Bu hafta Yeşilay’ın kuruluş yıldönümü olması sebebiyle İnsanlık alemini mahveden iki önemli zehirden kısaca bahsetmek istiyorum. Her ne kadar bu bahsedeceklerimden okurlar haberdar ise de bilmemezlikten, görmemezlikten gelen okurlarıma bir kez daha hatırlatmanın bir insanlık borcu olduğunu düşünmekteyim.
İçki ve uyuşturucu madde alışkanlığı bir salgın halini alması üzerine bu faciayı gören Ord. Prof. Dr. Mazhar Osman Bey ve arkadaşları Şeyh'ül-İslam Haydarizâde İbrahim Efendi'nin teşvik ve himayesinde halkı ve gençliği uyarmak ve bu yolda mücadele etmek için 5 Mart 1920 tarihinde merkezi İstanbul'da olmak üzere "Hilâl-i Ahdar" adıyla cemiyetin temellerini attılar. Daha sonraları, cemiyet ilkönce "Yeşil Hilal" ve sonra da "Yeşilay" adını kullanmıştır.
Cenâb-ı Hak, Kur’ân-ı kerîmde, “Ey îmân edenler, içki, kumar, tapınmaya mahsûs dikili taşlar, fal okları ancak şeytanın amelinden birer necistir. Onun için bunlardan kaçının ki, kurtuluşa eresiniz” buyurmuştur.
Hadîs-i şerîfte, İçkiden sakının! Ağaç dal budak saldığı gibi, içki de, kötülük saçar) buyuruldu. İçki, her kötülüğün anahtarıdır. Çünkü, içki içilince her türlü günâhı işlemek kolaylaşır. Çünkü kişi aklını kaybettiği için harâmı, helâlı, yanlışı, doğruyu ayırt edemez.
Ayet ve Hadis-i şeriflerde de görüldüğü üzere dinimizin de ısrarla yasakladığı bu kötü alışkanlıklardan uzak durmak her aklı başında insanın olduğu gibi dindar kardeşlerimizin de bu hususta daha da dikkatli olması gerekmektedir. Dinimiz yasakladığına göre hem haram hem zararlı demek ki
Alkolizm bir hastalık fakat her içki için hasta değildir. İçkiye karşı aşırı istek veya tutku, durduramayacağını bilme, alkole karşı tolerans oluşturduğundan sürekli daha fazla miktarda içme, başka ilgi ve zevklere hayatında yer vermeme, sağlığından işinden eşinden olacağını bildiği halde içmeye devam etmekle artık süregelen alkol bağımlılığı yerleşmiştir. Bu evreye girmiş olanların azı alkolü bırakır. Çoğu ya ağır bedensel ve sosyal yeti yitimine uğrar ya da ölür.
Sigara kullanımı sadece Türkiye’de değil Dünya üzerinde yıldan yıla artmaktadır. Her yıl binlerce kişinin sigaradan dolayı ölmesine rağmen bu durum kişilerin sigarayı bırakmalarını ne yazık ki sağlayamıyor. Geçmiş hükümetlerin yavaş yavaş toplu kullanım alanlarında sigara içmeyi yasaklayarak bir başlangıç yapmışlar nihayetinde bu hükümet beklide yedi yılda tek hayırlı işini yaparak kapalı alanlarda sigara içmeyi yasaklayarak sigara içme oranının düşmesine büyük katkı sağladılar.
Uzun süre sigara bağımlısı olup daha sonra sigarayı bırakmak isteyen kişilerin organlarının görevlerini yerine getiremediklerini görüyor ve duyuyoruz. Sigaranın içinde bulunan nikotine bağımlı hale gelen organlar nikotinsizlikte ne yazık ki olumsuz durumlara neden oluyorlar. Sigarayı bırakmak çok kolay gibi görünse de bağımlıların sigarayı tek başlarına bırakamadıklarını görmekteyiz. Sigarayı bırakmak için kişinin doktor ve kendi yakınlarının desteğine ihtiyacı vardır.
Kendi sağlığınız için sigarayı bırakmayı deneyin.
Öncelikle zihninizi sigarayı bırakmaya hazırlayın, Sigara içme sebeplerinizi tespit ediniz, Her insan farklı nedenlerle sigara içmektedir. Ama sigara vazgeçilmez değildir. Kişi kendinden bilir işi derler ben bıraktım bu katili sizde bırakabilirsiniz.
Şimdi kısaca Sigaranın temel zararlarını ve bıraktıktan sonraki değişikliklerden bahsedelim. Belki bırakmaya vesile olabiliriz.
1-Sigara kan pıhtılaştırıcıdır.
2-Sigara bir damar tıkayıcıdır.
3-sigara bir spazmatiktir.
4-sigara bir oksijen kısıtlayıcıdır.
5-sigara içinde 100’den fazla kanserojen madde vardır.
6-sigara AİDS ‘ten sonra DNA ‘nın en büyük tahripçisidir.
7-Sigara bir vitamin düşmanıdır.
8-Solunum yolu hastalıklarına yol açar.
Bu nedenle sigara;
-Her uyuşturucu gibi önce beyin ve merkezi sinir sisteminin en azılı düşmanıdır,
-Akciğer kanserinin en büyük nedenidir.(%90)
Koroner tıkanmaları sebebiyle kalbin en büyük düşmanıdır.(50 yaşın altındaki koroner ölümlerin %80’i sigaradan kaynaklanmaktadır.)
-Sigara sebebi ile insan bedenine giren 4000 çeşit maddenin atılımını üstlenen karaciğer ve böbrekler büyük risklerle karşı karşıyadır.
-Gerek oksijen azalması, gerek kan ve damar arızaları sebebi ile hamile hanımların çocuklarına tahminin çok üzerinde zarar vermektedir, sigara kullanan bayanlar en az 5 yıl daha yaşlı görünürler.
Sigarayı bırakan bir insanın vücudunda ne gibi olumlu gelişmeler olur?
20 dk sonra tansiyon ve nabız normale döner.
8 saat sonra vücut kendini yenilemeye başlar. Kan oksijeni normal düzeye çıkar.
24 saat sonra kalp krizi riski azalmaya başlar. 1 yıl sonra yarıya düşer.
48 saat sonra duyu organları iyi çalışmaya başlar. Tat ve koku duyusu düzelir. Cilt kendini yeniler.
72 saat sonra Akciğer kapasitesi artar, solunum rahatlar.
2 hafta sonra efor kapasitesi artar (Yürüme, merdiven çıkmak gibi.)
1-9 ay içinde akciğer hücreleri yenilenir. Akciğer hastalıkları (zatürre gibi) riski azaltır. Öksürük, nefes darlığı düzelir.
5 yıl sonra ağız, boğaz, yemek borusu kanserleri riski %50 azalır.
Pankreas, mesane, rahim kanseri riski azalır.
Sindirim sistemi ülseri riski azalır.
Sigara gebelikten önce ya da gebeliğin ilk 3 ayında bırakılırsa erken doğum riski ve düşük doğum kilolu bebek doğurma riski, içmeyenlerdeki düzeye iner.
Kroner kalp hastalığı riski sigaranın bırakılmasından 15 yıl sonra sigara içmeyenlerin düzeyine iner.
Aynı evde yaşayan küçük çocuklar ve bebeklerin, solunum yolu hastalıklarına yakalanma riski azalır.