09 Eylül 2010 Perşembe

12.04.2010 01:19:07 596  defa okundu.

Kocakarı İlaçları

 

      Tedavi olmak istiyorsanız bundan böyle kocakarı ilaçlarını iyi öğrenmeniz gerekiyor.
 
      Fazla değil daha kısa bir süre önce otlardan medet ummak gericilikti. Otlarla tedavi yapılması istendiğinde okumuşlarımız bıyık altından gülerdi. Kocakarı ilaçlarıyla hiçbir hastalığın tedavi edilemeyeceğini anlatıp dururlardı. Bu tür tedavilere sıcak bakanları küçümserlerdi. Modern tıbbın buluşu olan ilaçlar varken otlara ve çöplere gerek yoktu. Otlardan çare beklemek tıbbın geliştiğini inkâr etmekten başka bir şey değildi.
 
      Modern tıpla paralel olarak ilerleyen alternatif tıp keşfedilince işin rengi değişti. Yıllardır söylenip kullanılan otların faydasının olduğu kabul edildi. Hatta bütün uzmanlar bunların kullanılmasının faydasını anlatmaya başladı. Her sabah birkaç kanalda çıkan uzmanlar yüzlerce bitki hakkında bilgi veriyor. Hangi bitkinin hangi hastalık için; ne zaman, nasıl ve ne kadar alınacağı hakkında detaylı bire biçimde bizi aydınlatıyorlar. Bununla da yetinmeyip konuyla ilgili kitap yazıyorlar. Gazetelerde ve dergilerde makaleleri ve röportajları yayınlanıyor. Bunları seyreden, dinleyen ve okuyan insanlar da aktarlara koşuyorlar. Son hastalığımız domuz gribinde bile belki yüzlerce bitki reçetesi sunulmuştu, hatırlarsanız.
 
      Yalnızca tedavi için değil günlük hayatımızda mutlu olabilmek için de bu otlara ihtiyacımız olduğu söylendi. Diyet yapanlar, kilo almak isteyenler, alerjisi olanlar, daha fazla güzelleşmek isteyenler ve daha niceleri bu bitki karışımlarını bir kurtuluş kapısı olarak görmüştü. Artık bitki çaylarıyla, karışımlarıyla yatıp kalkıyoruz. Eski köye yeni bir adet mi geldi diye sorarsanız, tabii ki hayır. Bu bizim tarihimizden gelen bir alışkanlığımızdır.       
 
      Anadolu, bulunduğu geniş coğrafya içinde zengin bir bitki örtüsüne sahiptir. Bu sebeple de bizim kültürümüzde hastalıkları şifalı bitkilerle tedavi etmek bir gelenek olmuştur. Öyle ki, milattan önceki yıllarda bitkilerle tedavi yöntemlerinden pek çoğu günümüze kadar aynısı gibi gelmiştir. Boğazköy’de yapılan kazılarda çıkan kil tabletlerdeki bilgilerden bitkilerin tedavi amacıyla kullanıldığı anlaşılmaktadır. Hititlerin mazı, sarımsak, hardal, meyan kökü, oğul otu, haşhaş, banotu, badem gibi pek çok bitkiyi hastalıkların tedavisinde bilinçli bir şekilde kullandıkları bu kazılardaki kalıntılar sayesinde öğrenilmiştir. Daha sonraki dönemlerde Anadolu üzerinden gelip geçen diğer uygarlıkların da katkısıyla beslenen bu bilgiler kulaktan kulağa yayılarak günümüze kadar gelmiştir.
     
       Rahmetli Barış Manço ağabeyimiz de bir şarkısında bize bu kocakarı ilaçlarını anlatmıştı. Bir gün hastalandığımızda şifayı nerede bulacağınızın ipucunu vermişti:
 
Nane limon kabuğu bir güzel kaynasın,
İçine hatmi çiçeği biraz tere otu katasın
Hatta biraz tarçın, bir tutam zencefil
Bin derde deva geliyor biraz daha sabret güzelim!
 
