23 Mayıs 2012 Çarşamba

26.03.2010 17:55:42 1825  defa okundu.

Kendin Olmak (2)

 

Ne kadar dürüstüz? Bu noktada dürüstlüğümüzü genel olarak ilişkide olduğumuz bireylere karşı değerlendiririz. Ailemize, sevdiklerimize, dostlarımıza, eşimize, duygusal partnerimize vs. Bu ilişkiler bağlamındaki dürüstlüğümüzden öte kendimize karşı dürüst müyüz acaba?
Bırakın diğer insanları bir yana kendimize karşı dürüstlüğümüz bakın niçin çok daha önemli? Kendimizi olduğumuz gibi kabul edebilmemiz için ve kendimiz olmak için.
Kendimiz dışındaki her şeyle öylesine ilgiliyiz ki; kafamızın içindeki sesimizi duymayı bile denemiyoruz. Genelde tepki gösterdiğimiz başkalarının davranışlarına benzer davranışlarımız olsa da reddediyoruz, aslında reddettiğimiz tamamen kendimiziz. Özellikle toplumca “olumsuz” olarak etiketlenen duygularımız kimi zaman ortaya çıktığında bile inkar etmeye meyilliyiz.
Geçen akşam Hülya Avşar kendi tv programında şöyle söyledi: “Kendi meslektaşım benden daha iyi bir şey yaparsa ben onu kıskanırım” Gerçekten çok takdir ettim. Evet kıskançlık nahoş bir duygu ama dürüst önce kendine dürüsttü. Demek ki kendi duygusunu fark etmiş ve bunu kabullenmişti. İşte budur kendini olduğu gibi kabul etmek. Başka bir açıdan baktığımızda da böyle bir duygunun ortaya çıkması aslında insanın kendisi için bir fırsattır. Eğer rahatsız edici bir duyguysa ,insan fark ettiği zaman bu duyguyu bırakabilir, değiştirebilir ve bir daha hissetmeyebilir. Hayatta attığınız her adımın sorumluluğunu aldığınızda ve size muhakkak geri döneceğini bildiğinizde zaten o zaman hep iyiyi seçeceksiniz. Kendinizi fark edin ve lütfen olaylara gösterdiğiniz tepkiler gerçekten size mi ait yoksa annenizin, babanızın, başka birinin düşüncesini mi alıp kopyalamışsınız? Ve şimdi o düşüncelere hala katılıyor musunuz? Şimdi ki siz, yıllardır varolan aynı kişi misiniz?
Kendimize karşı dürüst olmayı başardığımızda inanın başkalarına ufacık bir yalanı dahi söyleyemeyiz. Kendine karşı dürüst olabilmek ne istediğimizi de net olarak bilmemizi sağlar.
Dürüstlüğümüzle birlikte hayatımızın sorumluluğunu da fark edebiliriz. Duygularımızı, dirençlerimizi, odaklanmalarımızı bilen ve sürekli not alan biri olsaydı ve bize yazılı olarak rapor halinde sunabilseydi; o zaman kendi hayatınızda başınıza gelen her şeyi sizin seçtiğinizi görebilirdiniz. Şu anda bunu fark edemiyor olmamızın sebebi; sınırlı düşünce alışkanlığımız ve dikkatimizi kendi üstümüzde yoğunlaştırmıyor olmamızdır. Hepimizin yaşamında “şunu istedim oldu” ya da “hepsi üst üste mi gelir?” gibi cümleler yer almıştır. Birincisi; istediklerimizin gerçekleşmesini anlatırken diğeri de dirençlerimizin gerçekleşmesinden başka bir şey değildir aslında.
Ne düşündüğümüze, ne istediğimize, ne konuştuğumuza çok dikkat etmeliyiz. Her an kendi hayatımızla ilgili yaratımlar yapıyoruz.
Olumsuz duygularımızı fark ettiğimiz an değiştirebilme gücüne sahibiz. Ancak olumsuz duygularımızı fark ettiğimiz an önce kabul etmemiz ve bırakıp, yerine olumlu duyguları yerleştirmemiz gerekiyor.
Artık Tanrının bize lutfettiği gücümüzü ve yeteneklerimizi fark edip , kendimizi onurlandırma ve daha iyiye doğru tekamül yolunda değiştirme vaktidir.
Saygılarımla…

