Son zamanların en çok söylenen, yazılan cümlesi “Kendiniz olun”…
“Kendin ol, kendini olduğun gibi sev”
Peki, “Kendin olmak” ne demektir? Gerçekten kendimiz olmayı başarabiliyor muyuz?
“Kendin olmak” öncelikle özgür olmaktır. “Kendin olmak”; dürüst olmaktır. “Kendin olmak”; kendi hayatının sorumluluğunu kabul etmektir.
Ne kadar özgürüz? Evet çok şükür ki kendi vatanımızda özgürce yaşıyoruz ama benim kastettiğim özgürlük başka. Düşüncelerinizde özgür müsünüz? Aykırılıktan ve bütüne zarar verecek özgürlükten de başka benim kastettiğim. Seçimlerinizde özgür müsünüz? Yaşamınızda sadece kendi düşüncelerinize ya da inançlarınıza göre mi seçimler yapıyorsunuz? Aklınızdan geçen “evet, evet” kelimelerini duyar gibiyim şu an. Emin misiniz? Şu anda yaptığınız işi gerçekten siz mi istediniz? Şu anda okuduğunuz okulu siz mi seçtiniz? Yaptığınız her neyse severek mi yapıyorsunuz? Yoksa başkalarının seçtiği ve onayladığı için mi oradasınız? Yoksa korkuyor musunuz; sahip olduklarınızı kaybetmekten?
Gerçek özgürlük sadece kendi içimizdedir. Kendi istek ve arzularınızı bilip, sizi mutlu edecek seçimler yapabiliyorsanız hayatın akışına ve Tanrı’ya güvenip; işte o zaman tam anlamıyla özgürsünüzdür. Tanrı her birimize müthiş bir özgürlük bahşetmiştir aslında. Kuralı da şu ki; neyi seçerseniz seçin, bilin ki; hayat size seçimlerinize göre davranır. Kötüyü seçerseniz kötülükler mutlaka sizi bulacaktır. İyiyi seçerseniz iyilikler mutlaka sizi bulacaktır.
Peki, seçimlerimizde bu kadar özgürken, neden istediğimiz yaşamda bulamıyoruz kendimizi? Çünkü korkuyoruz. Şu anda sahip olduklarımızı kaybetmekle birlikte, parasız kalmak, işsiz kalmak, yalnız kalmak bizi son derece korkutuyor. Cesaret ve kendine güven gereken ama asıl Tanrı’ya ve hayatın akışına güvenmiyoruz. Kendi içimizdeki korkuları fark etmiyoruz ve sonra şu andaki durumumuz için suçlayacak başka kimseleri ve olayları bulmamız çok kolay oluyor. İşin kolayı bu; kendimiz dışında olanı suçlamak. Doğduğumuz günden bugüne dek öğretilenlerin sınırları içinde yaşıyoruz. Başkaları ne öğrettiyse, ne dediyse alıp kendimiz yapmışız, kendimiz olduğumuz sanıyoruz. Ve böyle davranmaya devam ettikçe özgür de değiliz, kendimiz de değiliz.
Dört sene önce işsiz kalma dönemimden sonra bulduğum işten de iki gün sonra ayrılmıştım çünkü gerçekten ne yapmak istediğime karar vermiştim. Belki de hayatımda ilk kez gerçek özgürlüğü içimde hissettim o an; ne param olmaması, ne kaygılarım hiç biri yoktu. Beni mutlu edecek olanı keşfetmiştim. Başka bir gün bunu sizlere anlatacağım.
İçinizdeki korkuları keşfedip dönüştürmedikten evvel bir adım atarsanız haberiniz olsun korkularınızı gerçekleştirirsiniz. Önce kendinizi ince ince çözmeli ve ufak ufak değişikliklerin özgürlüğünü hissetmelisiniz.
Şimdi kendinizle kalmaya ve yüzleşmeye cesaretiniz varsa biraz düşünün. Şu andaki hayatınız sizin istediğiniz gibi mi? Her ne varsa sahip olduğunuz gerçekten seviyor musunuz? Sizi mutlu ediyor mu? Yoksa yapmak istediğiniz ve sizi mutlu edecek olan başka şeyler mi?
Sevgiyle…
(Devamı gelecek)