Geçen gün ismi ilginç geldiği için dinlediğim bir şarkı çok hoşuma gitmişti: Kara böcükler.
Başkalarının üzüntüleriyle sevinip övünenler
Aslında insanlığını kaybedip gizlice dövünenler
Dostunun, aşkının her hücresini tek tek sömürenler
Kötü kalpli, plancı, sevgi düşmanı çok sayın kara kediler
Kalpleri acıtan, aşkları kemiren, kötülükle beslenenler
Gönlünü açmayan, hiç konuşmayan, gizli-saklı delirenler
Geceleri avlanıp gündüzleri aklanıp her daim yok edenler
Aklımın almadığı sabrımın kalmadığı sizi gidi kara böcükler
İçim daraldı yeter bağrıma bağrıma vuranlardan
Yaşatmamam lazım bu böcükleri yoksa çalar balımdan
Kollayamam ki, ben önümü arkamı bir ömür ölene kadar
Çitilemek lazım hiç leke kalmasın ruhumda zerre kadar
Okuduğum kitabın ismini bile aklımda tutamıyorken
Kurtulmam lazım aklımdan çıkmayan böcüklerden.
Şarkının sözleri gerçekten de ilginç değil mi? Anlatmak istediklerini bir çırpıda anlatıvermiş. İnsanlara musallat olan ve bir asalak gibi sömüren zihniyeti pek de güzel tarif etmiş.
Kıskanmak, haset etmek, aç gözlülük, iki yüzlülük en belirgin özelliklerindendir. Kıvırmak, lafı gevelemek, yalan söylemek, dostunuzmuş gibi görünmek onlar için hiç de zor olmayan normal davranışlardır. İçlerinden pazarlıklıdırlar, yapacaklarını hep gizli yaparlar. Tabiatları gereği bunları yaparken yüzleri bile kızarmaz. Eğer onu tanıdıktan ve gerçek yüzünü öğrendikten sonra yüzüne tükürürseniz; rahmet var sanırlar. Bir de karşınıza geçip pişkince gülerler.
Etrafınıza şöyle bir bakın. Bu tür insanlar o kadar çok ki, saymakla bitmez. Yaptıkları ve bildikleri tek şey karşısındakini sömürmektir. Bu sömürme işlemi hem maddi hem de manevi olmaktadır. Paranızda, malınızda, makamınızda, mutluluğunuzda gözü vardır bunların. Kendileri dünyanın hepsine sahip olsa bile sizin bir lokma ekmeğinizi nasıl alacağının hesabını yaparlar. Amaçları üzüm yemek değil, bağcıyı dövebildiği kadar dövmektir.
Yüzünüze karşı tatlı dilli ve güler yüzlü davranırlar. Sırtınızı döndüğünüzde dişlerini bileylemeye devam ederler. Sizi tuzağa düşürmek için kuyunuzu elleriyle üşenmeden kazarlar. Eğer siz acı çekiyorsanız, o da kuytu bir yerden sizin acı çekmenizi zevkle seyrediyordur. Daha sonra saklandığı yerden çıkıp yanınıza gelecektir. Kendisi de üzgünmüş gibi bir de sizi teselli etmeye çalışacaktır.
Gündüzleri sevimli görünmek için her çeşit soytarılığı yaparlar. Herkesin kendilerine inanması için bin bir çeşit hileye başvururlar. Havaların kararmasıyla da gerçek yüzlerini ortaya çıkarırlar. Onların kazanmak gibi bir gaileleri yoktur. Tek hedefleri sizin yolunuza taş koymaktır. Size ne kadar çok sıkıntı yaşatır, yolunuzdan alıkoyarlarsa onlar için kârdır. Hele bir de yolunuzdan tamamen döndürür, sizi amacınızdan saptırırsa mutluluğu ikiye katlanır. Artık ondan mutlusu yoktur şu yalan dünyada.
Sevdiklerinizle aranızı açmada bir numaradırlar. Laf taşımak, bire bin katmak, küçük bir lafı dallanıp budaklandırmak çok hoşlandıkları bir davranıştır. Nefret varken sevgiye ihtiyaç olmadığına inanırlar. Ne kadar çok seveni ayırırlarsa kendi hanelerine o kadar çok artı yazılır. Artıyı fazla alan kara böcük de kapkara böcüklüğe terfi eder.
Ne dersiniz sizin çevrenizde de kara böcükler mevcut mu?