01 Ağustos 2010 Pazar

08.03.2010 06:21:48 521  defa okundu.

Dünya Kadınlar Günü

 

      8 Mart’ın niçin Dünya Kadınlar Günü olarak kutlandığını biliyor musunuz? Bilmiyorsanız, işte size bu günün kısa bir tarihi.
 
      8 Mart'ın Dünya Kadınlar Günü olarak kutlanması ve uluslararası düzeyde kabul gören bir hal alması 1970'lere rastlamaktadır. Bu tarihe kaynaklık eden olay ve dünya kadınlarının ortak bir gün kutlama isteğinin gündeme gelişi ise 1800'lerin ortasını bulur. ABD'nin New York kentindeki Cotton Tekstil Fabrikası’nda çalışan kadınlar, çalışma koşullarının iyileştirilmesi ve emeklerinin karşılığında hak ettikleri ücretin ödenmesi için mücadele vermekteydiler. Amaçları yalnızca iyi bir hayata kavuşmaktı. Kadın işçiler uzun yıllar mücadele etmelerine karşın hiçbir hak elde edemezler.
 
      En sonunda, 8 Mart 1908 günü, haklarını alabilmek için son çare olarak greve giderler. Ancak patronlar bu greve zalim bir şekilde müdahale ederler. Greve giden kadınlar fabrika binasına kilitlenirler. Patronlar bu yolla grevin başka fabrikalara sıçramasını engellemek isterler. Ancak beklenmedik bir şey olur ve fabrika yanmaya başlar. Ne yazık ki yangından fabrikada bulunan kadın işçilerden çok azı kaçarak kurtulmayı başarır. Fabrikanın çevresine kurulmuş olan barikatları aşmayı başaramayan 129 kadın işçi ise yanarak acı bir şekilde can verir. Aynı yıl diğer endüstri kollarındaki kadınlar da mücadeleye devam ederler. Kadınların yürüttükleri mücadelenin temelinde seçme ve seçilme hakkı, günlük çalışma saatlerinin yeniden düzenlenmesi, çalışma koşullarının iyileştirilmesi ve hak ettikleri ücretlerin verilmesi gibi konular bulunmaktaydı.
 
      İlk kez 1921 yılında "Emekçi Kadınlar Günü" olarak kutlanmaya başlayan 8 Mart, 1975 yılında daha yaygın bir hale geldi. 1975 yılında "Türkiye 1975 Kadın Yılı" kongresi yapılmıştır. 1980 askeri darbesinden sonra 8 Mart dört yıl anılmadı. 8 Mart, 1984 yılından itibaren her yıl birçok sayıda kadın örgütü tarafından Dünya Kadınlar Günü olarak kutlanmaya başlandı.
 
      Avrupa’daki ve diğer kıtalardaki ülkelerde daha düne kadar kadınlar kötülüğün temeli olarak görülmekteydi. Kadınlar murdar canlılardı. Hatta şeytanla eş değer olarak görenler bile vardı. Adem’in cennetten kovulmasına sebep olan Hazreti Havva sebebiyle kadınlar erkekler için büyük bir düşman olarak tanımlanıyordu. Bu toplumlarda kadından uzak durmak Tanrıya yaklaşmanın ilk basamağını oluşturmaktaydı. İslamiyet’ten önce Araplar da kız çocuklarını diri olarak hiç acımadan toprağa gömüyorlardı. Kur’an-ı Kerim’de ifade edildiği gibi bunun sebebi rızık korkusuydu. Dünyanın her yerinde kadına karşı bu akıl dışı anlayışlar hâkimdi.
 
      İslamiyet’in gelişiyle kadın hak ettiği değere kavuşmuştur. Artık herkes biliyordu ki, cennet anaların ayakları altındaydı. En hayırlı erkek, hanımına karşı en iyi şekilde davranandı. Hanımını dövenden Allah’ın resulü davacı olacaktı. Kadınlar incitilmeyecek kadar narin birer güzellikti. Onlar Allah’ın bir emanetiydi. Onların hoş tutulması Allah’ın hoşnut olmasıyla aynı değerdeydi. Hazreti peygamberi örnek alanlar O’nun eşine nasıl davrandığını öğreniyordu. Çocuklarına terbiye veren ve onunla her meşakkate göğüs geren hanımına gereken değeri veriyordu.
 
