23 Mayıs 2012 Çarşamba

13.04.2010 00:12:39 2591  defa okundu.

Tak Fişi, Bitir İşi!

 

Bu isimde  kahraman bir Türk filmi hatırlıyorum. 70 li yıllardı.Epey zaman geçmiş. O zamanlar iletişim bu kadar gelişmiş değildi. Kumbaralı telefonlar vardı. Çok az sayıda olsa da şehrin belli yerlerine jetonla çalışan telefon makineleri konmuştu.   Manyetolu telefonla santrale telefon ediyordunuz başka şehirde bağlanmak istediğiniz telefonu yazdırıyor ve saatlerce bekliyordunuz. Santral memuru fişi takıp işi bitirirse, siz de görüşebiliyordunuz. Bu yazıya başlamadan önce Google’a girdim ve başlıktaki yazıyı yazdım. Ekrana gelenleri buraya yazmayım ahlakınız bozulur.
Benim asıl bahsetmek istediğim şey çok eskiden beri devamedegelen, genellikle jakobenlerimizin benimsediği fişleme işleridir. Çağdaş fişleme yöntemleri kullanılarak yapılan çalışmalarda epey ilerleme yapmışız.(!) İlerde bize karşı olma ihtimali olanlar, kullanabileceklerimiz, bize engel olması muhtemel olanlar ve düşman olarak gördüklerimiz, diye belli kategoriler oluşturularak fişlemeler yapılır. Bu başlıklar altına başka alt başlıklar da açılabilir. Mürteci, gerici, yobaz, karşı devrimci, güvenilmez, bizdendir, Paraya düşkündür, vs.
Emrinizde olan herkes fişleme işlerinde görevlendirilir. Hatta onların eşleri, çocukları da bu işlerde kullanılır. Bir jakobenimiz şöyle bir fişleme yöntemi geliştirmiş. Maiyetinde çalışanlara yazılı talimat vererek oturdukları evde, evin değişik mekanlarında eş ve çocukları ile fotoğraf çekmelerini ve teslim etmelerini istemiş. Diyelim ki salonda üçlü koltuğa kurulmuş, ailece poz vermeye çalışan personelimiz, fotoğraf makinesini karşıya sabitleyip, görüntü çerçevesini de iyi ayarladıktan sonra, deklanşöre basıp poz vermek için karısının omzuna elini uzatıp samimi bir görüntü vermesi beklenir. Ama arka fonu oluşturan duvarda babanın sakallı fotoğrafını asmış iseniz, farkında olmadan kendinizi fişlemiş olursunuz. Hele kökeniniz gariban Türk Köylüsüne dayanıyor ve fonda başörtülü annenizin resmini asmış iseniz hapı yuttunuz demektir. Bununla da kurtulmak mümkün değil. Jakobenimiz fotoğrafları inceledikten bir zaman sonra evinize ziyarete geliyor. Vitrine birkaç çeşit içki koymalısınız. Hani kandırmak için bu yola başvurduysanız avucunuzu yalayın. Jakobenimiz vitrine iyice bakar.”Ne güzel koleksiyonunuz var” dedikten sonra “Bize ikram etmeyecek misiniz?” derse ne yapacaksınız. İkram etseniz bile içmemeniz olmaz. Misafirinize kaba davranmış olursunuz. En kötüsü içki içmediğinizi çaktırırsanız asla çağdaş olamazsınız. Sadece bu durumunuz işinizi kayıp etmenize yeter bir nedendir.
Jakobenliğin sınırı nerede sona erer bilinmez. Bir yerde hata yapmamak ve ele düşmemek de çok zor. Böyle bir yaşam tarzını sırf ekmek parası yüzünden sürdürmek zorunda kalanlara sabır ve metanet diliyorum. Karınızın komşuluk yaptığı insanları fişlemesi, çocuğunuz okulda öğretmenini fişlemesi ne tuhaf bir şey. Alışveriş yaptığınız bakkal, mahalle muhtarı, kapıcınız bile sizi fişlemek için görevlendirilebilir. Mesela bakkala bir şeyler almak için vardınız, selam verdiniz. Öyle “selamünaleyküm” derseniz çok salaksınız. Ya da çıkarken “Allaha ısmarladık” demek bile fişleme için kod teşkil eden bir kavramdır. Kapıcınızdan korunmak için içmeseniz de kapı önüne koyduğunuz çöp kutusuna boş bira şişeleri koymalısınız. Okumasanız bile malum gazetelerden sipariş vermelisiniz. Evinize davet ettiğiniz misafirleri öyle geleneksel haremlik selamlık oturtursanız gericiliğinizi kanıtlamış olursunuz. Mutlaka bir arada oturunuz. Bayanları mutlaka toka ediniz ve elektrik (!) cereyanınızdan geçiriniz. Sırf gelenleri aldatmak için eşiniz peruk takıyorsa çok kuvvetli yapıştırıcı olan 502 isimli yapıştırıcı ile perukanızı yapıştırınız. Aksi halde “sahici mi?” Diye kontrol edildiğinde çok yazık olur. Perukanızı öfke ve hışımla yere atabilirler. O zaman ayvayı yersiniz. İşinizi kayıp eder, çocuklarınız aç kalır. Benden söylemesi.
Size gerici, yobaz, Atatürk düşmanı, rejim düşmanı fişini takmışlar ise işiniz bitti demektir. Öyle olmanız gerekmiyor. Sizi engel olarak görmeleri yeterlidir.
Size geçenlerde basına yansıyan TBMM insan hakları komisyonu başkanı Zafer Üskül’ün beyanatından bir bölüm sunarak yazımızı bitirelim.
** Siz güvenlik soruşturmalarının kaldırılmasını istemiştiniz.
“Bir istihbarat örgütüne eleman alacaksanız elbette güvenlik soruşturması yaparsınız, ama Meclis’e çaycı alacaksanız güvenlik soruşturması yapmanın gereği var mı? Birisi “Bu öğrenciyken filanca olaya katıldı” diye bir not düşüyor, ömrü boyunca bu onu etkiliyor. Bu insan haklarına aykırı. “Dayısı şu suçu işlemiş, bakkal onun hakkında şunu söylüyor, muhtar bunu söylüyor” diyerek insanların geleceği ile oynamak, insan haklarına aykırıdır. Bu konuda mutlaka bir düzenlemenin yapılması gerekir. Şeffaflığın da getirilmesi gerekir ki insanlar herhangi bir durumla karşı karşıya kaldıklarında nedenini bilebilsinler.”
Kimse  fiş takmasın, herkes kendini rahatça ifade etsin. Güzel ülkemizde rahatça yaşayalım. Ekmeğinin peşinden namusluca koşan herkese bu ülke yeter.

