Bu bir dilekçedir.
Bu şehrin siyasi ve idari yöneticilerine, STK lara ve eşrafına…
Bunların görev ve sorumluluk şuuruna, vicdanlarına, insanlıklarına, insanlık adına yazılmış bir dilekçedir.
Dinleyin beyler…
Bu şehrin belediyesinde görevli İmar Müdürü gazetelere beyanat vererek “Eğer 5.o lık bir deprem olursa, Kırıkkale büyük zarar görür, 6.o lık deprem yerle bir eder” diyor.
Kim bu sözü söyleyen?
Kırıkkale’nin İmar ve Islah çalışmalarını yürüten 1. adam…
İnternetten 1. derece deprem bölgelerine girin, Kırıkkale’nin adını görürsünüz.
Bütün jeoloji otoriteleri 1. derece deprem bölgesi olarak Kırıkkale’yi göstermektedirler.
Ve bu fay hattının 1938 den beri enerji biriktirdiğini de göz önüne almak zorundayız.
Yine Otoritelerin beyanı ile, 70 yıllık bir zaman suskun kalan bu fay fazla beklemi,ş, fazla miktarda enerji biriktirmiştir.
Allah korusun, kırılışı büyük felaketlere sebep olabilir.
Durumumuz bu efendiler.
Her ne hikmetse son zamanlarda 3-4 kattan fazla imar izni verilmeyen yerlere 9-10-11-12 kat izni verilmektedir.
Bazıları teknik yönden güçlü yapılardan bahsetse de zemin problemini neden göz ardı ediyorlar?
Yöneticilerin vicdanlarını rahatlatabilecek bir etüd yapıldı mı?
Dere yataklarına, sel ağızlarına yapılan çok katlı binalara neden izin verilmektedir?
Oraları imara açan Belediye Meclisi Üyeleri bu konuda ne kadar bilgi sahibidir?
DSİ tarafından yapılan selliklerin kırılması, tıkanması halinde ortaya çıkacak vahim manzara yerinde incelendi mi, bu konu da tedbirler alındı mı?
Son yıllarda dolgu toprak üzerine yapılan benzinlikler, Otogaz istasyonları ve binalar ne kadar doğru?
Dereleri doldurmanın bedelini İstanbul acı bir biçimde öderken, Kırıkkale’deki yöneticiler hiç mi vicdanlarını dinlemiyorlar?
Oralar birilerinin üzerinde tapulu ise bu memlekette sel yatakları olmayacak mı, nereye akacak dereleri taşıran seller?
Beyler, sizin doldurduğunuz dereler kazma kürekle açılmamıştır, onlar seller yüzünden, taşkınlar yüzünden öyle olmuş ve başbakanın tabiri ile” Sel yatağından ödün vermez”…
Ve şu anda Kayseri yolunun kenarında doldurulan dere üzerine bir benzinlik çalışması var.
Orası birinin üzerine tapulu bile olsa oraya dolgu yaptırılamaz beyler, orası sel yatağıdır.
Ya istimlâk edin, ya imar tadilatı yaparak düzeltin, şehrin selliklerini işgal etmeyin, ettirmeyin
Dolgu zeminlere ruhsat vermeyin, gevşek zeminlere ruhsat vermeyin
Her makam mevkii geçicidir, sizin vereceğiniz bir yanlış ruhsat belki de elli yıl, yüz yıl size lanet getirecektir.
Ben ise o laneti peşin ediyorum.
Eğer siz bu memleketin doğal afet tehlikelerini akla getirmeden, milletin menfaatlerini şahısların menfaatlerine tercih ediyorsanız, Allah size lanet etsin, belanızı versin
Görevini şerefiyle yapan her yöneticiye gönlümün dolusunca saygım var.
Fakaaat, bilhassa imar alanındaki ihlallere göz yuman kim var ise Allah onun başından belasının eksik etmez, etmesin de.
Sayın valimiz başta olmak üzere bu dilekçenin herkes muhatabıdır.
Şerefli yöneticilere ve insanlarıma saygıyla arz olunur.