23 Mayıs 2012 Çarşamba

04.04.2010 14:30:52 1886  defa okundu.

Çocuklarımız İçin...

 

      Hepimiz çocuk olduk ve kendi kendimize doğru olmasalar dahi kararlar aldık, inançlar geliştirdik. Ve tüm yaşantımızı bu inançlara, yargılara göre yaşıyoruz. Şimdi farklı bir zaman diliminde yaşıyoruz ve artık bilinçli olarak çocuklarımız için, onların gelecekte “kendi içlerinde mutlu ve sağlıklı” bir birey olabilmeleri için yapabileceğimiz çok şey var. İşte size gerçek bir hikaye.
 
       İşyerinde birlikte çalıştığım bir arkadaşım var, kendisinin de izniyle bu gerçek yaşanmışlığı sizlerle paylaşmak istiyorum. Siz olanları nasıl yorumlarsınız bilmiyorum ama ben buna "bir ailenin evine ışık doğdu" diyorum.
 
       Arkadaşım bir anne öyle üniversite filan bitirmemiş. Hatta hayatında hiç çalışmamış, bizim ofisteki ilk işi. Arkadaşımın iki çocuğu var; biri kız, biri erkek. Bir gün ofise geldiler, gerçekten çok güzel çocuklar, esmer ve son derece düzgün fiziğe sahip iki ilkokul öğrencisi. Arkadaşımla iş çıkışı metro ile birlikte gidiyoruz çoğu zaman ve bu üniversiteye gitmemiş arkadaşım kitap okumayı çok seviyor. Bir akşam kızının ten rengini beğenmediğini ve teni beyazlasın diye banyo yaparken özellikle yüzünü defalarca keselediğini söyledi. Oğlu da sınıftan hiçbir kızın kendisini beğenmediğini ve hiç yakışıklı olmadığını düşünüyormuş. Hâlbuki gerçekten tam tersiydi, ikisi de çok güzel çocuklardı. İlk duyduğumda çok üzüldüm. Kendilerini beğenmeyen ve sevmeyen iki çocuk; sonra genelde hepimizin böyle büyüdüğünü düşünüp; yok estetik yok kilo sorunlarıyla(!) boğuştuğumuzu ve mutsuz olduğumuzu hatırlayınca üzüntüm ikiye katladı. Yaklaşık iki yıldan beri içimde sürekli olarak “çocuklar için iyi bir şeyler yapma” isteğim var, sessiz kaldığım anlarda birçok fikir geldi geçti aklımdan. Ben de genelde herkesin düştüğü yanılgıya düşerek hep maddi anlamda destek olabileceğimi ve bu esnada belki bir sevgi sözü belki bir dokunuş ile gelecekteki hayatları için olumlu bir çapa atabileceğimi düşünmüştüm. Arkadaşımla konuştuğumuz gece aklıma bir fikir geldi; çocuklar anne- babayı taklit ediyor ve gördüklerini sürekli tekrar ederek öğreniyorlardı. Ertesi gün arkadaşıma dedim ki; “Özge, onların yanında aynanın karşısına geçip, “ah ne kadar güzelim, harikayım, kendime bayılıyorum” türünden cümleler söylesen acaba ne olur? Fakat bunu bir sefer yapman bir şeyi değiştirmez sürekli tekrarlaman gerekiyor diye de ekledim. Özge “tamam dedi yaparım”. Burada bir parantez açmak istiyorum. Özge bana sormadan ben tüm iyi niyetimle yardım etmek istemiştim. Ve en son okuduğum kitapta öğrendim ki; “sorulmadan yapılan her yardım, eleştiri” imiş. Şimdi arkadaşımın bu davranışımı eleştiri yerine iyi niyetli bir öneri olarak doğru algılamasına çok teşekkür ediyorum. Özge aynı gece evde, çocukların yanında ayna karşısında konuştuğumuz gibi davranmış. İki çocuğu da ellerini yanaklarına koyup, garip ifadelerle annelerine bakıp “anne sen iyi misin, sana ne oldu? Neden böyle yapıyorsun?” diye şaşkın şaşkın sormuşlar. İkisine de çok anlaşılmaz gelmiş annelerinin bu tavrı. Bir daha bu konu üzerine konuşmadık, ben Özge’nin tekrarladığını dahi sanmıyordum. Aradan bir, bir buçuk ay gibi bir süre geçti ve bir gün aynı konu açıldı. Meğer Özge hiç bırakmadan bu davranışı tekrarlamış ve hem kızı hem de oğlu aynısını yapmaya başlamışlar. Kızı artık ten rengini çok beğeniyormuş hem sadece ten rengi de değil tüm bedenini; oğlu da her sabah saçlarına jöle sürerken ne kadar yakışıklı olduğunu ayna ile paylaşıyormuş. Bunu duyduğumda ne tür bir mutluluk yaşadığımı kelimelerle ifade edemiyorum., tüm bedenimde garip bir his vardı, bir şükran hissi. İki çocuk ve aslında onlar için bunu yaparken çok büyük faydalarını kendisi için de görecek bir anne; kalplerinde kilitli olan ışıkla buluşmuşlardı. Kendini seven ve beğenen iki çocuk ve gelecekte her anlamda mutluluğu ve başarıyı kendilerine çekecek iki çocuk; (hadi biraz daha ileriye taşıyalım) mutlu bir evlilik yapıp bu öğrendiklerini kendi çocuklarına da aktaracak iki çocuk. Tebrikler Özge anne.
 