Yorum Yaz


YORUMLAR
m.ö:
gericisi bu atatürkçü diye fişler, atatürkçüsü bu gerici diye fişler, sonra nasıl yürür bu işler. günümüzde millet birbiri ile uğraşmaktan harap bitap düşmüş, çanakkale savaşı yıllarının kahramanı anadolu insanı artık "taşralı" diye fişlenir olmuş. devletin fişleme politikasından daha istikrarlı yürütülen bir politikası olmamış demekki. yüz yıllardır yerimizde saymışız, başkaları teknolojik cihazlar yaparken biz fişleme cihazları yapmışız. yazık.. allah bu jakobenlere akıl fikir versin, ıslah etsin :)
14.04.2010 23:19:51

YAZARIN TÜM YAZILARI
UYANIK ESNAFIN MALI ELİNDE ŞİŞTİ KALDI! - 04 Ocak 2012 Çarşamba 10:30
BU DURUM YENİ BİR DIŞ SATIM KAPISI OLABİLİR. - 06 Temmuz 2011 Çarşamba 13:29
Defi haceti altın olan adam !.. - 31 Mayıs 2011 Salı 17:08
Bir masada üç adam - 28 Nisan 2011 Perşembe 15:35
Yardımını istedim , kıyak çekmesini değil - 29 Mart 2011 Salı 14:44
“HAÇ KURTARMA AYİNİ İRTİCAİ Mİ,ÇAĞDAŞ MI? - 06 Ocak 2011 Perşembe 20:45
Ulan Yine Selahattin’i Çarpmıştır Dedim İçimden - 24 Aralık 2010 Cuma 00:36
ENİK BÜYÜR İT OLUR, YAVŞAK BÜYÜR BİT OLUR. - 24 Temmuz 2010 Cumartesi 21:03
Tak Fişi, Bitir İşi! - 13 Nisan 2010 Salı 00:12
Sen Önce Kendine Bak! - 30 Mart 2010 Salı 22:23
Bu Akşam İçeceğim, Bir Büyük Bir de Yarım! - 18 Mart 2010 Perşembe 15:49
Demek ki Darbe Sever Okuyucularım da Varmış! - 11 Şubat 2010 Perşembe 21:13
Sadece Toka Yapıp, Cereyan Geçirecektim! - 27 Ocak 2010 Çarşamba 17:58
Manto Olmadıysa Yapalım Onu Bir Gocuk - 06 Ocak 2010 Çarşamba 10:34
Höt Möt Kırmızı G.. - 19 Kasım 2009 Perşembe 15:39
Karılar Koğuşu - 17 Ekim 2009 Cumartesi 21:14
Ağız Tadıyla Bir Bayram Geçirin - 16 Eylül 2009 Çarşamba 12:19
Yobaz Hukuk Adamları Ancak Bizde Bulunur - 10 Ağustos 2009 Pazartesi 00:00
Beş Gün Yetmedi Bana - 30 Temmuz 2009 Perşembe 00:00
Ulu Tanrım Sen Yardım Et!.. - 26 Haziran 2009 Cuma 00:00
Benim En Büyük Mefahirim Göbeğimdir - 14 Haziran 2009 Pazar 00:00
Lağım Püzlerinden Estergon Kalesi! - 29 Mayıs 2009 Cuma 00:00
Bıyıklı Vali Çağdaş Olabilir mi? - 11 Mayıs 2009 Pazartesi 00:00
Sungur Bey! - 04 Mayıs 2009 Pazartesi 00:00
Doğal Cinsellik Çağdaşlık mı? - 27 Nisan 2009 Pazartesi 00:00
Okuyucu Yorumlarına Bakış - 13 Nisan 2009 Pazartesi 00:00
Yelleme - 21 Mart 2009 Cumartesi 00:00
Zorla da Olsa Çağdaş Görüntü Vermek Lazım! - 12 Şubat 2009 Perşembe 00:00
İspiyoncu Sendikanın Başka Ne İşi Olur ki! - 28 Ocak 2009 Çarşamba 00:00
17'lik Türbanlı Polis! Olacak İş Değil! - 21 Ocak 2009 Çarşamba 00:00
Kuyruk Sokumuna Dövme Yaptırmak Çağdaşlık mı? - 06 Ocak 2009 Salı 00:00
Vitrinden mi Yoksa Depodan mı Vereyim? - 29 Aralık 2008 Pazartesi 00:00
Daltonlar Siyasi İşler Peşinde - 20 Aralık 2008 Cumartesi 00:00
