Türkiye’de Ak Parti tarafından kıskaca alınmaya çalışılan, yerelde ise bireysel hesaplar nedeniyle kıskaca alınarak ciddi eleştirilerin hedefi haline gelen CHP, kendine geliyor değişiyor desek yeridir.
Eleştiri dozunun kaçırıldığı, bu yüzden parti içi muhalefet ile yerel siyasette refüze edilen CHP, daha doğrusu gerçek kimliğine bürünüyor.
Biliyorsunuz CHP’de hep eleştiri konusu edilen “parti duayenleri bile örgüte gelmiyor, kapısının nerden açıldığını bilmiyor” söylemi artık sona eriyor.
Eminim şimdi içinizden “nasıl, ne oldu da değişim yaşanıyor” diye soruyorsunuzdur?
Söyleyeyim…
Öncelikle duymayanlar varsa ki, olduğunu sanmıyorum, CHP Merkez ilçe seçimi yapıldı.
Hafta sonu Pazar günü ise CHP il kongresi yapılacak.
Peki İlçe başkanı kim oldu?
Bülent Uslu değil mi?
Uslu kim, solun eski duayenlerinden.
İlçe yönetiminden haberiniz var mı?
Kısmen diyeceksiniz belki.
Onu da söyleyeyim.
Merkez ilçe yönetimi tamamen Başkan Uslu’nun inisiyatifinde şekillenmiş olmalı ki, kimsenin “eski tas eski hamam” diyeceğini sanmıyorum.
Demek ki, değişim başlamış.
CHP’ye bugüne kadar sadece seçim zamanı gelen simalar, Uslu’nun başkanlığı ile birlikte artık hemen hemen her gün görmek mümkün.
İsim isim saymam, olmaz.
Bizzat gidip görmek lazım.
Söyleyeceğim şudur ki, aklınıza gelen eski duayenler, parti içi hizbi bir kenara bırakıp partilerine sarılmaya başlamışlar bile.
Yakında il kongresi yapılacak.
Adayın kim olduğu veya kimlerin aday olacağı bence önem arz etmiyor.
Zararı ziyani ile eski eskide kalmıştır.
Bugüne ve yarına, hatta ileriye bakma, ileriyi görme vakti gelmiştir.
Bugünün sancılarını, baskılarını ve yılgınlığını üzerinde hisseden anlayışın birlik olma zamanıdır.
Büyük Önder Atatürk’ün mirasını taşıma, sorumluğunu bilme, geleceğine ve cumhuriyetine sahip çıkma gelmiştir.
Meşale bugün belki, birileri omuzluyor.
Ancak o meşaleyi hep beraber omuzlamaya, birlikten güç doğar mantığı ile hareket edip göklere çıkarma vaktidir.
Değişim CHP’de başladı diyorum.
Bence bu değişim kendini CHP’li ve Cumhuriyetçi diye addeden herkesin vicdanı ve gönlünde de başlamalıdır.
Çünkü, Türkiye’nin içinde bulunduğu nazik durum, ciddi ve bir o kadar da tehlikeli gidişat için bu değişim başlamalıdır diyorum.