      Öte yandan uzmanlar, bitkisel tedavinin her hastalığı iyileştirmede kullanılamayacağına dikkat çekiyor. Sırf moda olsun diye bitkisel tedavi programına başlamanın faydadan çok zarar getireceğini belirten uzmanlar, "Bitki tedavisi, sadece bazı cilt ve sindirim sistemi hastalıklarıyla uykusuzluk, stres gibi rahatsızlıklar için güvenli bir yöntem olabilir. Bu da gelişigüzel şekilde değil, uzman ellerce gerçekleştirilmelidir." uyarısında bulunuyor.
 
      Bu son uyarıyı da dikkate almamızda fayda var. Yan etkisi yok diye her bitkiyi kullanmamız gerekmiyor. Ot bile olsa ilaçlarda olduğu gibi kullanmadan önce yine bir uzmana danışmakta fayda vardır.
 
      Hepinize sağlıklı bir ömür dilerim, çünkü dünyada sağlıktan başka kıymetli bir hazine yoktur.
 

Yorum Yaz


YORUMLAR
Yorum bulunmamaktadır. Yorum eklemek için tıklayınız.

YAZARIN TÜM YAZILARI
Bitmeyen Buğday - 27 Ağustos 2010 Cuma 17:02
Dua - 16 Ağustos 2010 Pazartesi 13:35
Duma Duma Dum Ben Okudum - 05 Ağustos 2010 Perşembe 16:08
Takke Düştü Kel Göründü - 04 Temmuz 2010 Pazar 14:08
İsrail'in Temeli Nasıl Atıldı? - 15 Haziran 2010 Salı 10:44
İsrail'e One Minute - 01 Haziran 2010 Salı 16:14
Evet, Hayırlı Bir İş - 18 Mayıs 2010 Salı 10:10
Deniz Baykal'a Yakışmadı - 11 Mayıs 2010 Salı 10:35
Bayram Budur İşte - 04 Mayıs 2010 Salı 09:58
Matematik Ölsün mü? - 27 Nisan 2010 Salı 01:27
Kara Böcükler - 20 Nisan 2010 Salı 00:45
Kocakarı İlaçları - 12 Nisan 2010 Pazartesi 01:19
Nasıl Bir Adalet Ve Hukuk? - 05 Nisan 2010 Pazartesi 10:23
Şike ve Bahis - 29 Mart 2010 Pazartesi 01:06
Babaannem - 22 Mart 2010 Pazartesi 00:52
İstiklal Marşı'mız - 15 Mart 2010 Pazartesi 00:28
Dünya Kadınlar Günü - 08 Mart 2010 Pazartesi 06:21
Emekliler Parkı - 01 Mart 2010 Pazartesi 01:02
Kur’an-ı Kerim Okumak - 22 Şubat 2010 Pazartesi 01:07
Porno mu, Sanat mı? - 15 Şubat 2010 Pazartesi 00:55
Direniş mi, Protesto mu, İnatlaşma mı? - 08 Şubat 2010 Pazartesi 00:10
Türkiye'de Hukukçu Olmak - 01 Şubat 2010 Pazartesi 00:29
Sigara Yasaklı, Peki Ya Alkol? - 25 Ocak 2010 Pazartesi 00:57
RAMAZAN'A DAİR HOŞ BİR TEBESSÜM - 31 Ağustos 2009 Pazartesi 02:42
Çok Güzel Hareketler Bunlar - 10 Ağustos 2009 Pazartesi 00:00
Suyu Ne Kadar Tanıyorsunuz? - 03 Ağustos 2009 Pazartesi 00:00
Belediyenin Halk Ekmeği - 27 Temmuz 2009 Pazartesi 00:00
Dumansız Hava Sahası - 20 Temmuz 2009 Pazartesi 00:00
Türkçe'mize Sahip Çıkalım - 13 Temmuz 2009 Pazartesi 00:00
İkinci Yılın İlk Yazısı - 06 Temmuz 2009 Pazartesi 00:00
Akıllı İşaretler - 29 Haziran 2009 Pazartesi 00:00
Çocuğunuz Başarılı mı? - 22 Haziran 2009 Pazartesi 00:00
