01 Ağustos 2010 Pazar

24.02.2010 03:25:57 1339  defa okundu.

Aydınlatma Hatası

 

"Pes doğrusu" başlığı ile yazarak sizlerin dikkatine sunduğum yazıma oldukça fazla yorum ve görüş aldım. Olumlu veya olumsuz görüş bildiren tüm okuyucularımıza sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. Değerli Haberkale okuyucuları, bugüne kadar yazılarım üzerinden hiç kimse ile bir sanal tartışma zemininde yer almadım. Ancak yazımın muhatabı olan sayın Kurtoğlu, kendi sitesinde haklı olarak bana bir cevap yazısı yazmış ve bana gazetecilik ve köşe yazarlığı dersi vermeye çalışmış. Yazının başlığını ise "Gökhan'ım seni aydınlatayım" şeklinde atmış. Ancak yazının içeriğine bakınca bir aydınlatma hatası olduğunu görmek mümkün. Çünkü kendisi yazının içeriğine ilişkin olarak beni aydınlatmaya çalışırken, benim ondan beklediğim ve yazının can damarı olan "köşe yazarının açıktan taraf olması" noktasına hiç değinmemiş. Sizlerin de izniyle naçizane ben de kendisine birkaç kelime yazacağım.
***

Yukarıda da belirttiğim üzere, en önemli noktayı gözden kaçırmışsınız sayın Kurtoğlu, bu nokta ne mi? Hemen söyleyim, ben yazımda inanılmaz boyutlarda bir yandaşlık hissettiğimi yazıp bu konuya vurgu yaptım ancak siz bu konuya her nedense hiç ilişmemişsiniz, yanından bile geçmemişsiniz. Size göre yazınız tamamiyle bir taraf olmak anlamını taşımıyor mu? Ya da ben veya okuyucular okuduğumuzu anlamıyor muyuz? Ben diğer konular yerine tamamen taraflılığınız konusunda bilgi vermenizi temenni ederdim. Her neyse...
Nobel konusunda verdiğiniz ince bilgiler için çok teşekkür ederim. Beni aydınlattınız... Ben her an bir şey öğrenmeye açığım, yeniliklere açığım Sayın Kurtoğlu... Ancak ben bir önceki yazımda Nobel'i barış ya da Edebiyat dalları diye ayırmadan genel bir değerlendirmede bulundum. Sonuçta ortak nokta Nobel'dir benim için. Siz Başbakan Nobel barış ödülü değil de, Tıp ödülü ya da Edebiyat ödülü alsa yine bu iddianızı sürdürürdünüz eminim.
Beni aydınlatma yazınızda rakamlarla aram iyi deyip küçük bazı hesapları sunmuşsunuz... İşte ben de bunu söylüyorum. Mümkün olduğunca mesleğinizi yapın ve oraya ağırlık verin. En azından gerçek mesleğinizi (ekonomi olmasa da) size hatırlatabilmişim...
Değindiğiniz ve anladığım kadarıyla sizi oldukça üzen diğer bir nokta ise, sizin adınızı ve internet sitenizin adını yazımda zikretmediğim olmuş. Bu noktada Haberkale'yi suçlayarak, ismin onlar tarafından yazılmadığını ifade etmişsiniz. Bakınız, bugüne dek Haberkale yönetimi asla ve asla benim hiçbir yazıma en ufak bir müdahalede bulunmamıştır. Aksine her türlü konuda son derece açık ve net bir şekilde fikir ve görüşlerimi beyan edebileceğimi belirtmişlerdir. Zaten böyle bir müdahalede bulunulsa idi, ben bugün bu sitede yazıyor olmazdım. Yazımın yönetim tarafından sansüre uğradığını düşündüğünüze göre kendi sitenizde bu tip bir uygulamanız var anladığım kadarıyla...