      Yıllar geçti insanlar tekrar cahilleşti, inançları yozlaştı. Kadına dayak ve şiddet aldı başını gitti. Aile içi şiddetin yanı sıra sevgililer arası anlaşmazlıklar da ayyuka çıktı. Buna sebep olarak da ekonomik sorunlar gösterildi. Maddi sıkıntının insanları şiddete ittiği söylendi durdu. Bir kişi de çıkıp; “ Maddi sıkıntılardan dolayı olsaydı bu olaylar zengin ailelerde yaşanmazdı.” demedi.
 
      Şunu unutmayalım ki, Allah’a ve ahiret gününe şüphesiz olarak inanan birisi eşine, annesine, kız kardeşine veya herhangi bir kadına el kaldıramaz. Onları üzecek bir davranışta bulunamaz ve onlara kırıcı bir söz söyleyemez. Bence, bundan gayrısı boş laftır.
 
      Bütün kadınların Dünya Kadınlar Günü kutlu olsun.

Yorum Yaz


YORUMLAR
melih:
1902 de değil 1857 yılında greve gidildi.ayrıca yazınızda islamiyet sonrası kadınların belli haklara kavuştuklarını söylüyorsunuz ama herhangi bir örneğiniz yok bugün türkiye de başta oy hakkı gibi kadınlara tanınan haklar 1923 aydınlanmacılığının eseridir.diğer taraftan bugün arabistanda kadınların elinden araç sürme hakkını bile almak için mollalar çaba veriyor
11.03.2010 23:49:35

