastaneye ulaşabilmek için bir iki minibüs değiştirip hastaneye ulaşmak önemli değilse…
Bazı AKP yandaşlarının sorduğu bu sersem soruyu sorabilirsiniz: Ne var bunda?
Eski Belediye Başkanı Mustafa Pekdoğan 3 Martta basın toplantısı yaparak konuyu yargıya taşımıştı.
Hastane zemini ile ilgili tereddütlerini, “deprem fay hattında olmasından ve sel yatağı olmasından” diye ifade etmiş, TOKİ’nin yaptırdığı araştırmalarda ise zeminin müsait olmadığı ve 4 metreden su çıktığı tespit edilmiştir.
İkinci itiraz konusu ve önemlisi ise merkezde hastanelerin boşalması…
Mahkeme Pekdoğan’ın itirazını “Yahşihan ilçesinde oturmadığı için” usul yönüyle reddetmiş.
Red kararı 2 ye karşı 1 olarak gerçekleşmiştir.
Davanın kabulünü isteyen hakim ise Kırıkkale merkezde yaşayan kişilerinde o hastaneden yararlanacağı için, onlarında mağduriyeti söz konusu diye davayı desteklemiştir.
Bu hukuk ucubesini Yahşihanlı bir vatandaş dava açarak kaldırmak isterken, Pekdoğan üst yargıya taşımıştır.
Pekdoğan ikinci basın toplantısında, Kırıkkale esnafının, eşrafının emekli derneklerinin bu konudaki sessizliğine değinerek, “sana ne de dava açıyorsun?” diyenlere “Ben bu şehirde yaşıyorum, burada Tek Müdürlüğü yaptım, Belediye Başkanlığı yaptım, siyaset yaptım ve yapıyorum. Akrabalarım, dostlarım ve ailem burada. Bir vatandaş olarak beni ilgilendirmez mi?” diye cevap veriyordu.
Sahi bu konu kimi ilgilendirir?
Nasıl bir şehir olduk Allah aşkına?
Yenimahalle bölgesinin tek parkı sökülüp valilik binası yapılıyor, kör gibi bakıyoruz, sesimiz çıkmıyor, itiraz edemiyoruz…
Şehir merkezindeki hastaneler kaldırılıyor, Odalar, sendikalar, emekli dernekleri, sivil toplum örgütleri kör kesiliyor.
Kimse demiyor ki…
Ey bu şehrin çare bulan başkanı; Makro ya yer tahsis ederken…
Bir katakulli ile otel yapıp birilerine peşkeş çekerken…
Şehir Merkezindeki yeşil alanı benzinlik yapmak için tadil ederken…
Koskoca Kırıkkale merkezinde neden bir arsa gösteremiyorsun?
Yuvada, Selim Özerde, Çullu da şurada burada hastalanan bir vatandaş nasıl gidecek, iki dolmuşluk parayı nereden bulacak?
Ey milletvekilleri, Allahtan korkun ve bu şehrin insanını mağdur etmeyin, diyen kimse neden yok?
Bu şehirde başkanlık yapmış Ticaret Odası Başkanı Sayın Akdoğan, merkezde TOKİ onlarca bina yaparken senin üyelerinin ne menfaati olacak?
Seni omuzlarında taşıyan halkın hastaneye ulaşmak için çekeceği sıkıntı seni üzmez mi?
Ey emekli dernekleri, memur dernekleri işçi ve memur sendikaları…
Kırıkkale halkı, Allah için düşünün ve ses verin…
Doğru düşünün, yalakalıkla bu memlekette bir arpa boyu yol alan olmadı, olamaz…
Sizler şerefli insanlarsınız, mert, onurlu ve yürekli durun, şehirdeki sağlık hizmetlerini engellemek isteyenlere tavır alın..
Sayın milletvekilleri, siz de vicdanınızı dinleyin, utanacak iş yapmayın…