23 Mayıs 2012 Çarşamba

23.03.2010 03:30:25 2309  defa okundu.

Kendin Olmak...

 

Son zamanların en çok söylenen, yazılan cümlesi “Kendiniz olun”…
“Kendin ol, kendini olduğun gibi sev”
Peki, “Kendin olmak” ne demektir? Gerçekten kendimiz olmayı başarabiliyor muyuz?
“Kendin olmak” öncelikle özgür olmaktır. “Kendin olmak”; dürüst olmaktır. “Kendin olmak”; kendi hayatının sorumluluğunu kabul etmektir.
Ne kadar özgürüz? Evet çok şükür ki kendi vatanımızda özgürce yaşıyoruz ama benim kastettiğim özgürlük başka. Düşüncelerinizde özgür müsünüz? Aykırılıktan ve bütüne zarar verecek özgürlükten de başka benim kastettiğim. Seçimlerinizde özgür müsünüz? Yaşamınızda sadece kendi düşüncelerinize ya da inançlarınıza göre mi seçimler yapıyorsunuz? Aklınızdan geçen “evet, evet” kelimelerini duyar gibiyim şu an. Emin misiniz? Şu anda yaptığınız işi gerçekten siz mi istediniz? Şu anda okuduğunuz okulu siz mi seçtiniz? Yaptığınız her neyse severek mi yapıyorsunuz? Yoksa başkalarının seçtiği ve onayladığı için mi oradasınız? Yoksa korkuyor musunuz; sahip olduklarınızı kaybetmekten?
Gerçek özgürlük sadece kendi içimizdedir. Kendi istek ve arzularınızı bilip, sizi mutlu edecek seçimler yapabiliyorsanız hayatın akışına ve Tanrı’ya güvenip; işte o zaman tam anlamıyla özgürsünüzdür. Tanrı her birimize müthiş bir özgürlük bahşetmiştir aslında. Kuralı da şu ki; neyi seçerseniz seçin, bilin ki; hayat size seçimlerinize göre davranır. Kötüyü seçerseniz kötülükler mutlaka sizi bulacaktır. İyiyi seçerseniz iyilikler mutlaka sizi bulacaktır.
Peki, seçimlerimizde bu kadar özgürken, neden istediğimiz yaşamda bulamıyoruz kendimizi? Çünkü korkuyoruz. Şu anda sahip olduklarımızı kaybetmekle birlikte, parasız kalmak, işsiz kalmak, yalnız kalmak bizi son derece korkutuyor. Cesaret ve kendine güven gereken ama asıl Tanrı’ya ve hayatın akışına güvenmiyoruz. Kendi içimizdeki korkuları fark etmiyoruz ve sonra şu andaki durumumuz için suçlayacak başka kimseleri ve olayları bulmamız çok kolay oluyor. İşin kolayı bu; kendimiz dışında olanı suçlamak. Doğduğumuz günden bugüne dek öğretilenlerin sınırları içinde yaşıyoruz. Başkaları ne öğrettiyse, ne dediyse alıp kendimiz yapmışız, kendimiz olduğumuz sanıyoruz. Ve böyle davranmaya devam ettikçe özgür de değiliz, kendimiz de değiliz.
Dört sene önce işsiz kalma dönemimden sonra bulduğum işten de iki gün sonra ayrılmıştım çünkü gerçekten ne yapmak istediğime karar vermiştim. Belki de hayatımda ilk kez gerçek özgürlüğü içimde hissettim o an; ne param olmaması, ne kaygılarım hiç biri yoktu. Beni mutlu edecek olanı keşfetmiştim. Başka bir gün bunu sizlere anlatacağım.
İçinizdeki korkuları keşfedip dönüştürmedikten evvel bir adım atarsanız haberiniz olsun korkularınızı gerçekleştirirsiniz. Önce kendinizi ince ince çözmeli ve ufak ufak değişikliklerin özgürlüğünü hissetmelisiniz.
Şimdi kendinizle kalmaya ve yüzleşmeye cesaretiniz varsa biraz düşünün. Şu andaki hayatınız sizin istediğiniz gibi mi? Her ne varsa sahip olduğunuz gerçekten seviyor musunuz? Sizi mutlu ediyor mu? Yoksa yapmak istediğiniz ve sizi mutlu edecek olan başka şeyler mi?
Sevgiyle…
 
