Demokrat Parti ile Anavatan Partisi birleşti.
Bilmeyen yok.
Birleşmenin elbette belli kriterleri vardır.
Gerek ANAP eski ilçe Başkanı ve gerekse DP eski yöneticilerinin söylediklerine bakılacak olursa, birleşmenin gereği olarak il ve Merkez ilçe yönetiminde eşit dağılım söz konusuymuş.
Yani ne kadar DP’li yönetici var ise en az o kadarda ANAP’lılar olacak.
Veya il Başkanı ve yönetimi DP’den olacaksa, Merkez ilçe başkanı ve yönetimi ANAP’tan olacakmış.
Ancak DP il ve Merkez ilçe yönetiminin bu kıstaslara uyulmadan şekillendiğini, DP il ve merkez ilçe yönetimi düzenlenen toplantı ile açıklandığını, yine DP’liler tarafından gösterilen tepkilerden anladık.
ANAP, açıklanan yönetim listesine göre by-pas edilmesine karşın, ilginçtir yeni yönetime karşı DP’lilerin gösterdiği tepkiyi koymadı.
Belki de içleri kan ağlıyordur ama sesleri çıkmıyordur, bilemiyoruz.
Bildiğimiz şu anda DP ikiye bölünmüş, hatta üçe bölünmüş durumda diyebiliriz.
Birincisi Eski milletvekilleri Sadık Avundukluoğlu ve Abdurrahman Ünlü ile hareket eden eski DP il Başkanı Adem Tonga’nın oluşturduğu grup, ikincisi Mahir Yılmaz ve İl Başkanı Yusuf Atlı ile birlikte hareket eden Merkez ilçe yönetimi, üçüncüsü ise ANAP’lı İbrahim Çelebi ve il başkanı Tekin Delice ile birlikte hareket eden ANAP Merkez ilçe başkanı ve yöneticilerinden oluşan grup.
Gelişmelere bakacak olursak öyle görünüyor ki, Parti içinde ciddi bir rahatsız söz konusu.
İyide DP’de rahatsızlık ve huzursuzluk çıksın, hizipler oluşsun diye birleşme olmadı ki.
Bilakis iktidara karşı daha güçlü olabilmek, iktidara yürüyecek güce ulaşılamıyor olunsa bile ana muhalefet parti olabilecek bir çoğunluğu elde etmekti birleşmedeki amaç.
-Ne oldu?
-Nasıl oldu?
- Kim kime kayış veya çelme attı kestirmek zor.
Zira parti içinde olaşan grupların hepsi kendine göre haklı mazeret bulmakta çok yetenekliler.
Eski il başkanı Tonga ve grubu farklı bir yaklaşım içinde, ANAP cephesi bir ayrı yaklaşım içinde, il başkanı Atlı ve yeni yönetimi farklı bir tavır içinde.
İl başkanı Atlı ve merkez ilçe yönetimi “herkesi çağırdık. Yönetime gelmelerini istedik. Gelenler geldi, gelmeyenleri de zorla alamazdık ya” derken, eski il başkanı Tonga ve grubu, “böylesi bir yönetim oluşmamalıydı. ANAP adeta by-pas edilmiş.” düşüncesinde.
ANAP kanadı ise,”İl başkanının DP’li olmasına karşı çıkmadık. Ancak Merkez ilçe bize verilmeliydi. Bu birleşme Kırıkkale’de tam anlamıyla gerçekleşmedi.” diye düşünüyor.
Yani anlaşılacağı üzere DP ile ANAP güç birliği halinde siyasette tarih yazma niyetinde iken, bu niyet tam anlamıyla tersine dönmüş gibi bir görüntü içinde.
Nasıl olur, nasıl yapılır bilemem ama bu iş bir şekilde düzeltilmeli diyorum.
Kaldı ki, kongre sürecine kadar DP’yi yönetme yetkisi verilen il ve ilçe ile ortaya çıkan parti içi hizbin, kongrenin nasıl bir uzlaşma ile sükunet içersinde yapılacağını kestirmek gerçekten çok zor.
Son yaşananlar ciddi sıkıntı.
Görmemek veya kayıtsız kalmak partiye zarar verecektir.
En önemlisi ise hizbin çıkmasına müsaade edenlerin ileride daha büyük zarar göreceğidir.