Sevgilerimle..

Yorum Yaz


YORUMLAR
MAHOMU:
Tşk. Deniz hanım gerçekten mükemmel bir yazı çok güzel bir konuyu ele almışsın. Geleceğimiz olan Çocuklarımız hakkında Yazılarının devamını bekliyorum. Başarılar diliyorum.
06.04.2010 11:50:01
s.c:
DENIZ HANIM elestirileri Yazmak pek fazla isinize gelmiyor. eytim evden baslar aileden dimi?? neden güzellikten bahsediyorsunuzda.yazdiklarimi yayinlamiyorsunuz tabiki yeteneginiz o kadar:
11.04.2010 12:43:59
Deniz Üstündağ:
Yorum yazan okurlara teşekkür ediyorum. S.C yorumlarınızı okuyup onaylayan ya da kabul etmeyen ben değil, Haberkale yöneticisidir. Türkçeyi doğru kullanmaya dikkat etmenizi özellikle istirham ederim. Saygılarımla...
11.04.2010 17:45:50
Cenk Behram Su:
Ne de güzel bir öneri yapılmış Özge Anne'ye ve de ne de güzel bir ısrarla aynaya bakmış Özge Anne. Sonuçta ortaya güzeller güzeli bir sonuç çıkmış, güzeller güzeli iki çocuk için.. Çok beğendim yazıyı, çok..
12.12.2011 00:21:05

YAZARIN TÜM YAZILARI
SEVİN, SEVİŞİN, GÜLÜMSEYİN… - 05 Ocak 2011 Çarşamba 11:51
HUZUR VE BOLLUK - 29 Kasım 2010 Pazartesi 11:46
BIRAKTIM - 28 Eylül 2010 Salı 10:06
BENİ DİNLE.. - 30 Ağustos 2010 Pazartesi 11:38
ÖNEMLİ ÜÇ STİL… - 10 Ağustos 2010 Salı 17:52
BAMBAŞKA BİR AŞK - 27 Temmuz 2010 Salı 10:44
Ü-L-S-T - 27 Haziran 2010 Pazar 13:22
Okuyun ve Anlatın… - 07 Haziran 2010 Pazartesi 09:50
FIRSAT… - 21 Mayıs 2010 Cuma 15:40
Gerçek Bir Deneyim 3. Bölüm - 16 Mayıs 2010 Pazar 19:50
Gerçek Bir Deneyim - 2. Bölüm - 11 Mayıs 2010 Salı 13:52
Gerçek Bir Deneyim - 26 Nisan 2010 Pazartesi 11:04
Acıya Karşı Gardını Almak… - 14 Nisan 2010 Çarşamba 09:56
Çocuklarımız İçin... - 04 Nisan 2010 Pazar 14:30
Kendin Olmak (2) - 26 Mart 2010 Cuma 17:55
Kendin Olmak... - 23 Mart 2010 Salı 03:30

Son Yorumlar

halil erdemir
bunlar güzelde asıl hizmetler ne olacak yollar çukur dolu baskan bağlarbaşı mah. çıksın bir görsün halini her geçen gün kötüye gidiyor halk ekmek kapandı bunu niyesöylemiyorlar
23.05.2012 12:15:19

mağdurbelediyeci
sorun ihalelerin düşük teklifle falan alınmasında değil ihaleyi yapanların işi bilemeyip, ellerine yüzlerine bulaştırmasındandır. işi firmalara hak ettikleri için değil başka çıkarlar gözeterek vermelerindendir.. çok görmemek lazım. önceden içilemeyen suyun metreküpüne 50 kuruş ödeyip en azından tabak çanağını yıkayan saf kırıkkaleli şimdi yine içemediği suya 2,5 tl öder, şehrin başkanıda bakın en güzel suyu siz içiyorsunuz bi takla atın bakalım demeye getirir ama kendi belediyeye damacana su alırsa, sonrada suyu işleten firmaya dünyalar kadar parayı verirse ve saf vatandaşımızında sesi çıkmazsa daha çok ihaleler olur bu memlekette. çivisi çıkmış buranın, hala farketmiyor musunuz
22.05.2012 22:53:52

Sırrı Kılıç
Sayın Editör Kırıkkale belediyesinin ihale sistemini veya ihale kriterlerini en iyi bilenlerden biri sitenizin sahibidir.Ona sorsanız size bu aksaklıkların nedenini anlatırdı
22.05.2012 21:43:54

Abidin Emmi
Atayurdu keskini ziyaret eden Cemcemoğolu ermenilerinin hemşerileriyle hasret gidermeleri doğrusu gözlerimizi yaşarttı muhabbetlerinin devamını dilerim.Sayın Veli beyde bakıyorumda ibreyi artık Keskinciliğe doğru kaydırmaya başladı.
22.05.2012 21:41:19

ramo
Buna kim dur diyecek.Arz-ı Mevud a çanak tutmaktır toprak satışı
22.05.2012 20:11:11