(Devamı gelecek)

Yorum Yaz


YORUMLAR
karınca kararınca:
Tam anlamıyla kim kendi olabiliyor. Yalan,riya, gıybet, çamur, iftiranın olduğu bir toplumda, kim ne kadar özgür ki. Özgürlük... ama nereye kadar.
25.03.2010 00:00:12
Karınca kararınca:
Bu arada ilk defa gördüm sizi bu sitede. ilk yazınızı da okudum. Hoşgeldiniz.
25.03.2010 00:02:00

YAZARIN TÜM YAZILARI
SEVİN, SEVİŞİN, GÜLÜMSEYİN… - 05 Ocak 2011 Çarşamba 11:51
HUZUR VE BOLLUK - 29 Kasım 2010 Pazartesi 11:46
BIRAKTIM - 28 Eylül 2010 Salı 10:06
BENİ DİNLE.. - 30 Ağustos 2010 Pazartesi 11:38
ÖNEMLİ ÜÇ STİL… - 10 Ağustos 2010 Salı 17:52
BAMBAŞKA BİR AŞK - 27 Temmuz 2010 Salı 10:44
Ü-L-S-T - 27 Haziran 2010 Pazar 13:22
Okuyun ve Anlatın… - 07 Haziran 2010 Pazartesi 09:50
FIRSAT… - 21 Mayıs 2010 Cuma 15:40
Gerçek Bir Deneyim 3. Bölüm - 16 Mayıs 2010 Pazar 19:50
Gerçek Bir Deneyim - 2. Bölüm - 11 Mayıs 2010 Salı 13:52
Gerçek Bir Deneyim - 26 Nisan 2010 Pazartesi 11:04
Acıya Karşı Gardını Almak… - 14 Nisan 2010 Çarşamba 09:56
Çocuklarımız İçin... - 04 Nisan 2010 Pazar 14:30
Kendin Olmak (2) - 26 Mart 2010 Cuma 17:55
Kendin Olmak... - 23 Mart 2010 Salı 03:30

Son Yorumlar

halil erdemir
bunlar güzelde asıl hizmetler ne olacak yollar çukur dolu baskan bağlarbaşı mah. çıksın bir görsün halini her geçen gün kötüye gidiyor halk ekmek kapandı bunu niyesöylemiyorlar
23.05.2012 12:15:19

mağdurbelediyeci
sorun ihalelerin düşük teklifle falan alınmasında değil ihaleyi yapanların işi bilemeyip, ellerine yüzlerine bulaştırmasındandır. işi firmalara hak ettikleri için değil başka çıkarlar gözeterek vermelerindendir.. çok görmemek lazım. önceden içilemeyen suyun metreküpüne 50 kuruş ödeyip en azından tabak çanağını yıkayan saf kırıkkaleli şimdi yine içemediği suya 2,5 tl öder, şehrin başkanıda bakın en güzel suyu siz içiyorsunuz bi takla atın bakalım demeye getirir ama kendi belediyeye damacana su alırsa, sonrada suyu işleten firmaya dünyalar kadar parayı verirse ve saf vatandaşımızında sesi çıkmazsa daha çok ihaleler olur bu memlekette. çivisi çıkmış buranın, hala farketmiyor musunuz
22.05.2012 22:53:52

Sırrı Kılıç
Sayın Editör Kırıkkale belediyesinin ihale sistemini veya ihale kriterlerini en iyi bilenlerden biri sitenizin sahibidir.Ona sorsanız size bu aksaklıkların nedenini anlatırdı
22.05.2012 21:43:54

Abidin Emmi
Atayurdu keskini ziyaret eden Cemcemoğolu ermenilerinin hemşerileriyle hasret gidermeleri doğrusu gözlerimizi yaşarttı muhabbetlerinin devamını dilerim.Sayın Veli beyde bakıyorumda ibreyi artık Keskinciliğe doğru kaydırmaya başladı.
22.05.2012 21:41:19

ramo
Buna kim dur diyecek.Arz-ı Mevud a çanak tutmaktır toprak satışı
22.05.2012 20:11:11