Kırıkkale ve çevresinin depreme ve afetlere ne kadar hazır ve dayanıklı olduğu üzerinde ciddi anlamda durulması gerekmektedir. Çünkü birşeyleri anlamak ve yapmak için illede başımıza Allah korusun bir müsibet mi gelmesi gerekiyor. Onun için ili ilçeleri köyleri kasabaları hepsi bu konularda bilinçlendirilmesi gerekiyor.
İlde gerekli birimlerde jeoloji ve jeofizik mühendislerinin olması içimizi rahatlatıyor fakat ilçe belediyelerde de aynı şey söz konusu değil!! Yeterli personellerinin olmayışı teknik anlamda o bölgeyi zayıf düşürür ve bu bölgenin yapılaşmalarından kuşku duyulması gerekir. Ardından Deprem kendini hissettirdiğinde EYVAH!! Kelimesi adetten olmuş söyleniyor ama iş işten geçer. Bunun için yapılarda Jeolojik Zemin Etüdünün önemi büyüktür. Bir Jeoloji Mühendisi Deprem, çeşitli afet olayları, sıvılaşma ve oturma gibi problemlerine karşı teknik ve sayısal verileri ortaya çıkarır ve gerekli önlemleri alır.
Garip bir tesadüfümüdür bilinmez 1-7 Mart tarihleri arasında ülkemizde Deprem Haftası olarak etkinlikler yapılacaktı ki deprem kendini hatırlatmak için 1 Mart’ı bile bekleyemedi. Geçtiğimiz günlerde dünyanın darbelerden çok kahır çekmiş ülkesi olan Şili’de ortaya çıktı. Biz bu konuda yaralıyız yakın zamanda yaşadığımız büyük Marmara depreminde resmi kayıtlara göre en az 40 bin insanımızı kaybettik. Ocaklar söndü. Anneler evlatsız kaldı, evlatlar ana babasız kaldı. Evler, fabrikalar, askeri binalar, okullar her yer yıkıldı. Yer yerinden oynadı sanki. Dün ise Elazığda yaşanan 6,0 büyüklüğündeki deprem ile yaşanan can ve mal kaybı hepimizi derinden üzmüştür. Yaşadığımız şehir olan Kırıkkaleye geldiğimiz zaman, 19/04/1938 de yaşanan Keskin – Kırşehir fayı üzerinde meydana gelen depremde adeta Keskin ilçemiz yerle bir olmuş ve o zamanki nüfus ve yapılaşma şartlarına göre ciddi şekilde hasarlı konut ve can kaybı gerçekleşmiştir.(kayıtlarda mevcuttur)
Bu verdiğim örnekler önlem almamıza sebep olabilecek unsurlar değil midir? En azından vatandaş hiçbir şey bilmiyorsa müteahhite “mutfak dolabı var mı”, “jakuzili mi” “asansör var mı” gibi sorular soracağına “bu binanın zemin etüdü nasıl yapıldı” “zemini nasıl” diyebilmelidir. Binalarda demirin çok kullanılması, betonun kaliteli olması, zemin unsurlarına dikkat edilmediyse hiçbir önemi yoktur.SAĞLAM anlamına gelmez. Zemin yapısı ve üzerindeki yapılaşma bir bütündür.
Sonuç olarak: Şu anda bu fay hattını tetikleyecek bir unsur doğduğu zaman Kırıkkale bu çarpık yapı kirliliği içerisinde ne kadar şanslı olacak! Depremle yaşamayı bilmemiz gerekiyor. İnşallah Kandilli Rasathanesinde 1. Derece deprem kuşağında yer alan Kırıkkale’nin adı geçmez…
Satılmış AKSUN – Jeoloji Mühendisi
***
Yazınızın “Konuk Yazar” bölümünde yayınlanması için editor@haberkale.com adresine e-posta gönderebilirsiniz.