"Dövlet Ötoritesine Hörmet" - 12 Aralık 2008 Cuma 00:00
Eğmeli Yar Eğmeli, Ucu Mala Değmeli - 28 Kasım 2008 Cuma 00:00
Soğan Kafalı Adam Neler Yumurtlamış - 21 Kasım 2008 Cuma 00:00
MAMOKRASİ - 07 Kasım 2008 Cuma 00:00
TEHLİKE ÇOK BÜYÜK ÇOK! - 31 Ekim 2008 Cuma 00:00
Ben Sporcunun Topa İyi Vuranını Severim - 24 Ekim 2008 Cuma 00:00
Eşek Birşey Satın Alsa, Ham Kelek Satın Alır - 11 Ekim 2008 Cumartesi 00:00
BASMA FİSTANLI KADIN - 08 Eylül 2008 Pazartesi 00:00
Kızmıyorsunuz Umarım - 20 Ağustos 2008 Çarşamba 00:00
Daldan dala, çok köşeli bir yazı - 06 Ağustos 2008 Çarşamba 00:00
MANTI YEMEK ÇAĞDAŞ YAŞAMA UYGUN MU? - 31 Temmuz 2008 Perşembe 00:00
KAOS TRENİ NE BİÇİM GELDİ? - 23 Temmuz 2008 Çarşamba 00:00
Ula Fazıl! Fazla zorlama,Kırcan belini!.. - 18 Temmuz 2008 Cuma 00:00
TATİLDE BİLE SİZİ DÜŞÜNDÜM AZİZ OKUYUCULARIM - 15 Temmuz 2008 Salı 00:00
Sandalda Namaz Kılınır mı? - 30 Haziran 2008 Pazartesi 00:00
Dik delme! 160 derece eğik olsun. - 24 Haziran 2008 Salı 00:00
Sevsinler Darbeli Demokrasinizi!.. - 31 Mayıs 2008 Cumartesi 00:00
AŞK ÖLDÜ!.. - 31 Mayıs 2008 Cumartesi 00:00
O NE BİÇİM HAREKETLERDİ ÖYLE! - 23 Mayıs 2008 Cuma 00:00
BATININ NAMUSU VAR MI? - 16 Mayıs 2008 Cuma 00:00
Düşünceleler - 04 Mayıs 2008 Pazar 00:00
Sahne - 04 Mayıs 2008 Pazar 00:00
Bu Haberi Büyük Gazeteler Nasıl Fark Etmedi - 02 Mayıs 2008 Cuma 00:00
SİZİ MOZART’IN 10. SENFONİSİ DE KURTARAMAZ - 01 Mayıs 2008 Perşembe 00:00
O KAŞ , O GÖZ, O DİŞ ,GÜL AÇMIŞ YANAĞINDA… - 04 Nisan 2008 Cuma 00:00
BU HABERİ BÜYÜK GAZETELER NASIL FARK ETMEDİ? - 03 Nisan 2008 Perşembe 00:00
ENTEL DANTEL BİR ADAM!.. - 16 Ocak 2008 Çarşamba 00:00
JAKOBEN VEKİLİMİZ YENİ BİR SUÇ ODAĞI KEŞFETMİŞLER! - 31 Aralık 2007 Pazartesi 00:00
ADAM SANDIM EŞŞAĞI ALNIMA DEĞDİ KAŞAĞI - 31 Aralık 2007 Pazartesi 00:00
“SORGUYA ALINDIK, EY HALKIM UNUTMA BİZİ!..” - 31 Aralık 2007 Pazartesi 00:00
MALALAYALIM MI, MALALAMAYALIM MI? - 21 Kasım 2007 Çarşamba 00:00
Bu Zıpçıktı Bir Sanat Anlayışıdır - 19 Kasım 2007 Pazartesi 00:00
Amerikan Toplarına Vurmayı Çok Severim - 14 Kasım 2007 Çarşamba 00:00
Darbeli Demokrasiyi Değil ,Darbeli Matkabı Severim - 13 Kasım 2007 Salı 00:00
Bilardo - 11 Kasım 2007 Pazar 00:00
Aşk Öldü - 08 Kasım 2007 Perşembe 00:00
Amerikan Toplarına Vurmayı Çok Severim - 06 Kasım 2007 Salı 00:00
Siyasetçi, Memurun Hamisi Midir? - 05 Kasım 2007 Pazartesi 00:00
Kadınlar İçin Özel Havuz Yapılmış - 05 Kasım 2007 Pazartesi 00:00
Kızcağızın Balayını Ne Diye Zehir Ediyoruz!.. - 03 Kasım 2007 Cumartesi 00:00
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Kararına Bakış - 02 Kasım 2007 Cuma 00:00
Bu Kalabalıklardan Yal Yapsanız İt Bile Yemez - 02 Kasım 2007 Cuma 00:00
Sakatat Kokuları Arasından Geçiyorum Her Gün!.. - 02 Kasım 2007 Cuma 00:00