Bir diğer husus ise, aydınlatma yazınızda mazlumlardan, hamilikten, hele Tekel işçisinden hiç bahsetmemişsiniz, buna son derece üzüldüm. Sanırım 70 gündür süren eylem sizi çok fazlaca alakadar etmiyor. Keşke biraz da bu konuları aydınlatsaydınız.
Gelelim Demokratik açılımaaa... Başbakan'ın sanatçılarla yaptığı toplantıdan bahsederek garip bir savunma yapmışsınız. Sanırım zıvanadan çıkanlar olarak nitelediklerimi anlamamış olmalısınız.. O zaman aydınlatayım kim oldukları hususunda... TBMM'de bulunan bir grup Milletvekilinden, gece gündüz sokaklara çıkıp sağa sola molotof atan, paçavraları utanmadan sergileyen, posterler açanları herhalde izliyorsunuzdur...
Eğer siz görmüyorsanız, izlemekte olduğunuz kanalları değiştirip doğru haber veren kanalları izleyin... Eminim aydınlanacaksınız... Ben işim gereği bir yayıncı olarak zaten diğer kanalları izliyorum merak etmeyin.
Sokağa çıkın, çevirin bir vatandaşı ve sorun bakalım tüm bu olanları, bakalım size ne diyecekler. Bu olaylar zıvanadan çıkmak değil midir? Eğer sanatçı toplantısı bu işi çözüyorsa ve sizin gözünüzde herşey muhteşemse ben daha ne diyebilirim ki?
Değerli okuyucular, sayın Kurtoğlu bundan sonra yazdığım yazıları dinlendirmemi tavsiye etmiş ve tansiyonumun yükseldiğini, sinirlendiğimi söylemiş. Tavsiyelerine teşekkür ederim ama gerçekten hiç sinirlenmem ve gayet rahatımdır, bilirim ki öfkeyle kalkan zararla oturur. Bence bana atfettiğiniz sıfatlar sizin satırlarınızda gizli.
Ben bir önceki yazımı sayın Kurtoğlu'nun yazısını yazdığı tarih olan 18 Şubat Perşembe'den bir gün sonra 19 Şubat Cuma günü akşam saatlerinde yayınladım. Üzerinden yaklaşık bir buçuk gün geçmişti. Acaba ne zaman yazmalıydım? 3 gün sonra mı? Hiç merak etmeyin, ben yazdıklarım konusunda son derece dikkatli davranır ve ölçümü gayet iyi bilirim. Bence siz de haberciliğin en önemli kriterleri olan "hızlı ve süratli" haberciliğe geçmeye gayret edin.
Sayın Kurtoğlu, siz de bana cevaben bir yazı yazdınız ve benimle girdiğiniz bu polemikle Kırıkkale gündeminde epeyce yer edindiniz. Ben bu çerçevede sizin bu tartışmayı uzatmak isteyeceğinizi düşünüyorum. Çünkü, bu polemikle beraber gündeme gelme ve gündemde kalma çabası içerisinde olduğunuzu hissediyorum. Sizin bu çabanıza ve ihtiraslarınıza alet olmamak adına (şahsıma yapılabilecek hakaretler saklı kalmak kaydıyla) bir daha sizinle sanal ortamda bir tartışma zemininde olmamaya gayret edeceğim.
Değerli Haberkale okuyucuları, yazımın başında da yazdığım üzere ben yandaşlığı ve taraf olmayı vurguladım ve bir takım beklentiler için bugünden temel atmanın bu mesleği zedelediğini ifade ettim. Değerli yazar arkadaşımıza da şu mesajı ileterek yazımı sonlandırmak isterim,
"Bir dahaki sefere yazının ana fikrine bakarak yorum ve düşüncelerinizi ortaya koymanız temennisiyle."  Saygılar...
 
Not: Bu arada yazınızda adımı "Gökhan" olarak doğru yazmış ancak sitenizin manşetine ise "Gökan" olarak geçmişsiniz. Sanırım bir düzeltme yapılacaktır.

