AKP’nin meclis üyelerinden ve aynı zamanda köşe yazarı olan bir arkadaşımızın hastane ile ilgili yazımıza atıfla, köşesinde ismimi de zikrederek yazdığı yazıyı okudum.
Yazının başlığı “Gündemi elinde Tutanlara Cevap”…
Estağfirullah, bizim gündem tutmak gibi ne bir amacımız, ne de niyetimiz vardır, biz gazeteciliğimizi yapıyoruz, yazılarımızı, görüşlerimizi yazıp ortaya koyuyoruz.
Yazı da “İhtisas Hastanesinin Yuva’ya Karşıyaka’ya taşınamayacağına göre burada parkı ile, yeşil alanı ile modern bir binayı yaptırma gayretinde olmak gerekiyor” diyor sayın yazar.
Ve hemen de akıl vererek, bize tavsiyelerini ekliyor “Sayın Kıvanç, Sayın Ulusoy ve onlar gibi düşünen basın, kurum ve kuruluşların bu yönde çabası daha hayırlı olur, diye düşünüyorum.”
Evet ağam, biz de farklı düşünmüyoruz, ama kendimizi birilerinin peyki haline getirmiş veya Meclis azalığını yaptığımız bir partinin fikirlerini müdafaa gibi görevimizin olmadığından farkı görüyor, göstermeye çalışıyoruz.
Sayın Meclis üyesi Fazlı Güventürk…
Bir hastanenin modern olması, binaların kat sayısı ile, adının akıllı hastane olmasıyla anlaşılmaz.
Bu mantık, mensubu olduğun AKP nin İstanbul Belediyesine gelişi ile on binlerce dönüm orman arazisinin yağmalanmasına, bir bakanın “ne olmuş yani herkes benim20-30 dönümlük Orman arazisinden aldığım arsayı gündeme getiriyor” demesine kadar gitmiştir.
O hastane yapılırken, hastaların gezinti alanları, hasta yakınlarının ihtiyaçlarına cevap verecek sosyal alanları, park vs. ihtiyaçları göz önüne alınarak yeterli arsa üretilmiştir.
Eğer şimdiki yönetim samimi ise o alanlarda bir takım sosyal aktivite alanları üreterek, daha da bakımlı yeşil alanlar oluşturarak daha ferah bir hastane ortaya koyar.
Ama bütün bu amaçları aşarak bir kütle ile bu ferahlığın önünü kesemez.
Sekiz yıla yakın bir zamandır neredeydi bizim kahramanlar?
Cevval ve kahraman sağlık bakanının ceketini çıkartıp Osman beyin üzerine yürüdüğü andan itibaren mi bu işe girişildi yoksa?
Hastanenin önüne düğün salonları, Motorlu araç pazarları kurulurken neredeydi günümüzün kahramanları?
Hastane değil de normal yeşil alanlar bile değiştirilmez, bozulmaz, imara açılamaz.
Yeşil alanlar o kurumun nefes alanıdır, hele bir hastanın hayat alanıdır.
Bu yüzden bırakın o haliyle kalsın ve başka yerlere bakın, demek neden sizi rahatsız ediyor ki?
Eğer illa o bölge diyorsanız, tepede yapılmış olan hastanenin ek ünitelerinin olduğu yeri kullanın veya başka arsalar üretin.
Ama Yuva selim Özer, Sanayii gibi yerlerde hastanenin olması çok mu tehlike arz eder?
Yahutta Yenimahalle sırtlarındaki hastanelerin bir arada olması sağlık açısından ne kadar önemli?
Her hastanenin kadrosu ayrı, alanı ayrı, yapısı ayrı değil mi?
Veya Devlet Hastanesinin doktorları, Tıp Fakültesi Hastanesinin doktorları, Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesinin doktorları her sabah toplanıp, “hadi, sen şuraya, sen buraya” diye görev dağılımı mı yapıyorlar?
Tekrar söylüyorum, akıllı hastaneden ziyade akıllı siyasete ihtiyacımız var.
Bu da kırmadan dökmeden olur.
Fazlı beyin dediği gibi ihtisas Hastanesini Yuva’ya, Karşıyaka’ya taşıyamayız ama yeni hastaneler yapabiliriz.
Yeşil alanıyla, park alanıyla, estetiğiyle dikkat çekecek bir hastane istiyorsanız YİH’e dokunmayın.
Yer yok değil ya gardaşım, istimlak edin, her yer sizin.
Tabii ki, amacınız samimi bir iş yapmaksa.
Yok, “efendim biz yapacaktık, hastanenin önüne yapmamıza karşı çıkıldı, başka yerlerin istimlakına da zaman yoktu gibi bir beynamaz özrünüz olacaksa, buyurun Kadın Doğum hastanesinin alanı sizin.
Sağlık Bakanlığına ait bir alan, akıllı hastanenizi yapın oraya ve teşekkür edelimmm.