Kırıkkale'mizin Yağmur Çilesi - 14 Haziran 2009 Pazar 00:00
Üçüncü Sayfa Haberleri - 08 Haziran 2009 Pazartesi 00:00
Türkçe Olimpiyatları - 31 Mayıs 2009 Pazar 00:00
Guantanamo - 25 Mayıs 2009 Pazartesi 00:00
Bilmemek Ayıp Değil, Öğrenmemek Ayıp - 18 Mayıs 2009 Pazartesi 00:00
Fevzi Başkentli - 10 Mayıs 2009 Pazar 00:00
Yalçın Özer - 08 Mayıs 2009 Cuma 00:00
Bayram Bunun Neresinde? - 03 Mayıs 2009 Pazar 00:00
Size Hiç Çıktı mı? - 27 Nisan 2009 Pazartesi 00:00
Ağzı Olan Konuşuyor - 20 Nisan 2009 Pazartesi 00:00
Benim Yazımı da Protesto Eder misiniz? - 13 Nisan 2009 Pazartesi 00:00
Muhsin Yazıcıoğlu - 06 Nisan 2009 Pazartesi 00:00
Tekere Çomak Sokmak - 30 Mart 2009 Pazartesi 00:00
Seçimi Kazanacak Adayların Kulağına Küpe - 23 Mart 2009 Pazartesi 00:00
Anlatılması Zor Bir Destandır Çanakkale - 16 Mart 2009 Pazartesi 00:00
Allah'ın Habibi, Bizim Efendimiz - 09 Mart 2009 Pazartesi 00:00
Onunla Buluşmaya Hazır mısınız? - 02 Mart 2009 Pazartesi 00:00
Korkuyla Bekleriz - 23 Şubat 2009 Pazartesi 00:00
Sevgili Nedir, Ne Değildir? - 16 Şubat 2009 Pazartesi 00:00
Söz Söylemeden Önce - 09 Şubat 2009 Pazartesi 00:00
Mahalle Baskısı (!) - 02 Şubat 2009 Pazartesi 00:00
Ayşeler - 26 Ocak 2009 Pazartesi 00:00
İstiklal'den Gazze'ye Yardım Eli - 19 Ocak 2009 Pazartesi 00:00
Gazze'de Ölen İnsanlık - 18 Ocak 2009 Pazar 00:00
Filistin'de Çocuk Olmak - 12 Ocak 2009 Pazartesi 00:00
Filistin ve Gazze - 05 Ocak 2009 Pazartesi 00:00
ASLANIN ADALETİ - 29 Aralık 2008 Pazartesi 00:00
Mevlana'yı Anlamak - 22 Aralık 2008 Pazartesi 00:00
İnsan Sevgisi - 15 Aralık 2008 Pazartesi 00:00
Kurban ve Takva - 08 Aralık 2008 Pazartesi 00:00
Pompalıyorum - 01 Aralık 2008 Pazartesi 00:00
Eğitimin Neferi - 24 Kasım 2008 Pazartesi 00:00
Satranç - 17 Kasım 2008 Pazartesi 00:00
Mustafa Kemal Atatürk - 10 Kasım 2008 Pazartesi 00:00
NE MUTLU Kİ BANA BEN BİR ÖĞRETMENİM - 03 Kasım 2008 Pazartesi 00:00
KÜRESEL DOLAR - 27 Ekim 2008 Pazartesi 00:00
Allah Dostlarına İftira - 20 Ekim 2008 Pazartesi 00:00
TERÖRE DAİR - 13 Ekim 2008 Pazartesi 00:00
Kanaat Etmek - 03 Ekim 2008 Cuma 00:00
Kul Hakkı - 26 Eylül 2008 Cuma 00:00
Nimeti Bilmek - 19 Eylül 2008 Cuma 00:00
Çocuk - 12 Eylül 2008 Cuma 00:00
Nalıncı Baba - 05 Eylül 2008 Cuma 00:00
Sultan Geldi - 29 Ağustos 2008 Cuma 00:00
BİR İÇİM SU - 22 Ağustos 2008 Cuma 00:00
ÖRF MÜ, FLÖRT MÜ? - 15 Ağustos 2008 Cuma 00:00
ERGENEKON - 08 Ağustos 2008 Cuma 00:00
TERÖR - 01 Ağustos 2008 Cuma 00:00
ONLAR BİZİM HER ŞEYİMİZDİ - 25 Temmuz 2008 Cuma 00:00
YAZAR MISINIZ? - 18 Temmuz 2008 Cuma 00:00
KENE - 11 Temmuz 2008 Cuma 00:00
Siz de Gayet Rahatsınız - 05 Temmuz 2008 Cumartesi 00:00