Yorum Yaz


YORUMLAR
Vatandaşın birisi:
Budur işte budur, gazetecilik dersi budur. O kadar güzel yazmışsınızki sanırım daha ötesi söylenemez.Anlayana çok bile bu sözler. Bencede sizin üzerinizden prim yapıyor, fırsat vermeyin...sonsuz tebrikler.
24.02.2010 11:48:38
recep:
Tebrikler sayın Altunkaş, gene güzel bir yazı yazmışınız, elinize sağlık. fakülte sekreterinden siteci olursa öyle olur işte, gökhan ı gökan yapar. bugün de cinayetle ilgili habere otobüs durağı resmi koymuş otobüs durağı haberinede cinayet resmi.. zavallıya gülüyom napiyim
24.02.2010 17:35:14
Emmi:
Yaa regayip efendi, öyle süslü lafınan kendini övmeynen olmuyo demekki...böyle mat edeller adamı. nobeli neyi bırakta yazarın dediğine bi cevap ver. tarafmısın yandaşmısın onu bilek hele.
24.02.2010 18:07:27
erdem gönenç:
helal olsun valla beklenilen her yerde sadece eve sadece seçim bu sefer af yok kimseye...
24.02.2010 19:39:35
fehmi:
adı üstünde yandaş, prof. mustafa özbayrağa yandaş olduklarını herkez biliyorda ben burdan sayın vekilime sesleniyorum bak vekilim bunlar kene gibidir besledikçe seni emerler sonra yok olup bitersin bizden söylemesi sen bunları yanından uzaklaştırmada daha çok şimşekleri üzerine çekersin kanın daha çok emilir. kendini övdürmek için site falan kurdurma kimseyi, o siteden başka vekilleride karalatmaya çalışma ters teper. bizden dost tavsiyesi vekilim, saygılarımla
24.02.2010 19:57:55
Yandaş Vatandaş:
GÖKAN bey ilk önce siz reagip beyin size cevabındaki ana fikri bi anlayın.Yandaş olmakla sucluyosunuz sizin görev aldgınız bu sitede hiç yandaşlık yok mu allah aşkına bi inceleyin stenizi iktidarı suclayıp duruyorsunuz.Sokaktaki vatandası cevirip sorun diyorsunuz secimlerde de soruyorlar ve noluo %47 oranı ile tek başına iktidar oluyor lütfen başkalarının kişisel düşüncelerine yorum ve kanaat getirmeyiniz.İşinize odaklansanız bu site daha ileri de olabilir emin olun..!
25.02.2010 13:27:47
yiğit:
Yani kimseye bişey diyemem ama yandaş vatandaşa bi sözüm var, senin dediğin yüzde 47 eskide kaldı.o zaman bu kadar gerilim bu kadar kavga ve açılım yoktu.şimdi sen oturda yeni seçime bak, görürsün bakalım kaç alacağınızı.sokaktaki vatandaş kan kusuyo çıkta sor bakalım.anca burdadan atıyosunuz...5 kuruş para yok cepte haberin var mı?
25.02.2010 16:07:35
Ethen Başolyarak:
çok güzel özetlemiş durumu tebrik ederim ...
25.02.2010 16:44:48
Fatih Gürgen :
Biri köşe yazarı tarafsız olmalı gibi çok saçma bir düşünceyi savunuyor, diğeri kendini övmekten başka birşey yapmıyor. Allah aşkına bu gazetecilik yada köşe yazarlığı yapmak için bi kıstas yokmu. Yani eline kalem kağıt alan herkes köşe yazarı yada gazeteci olabiliyor mu? Bu meslek bu ka..
25.02.2010 18:37:18
Ozan EFE:
"Fatih GÜRGEN, sizi kutlarım.. Zaten en sağlıklı eleştiri; vukuatın içerisinde kendine rol biçmeyen zihinlerden çıkar..Bu site haber sitesi falan değil, tek yönlü yol gibisiniz.. Eğer işiniz habercilikse, TARAFSIZLIK bu işin çekirdeğidir.. Ama içeriğiniz siyasi ise, size kimse bir şey demez, ama üretici sattığı malın menşei ni yaftasında belirtmelidir.. Üstelik tarafsızlık da neymiş yahu, yok öyle birşey.. Eğer tarafsızım diyorsan, tarafsızlıktan yana taraf olmuş olmazmısın...
25.02.2010 19:25:11
Yandaş Vatandaş:
yiğit arkadaşım evet benim dedigim %47 eskide kaldı yeni seçimde %50 olcak bu kadar kavga dedigin muhalefetin halkın kafasını bulandırmak için kendi cıkarları için yaptıkları provakasyonlardır.Açılımın amacını anlayamamışsın sen sizin muhalefetler bıraksaydı açılım tamamlansaydı suanda ülkemiz Çok değişik yerlerde olurdu bıraksanız bu başbakan DEVRİM YAPACAK DEVRİM
25.02.2010 21:03:40
yiğit:
valla yandaş vatandaş bence zor görürsün yüzde 50 leri..aşağıdan uçun biraz, 29 mart yerel seçimlerinde yüzde 38 e çakılmadımı bu parti.ee şimdi bi 10 puam daha gider merak etme sen.hayal aleminde geziyosunuz...bu arada gördük devrimi , açılımı maşallah...kimse kimsenin önüne durmuo buyursun herkes yapsın ne yapıyosa.
26.02.2010 15:19:14
ADNAN ABALI:
SEVGİLİ KARDEŞİM GEÇEN YORUM YAZMIŞTIM YAYINLANMAMIŞ SİYASI YASAK GELDİ TARAFIMIZA HER HALDE OYSA AİLENDEN ALDIGIN TERBİYEDEN ÖTÜRÜ SENİ ÖVMÜŞTÜM AMA KABUL GÖRMEMİŞ SAGLIK OLSUN BAŞARILAR DİLERİM SANA
05.03.2010 21:51:07