YAZARIN TÜM YAZILARI
Takke Düştü Kel Göründü - 04 Temmuz 2010 Pazar 14:08
İsrail'in Temeli Nasıl Atıldı? - 15 Haziran 2010 Salı 10:44
İsrail'e One Minute - 01 Haziran 2010 Salı 16:14
Evet, Hayırlı Bir İş - 18 Mayıs 2010 Salı 10:10
Deniz Baykal'a Yakışmadı - 11 Mayıs 2010 Salı 10:35
Bayram Budur İşte - 04 Mayıs 2010 Salı 09:58
Matematik Ölsün mü? - 27 Nisan 2010 Salı 01:27
Kara Böcükler - 20 Nisan 2010 Salı 00:45
Kocakarı İlaçları - 12 Nisan 2010 Pazartesi 01:19
Nasıl Bir Adalet Ve Hukuk? - 05 Nisan 2010 Pazartesi 10:23
Şike ve Bahis - 29 Mart 2010 Pazartesi 01:06
Babaannem - 22 Mart 2010 Pazartesi 00:52
İstiklal Marşı'mız - 15 Mart 2010 Pazartesi 00:28
Dünya Kadınlar Günü - 08 Mart 2010 Pazartesi 06:21
Emekliler Parkı - 01 Mart 2010 Pazartesi 01:02
Kur’an-ı Kerim Okumak - 22 Şubat 2010 Pazartesi 01:07
Porno mu, Sanat mı? - 15 Şubat 2010 Pazartesi 00:55
Direniş mi, Protesto mu, İnatlaşma mı? - 08 Şubat 2010 Pazartesi 00:10
Türkiye'de Hukukçu Olmak - 01 Şubat 2010 Pazartesi 00:29
Sigara Yasaklı, Peki Ya Alkol? - 25 Ocak 2010 Pazartesi 00:57
RAMAZAN'A DAİR HOŞ BİR TEBESSÜM - 31 Ağustos 2009 Pazartesi 02:42
Çok Güzel Hareketler Bunlar - 10 Ağustos 2009 Pazartesi 00:00
Suyu Ne Kadar Tanıyorsunuz? - 03 Ağustos 2009 Pazartesi 00:00
Belediyenin Halk Ekmeği - 27 Temmuz 2009 Pazartesi 00:00
Dumansız Hava Sahası - 20 Temmuz 2009 Pazartesi 00:00
Türkçe'mize Sahip Çıkalım - 13 Temmuz 2009 Pazartesi 00:00
İkinci Yılın İlk Yazısı - 06 Temmuz 2009 Pazartesi 00:00
Akıllı İşaretler - 29 Haziran 2009 Pazartesi 00:00
Çocuğunuz Başarılı mı? - 22 Haziran 2009 Pazartesi 00:00
Kırıkkale'mizin Yağmur Çilesi - 14 Haziran 2009 Pazar 00:00
Üçüncü Sayfa Haberleri - 08 Haziran 2009 Pazartesi 00:00
Türkçe Olimpiyatları - 31 Mayıs 2009 Pazar 00:00
Guantanamo - 25 Mayıs 2009 Pazartesi 00:00
Bilmemek Ayıp Değil, Öğrenmemek Ayıp - 18 Mayıs 2009 Pazartesi 00:00
Fevzi Başkentli - 10 Mayıs 2009 Pazar 00:00
Yalçın Özer - 08 Mayıs 2009 Cuma 00:00
Bayram Bunun Neresinde? - 03 Mayıs 2009 Pazar 00:00
Size Hiç Çıktı mı? - 27 Nisan 2009 Pazartesi 00:00
Ağzı Olan Konuşuyor - 20 Nisan 2009 Pazartesi 00:00
Benim Yazımı da Protesto Eder misiniz? - 13 Nisan 2009 Pazartesi 00:00
Muhsin Yazıcıoğlu - 06 Nisan 2009 Pazartesi 00:00
Tekere Çomak Sokmak - 30 Mart 2009 Pazartesi 00:00
Seçimi Kazanacak Adayların Kulağına Küpe - 23 Mart 2009 Pazartesi 00:00
Anlatılması Zor Bir Destandır Çanakkale - 16 Mart 2009 Pazartesi 00:00
Allah'ın Habibi, Bizim Efendimiz - 09 Mart 2009 Pazartesi 00:00
Onunla Buluşmaya Hazır mısınız? - 02 Mart 2009 Pazartesi 00:00
Korkuyla Bekleriz - 23 Şubat 2009 Pazartesi 00:00
Sevgili Nedir, Ne Değildir? - 16 Şubat 2009 Pazartesi 00:00
Söz Söylemeden Önce - 09 Şubat 2009 Pazartesi 00:00
Mahalle Baskısı (!) - 02 Şubat 2009 Pazartesi 00:00
Ayşeler - 26 Ocak 2009 Pazartesi 00:00
İstiklal'den Gazze'ye Yardım Eli - 19 Ocak 2009 Pazartesi 00:00
Gazze'de Ölen İnsanlık - 18 Ocak 2009 Pazar 00:00
Filistin'de Çocuk Olmak - 12 Ocak 2009 Pazartesi 00:00
Filistin ve Gazze - 05 Ocak 2009 Pazartesi 00:00
ASLANIN ADALETİ - 29 Aralık 2008 Pazartesi 00:00
Mevlana'yı Anlamak - 22 Aralık 2008 Pazartesi 00:00
İnsan Sevgisi - 15 Aralık 2008 Pazartesi 00:00
Kurban ve Takva - 08 Aralık 2008 Pazartesi 00:00
Pompalıyorum - 01 Aralık 2008 Pazartesi 00:00
Eğitimin Neferi - 24 Kasım 2008 Pazartesi 00:00
Satranç - 17 Kasım 2008 Pazartesi 00:00
Mustafa Kemal Atatürk - 10 Kasım 2008 Pazartesi 00:00
NE MUTLU Kİ BANA BEN BİR ÖĞRETMENİM - 03 Kasım 2008 Pazartesi 00:00
KÜRESEL DOLAR - 27 Ekim 2008 Pazartesi 00:00
Allah Dostlarına İftira - 20 Ekim 2008 Pazartesi 00:00
TERÖRE DAİR - 13 Ekim 2008 Pazartesi 00:00
Kanaat Etmek - 03 Ekim 2008 Cuma 00:00
Kul Hakkı - 26 Eylül 2008 Cuma 00:00
Nimeti Bilmek - 19 Eylül 2008 Cuma 00:00
Çocuk - 12 Eylül 2008 Cuma 00:00
Nalıncı Baba - 05 Eylül 2008 Cuma 00:00
Sultan Geldi - 29 Ağustos 2008 Cuma 00:00
BİR İÇİM SU - 22 Ağustos 2008 Cuma 00:00
ÖRF MÜ, FLÖRT MÜ? - 15 Ağustos 2008 Cuma 00:00
ERGENEKON - 08 Ağustos 2008 Cuma 00:00
TERÖR - 01 Ağustos 2008 Cuma 00:00
ONLAR BİZİM HER ŞEYİMİZDİ - 25 Temmuz 2008 Cuma 00:00
YAZAR MISINIZ? - 18 Temmuz 2008 Cuma 00:00
KENE - 11 Temmuz 2008 Cuma 00:00
Siz de Gayet Rahatsınız - 05 Temmuz 2008 Cumartesi 00:00