Banal;
Fransız kökenli bir sözcük.
Dilimize nerden pelesenk oldu bilmiyorum ama anlamını bilenler için kullanıldığında hoş olmayan şeyler çağrıştırdığı malum.
“ Baya, sıradan, alelade, herkesçe kullanılabilen, anlamı taşıyor.”
Moda gibi yani…
Erişilmesi imkansız sanır, sürekli takip edersiniz,
Yenisi çıkıncaya kadar veya Elde ettikten sonrada zaman içerisinde sıradanlaştığını görürsünüz..
Önem;
Bir şeyin nitelik ve nicelik bakımından değeri olma durumu. Ehemmiyet…
Bu sözcük de Arapçadan dilimize girmiş.
Tek başına kullanıldığında çok da anlamlı değil.
Lakin,
Arkasına aldığı çeşitli takılar sayesinde meali bazen arşa değer, bazen de tıpkı Fransız kökenli banal’da olduğu gibi sıradanlaşıp bayağılaşır.
Önem vermek,
Önem’li,
Önem’semek
Önem’senmek,
Önem’seyiş…
Hakkında kitaplar yazılır on binlerce sayfalık ardına aldığı bu takılarla önemin.
Eşya ise önemsenen,
Eti-budu,
Canı-kanı yoksa dahi, önemli ise kaybolması, arandığında bulunamaması sorun yaratıyor, yerine yenisini koymakta zorlanacağınızı düşünüyor, hayatınızı rahatlatacak imkanları onunla sağlayabildiğinize inancınız devam ediyorsa hala, gözünüzün bir ucu onda olur. Dayanamazsınız başkalarının elinde oyuncak olmasına.
Önem’siz,
Önem’li değil,
Önem’sizce,
Önem’sememek,
Önem’senmemek…
Ne denilebilir bu türlü takılar geldiğinde önemin ardına?
Ben bilmiyorum!...
Bir banal, diğeri önem…
Biri Fransızcadan dilimize pelesenk olmuş, diğeri Arapça dan.
Hangisinin ırkı daha çağdaş diye düşüneceğine insan, iki ayrı kültürden milletin aynı anlama gelen sözcükleri nasıl kullanabildiklerin kafa yormalı.
Kaldı ki, bu türlü sözcükler genellikle canlı varlıklar için, yani insan ilişkileri için sıklıkla kullanılır.
Birileri diyorsa ki size BANAL, üstüne de inceltme işaretini ısrarla koymaya çalışıyorsa telaffuz ederken;
Takmayın kafanıza, nasıl olsa fransızcadan gelmiş bir kelime deyin geçiştirin.
Ama
Önemsiz,
Önemli değil dediyse önemsediğiniz,
Orda durun.
Önem, Arapça kökenli bir kelime. En azından din kardeşiyiz bu kelimenin sahipleri ile.