YAZARIN TÜM YAZILARI
Soru: Özbek Aday Olur mu? - 25 Mart 2010 Perşembe 15:54
Aydınlatma Hatası - 24 Şubat 2010 Çarşamba 03:25
Pes Doğrusu... - 19 Şubat 2010 Cuma 18:54
2009 Yılı ve Akılda Kalanlar - 28 Aralık 2009 Pazartesi 18:57
Bölgecilik mi, Particilik mi? - 15 Aralık 2009 Salı 01:22
Tehlikeli Tırmanış - 24 Kasım 2009 Salı 15:11
İşte Belediye, İşte Kırıkkale... - 19 Kasım 2009 Perşembe 14:16
Çanlar Tonga İçin Çalıyor - 06 Kasım 2009 Cuma 17:23
Alın Size Açılım - 29 Ekim 2009 Perşembe 22:15
Yeni Alfabe: (W-Q-X) - 25 Eylül 2009 Cuma 11:39
Açılım ve Şehit Orhan... - 10 Eylül 2009 Perşembe 17:14
Patlamayan Fabrika, İl Başkanlığı ve Tonga - 03 Eylül 2009 Perşembe 22:47
Çiftçi Vekillerini Bekliyor... - 26 Ağustos 2009 Çarşamba 10:53
Bir Mektup... - 13 Ağustos 2009 Perşembe 00:00
İnceden İnceden... - 06 Ağustos 2009 Perşembe 00:00
Açılın Açılın, Biraz Daha Açılın! - 29 Temmuz 2009 Çarşamba 00:00
Ne Oldu Bulvar Projesi Sayın Başkan? - 22 Temmuz 2009 Çarşamba 00:00
Çile Yolu - 17 Temmuz 2009 Cuma 00:00
Yorumlar - 09 Temmuz 2009 Perşembe 00:00
ÖZBAYRAK'A SORUYORUM - 07 Temmuz 2009 Salı 00:00
Haydi Vekiller Köylere - 03 Temmuz 2009 Cuma 00:00
Kırıkkale'ye Vaatler - 30 Haziran 2009 Salı 00:00
TSK Kimlerin Hedefinde? - 29 Haziran 2009 Pazartesi 00:00
İran'da Yeşil Devrim - 23 Haziran 2009 Salı 00:00
"İrtica Eylem Planı" - 16 Haziran 2009 Salı 00:00
Teşvik Paketi ve Kırıkkale - 09 Haziran 2009 Salı 00:00
Mayınlı Araziler ve 45 Yıl Sonrası - 04 Haziran 2009 Perşembe 00:00
Seçim İşaretleri - 01 Haziran 2009 Pazartesi 00:00
Şener ve Türkiye Partisi - 27 Mayıs 2009 Çarşamba 00:00
Aşırı Sürtünme - 26 Mayıs 2009 Salı 00:00