Son Yorumlar

halil erdemir
bunlar güzelde asıl hizmetler ne olacak yollar çukur dolu baskan bağlarbaşı mah. çıksın bir görsün halini her geçen gün kötüye gidiyor halk ekmek kapandı bunu niyesöylemiyorlar
23.05.2012 12:15:19

mağdurbelediyeci
sorun ihalelerin düşük teklifle falan alınmasında değil ihaleyi yapanların işi bilemeyip, ellerine yüzlerine bulaştırmasındandır. işi firmalara hak ettikleri için değil başka çıkarlar gözeterek vermelerindendir.. çok görmemek lazım. önceden içilemeyen suyun metreküpüne 50 kuruş ödeyip en azından tabak çanağını yıkayan saf kırıkkaleli şimdi yine içemediği suya 2,5 tl öder, şehrin başkanıda bakın en güzel suyu siz içiyorsunuz bi takla atın bakalım demeye getirir ama kendi belediyeye damacana su alırsa, sonrada suyu işleten firmaya dünyalar kadar parayı verirse ve saf vatandaşımızında sesi çıkmazsa daha çok ihaleler olur bu memlekette. çivisi çıkmış buranın, hala farketmiyor musunuz
22.05.2012 22:53:52

Sırrı Kılıç
Sayın Editör Kırıkkale belediyesinin ihale sistemini veya ihale kriterlerini en iyi bilenlerden biri sitenizin sahibidir.Ona sorsanız size bu aksaklıkların nedenini anlatırdı
22.05.2012 21:43:54

Abidin Emmi
Atayurdu keskini ziyaret eden Cemcemoğolu ermenilerinin hemşerileriyle hasret gidermeleri doğrusu gözlerimizi yaşarttı muhabbetlerinin devamını dilerim.Sayın Veli beyde bakıyorumda ibreyi artık Keskinciliğe doğru kaydırmaya başladı.
22.05.2012 21:41:19

ramo
Buna kim dur diyecek.Arz-ı Mevud a çanak tutmaktır toprak satışı
22.05.2012 20:11:11