Yorum Yaz


YORUMLAR
hüseyin atlı:
yazınızı çok beyendim tebrik ederim. sanırım felsefe gurubu eğitimi almış olmalısınız.
27.03.2010 11:41:55

YAZARIN TÜM YAZILARI
SEVİN, SEVİŞİN, GÜLÜMSEYİN… - 05 Ocak 2011 Çarşamba 11:51
HUZUR VE BOLLUK - 29 Kasım 2010 Pazartesi 11:46
BIRAKTIM - 28 Eylül 2010 Salı 10:06
BENİ DİNLE.. - 30 Ağustos 2010 Pazartesi 11:38
ÖNEMLİ ÜÇ STİL… - 10 Ağustos 2010 Salı 17:52
BAMBAŞKA BİR AŞK - 27 Temmuz 2010 Salı 10:44
Ü-L-S-T - 27 Haziran 2010 Pazar 13:22
Okuyun ve Anlatın… - 07 Haziran 2010 Pazartesi 09:50
FIRSAT… - 21 Mayıs 2010 Cuma 15:40
Gerçek Bir Deneyim 3. Bölüm - 16 Mayıs 2010 Pazar 19:50
Gerçek Bir Deneyim - 2. Bölüm - 11 Mayıs 2010 Salı 13:52
Gerçek Bir Deneyim - 26 Nisan 2010 Pazartesi 11:04
Acıya Karşı Gardını Almak… - 14 Nisan 2010 Çarşamba 09:56
Çocuklarımız İçin... - 04 Nisan 2010 Pazar 14:30
Kendin Olmak (2) - 26 Mart 2010 Cuma 17:55
Kendin Olmak... - 23 Mart 2010 Salı 03:30

Son Yorumlar

halil erdemir
bunlar güzelde asıl hizmetler ne olacak yollar çukur dolu baskan bağlarbaşı mah. çıksın bir görsün halini her geçen gün kötüye gidiyor halk ekmek kapandı bunu niyesöylemiyorlar
23.05.2012 12:15:19

mağdurbelediyeci
sorun ihalelerin düşük teklifle falan alınmasında değil ihaleyi yapanların işi bilemeyip, ellerine yüzlerine bulaştırmasındandır. işi firmalara hak ettikleri için değil başka çıkarlar gözeterek vermelerindendir.. çok görmemek lazım. önceden içilemeyen suyun metreküpüne 50 kuruş ödeyip en azından tabak çanağını yıkayan saf kırıkkaleli şimdi yine içemediği suya 2,5 tl öder, şehrin başkanıda bakın en güzel suyu siz içiyorsunuz bi takla atın bakalım demeye getirir ama kendi belediyeye damacana su alırsa, sonrada suyu işleten firmaya dünyalar kadar parayı verirse ve saf vatandaşımızında sesi çıkmazsa daha çok ihaleler olur bu memlekette. çivisi çıkmış buranın, hala farketmiyor musunuz
22.05.2012 22:53:52

Sırrı Kılıç
Sayın Editör Kırıkkale belediyesinin ihale sistemini veya ihale kriterlerini en iyi bilenlerden biri sitenizin sahibidir.Ona sorsanız size bu aksaklıkların nedenini anlatırdı
22.05.2012 21:43:54

Abidin Emmi
Atayurdu keskini ziyaret eden Cemcemoğolu ermenilerinin hemşerileriyle hasret gidermeleri doğrusu gözlerimizi yaşarttı muhabbetlerinin devamını dilerim.Sayın Veli beyde bakıyorumda ibreyi artık Keskinciliğe doğru kaydırmaya başladı.
22.05.2012 21:41:19

ramo
Buna kim dur diyecek.Arz-ı Mevud a çanak tutmaktır toprak satışı
22.05.2012 20:11:11