Türkiye’nin bir çok kentinde olduğu gibi Kırıkkale’de de mahalle baskısı etkendir çoğu zaman.
Özellikle küçük yerleşim bölgelerinde veya gelişmeye namzet şehirlerde mahalle baskısı hep ön plana çıkmıştır.
Bilinçsiz toplumlarda daha çok kendini hissettiren bu baskı, insanların özel hayatlarını şekillendirebildiği gibi kurum, kuruluş ve sektörler ile bu alanlarda iştikal edenleri de olumsuz etkileyebiliyor.
-Yargıyı
-Emniyeti
-Yerel idareyi
-Bürokratları
-Esnafı
-Öğretmeni
-Avukatı
-Doktoru
-Sivil örgütleri
Ve hatta siyasetçileri bile çeşitli baskı yöntemleriyle etkisi altına alabilen mahalle baskısı, bugün hala güncelliğini koruyor diyebiliriz.
Buna en yakın örnek ise, geçtiğimiz hafta Sanayi mahallesinde yaşanan ölümlü bir trafik kazası ve kaza sonucunda ölen şahsın mahallesinde ortaya çıkan söylentilerdir.
Ne kadar doğru, ne kadar yalan yanlış henüz bilmiyorum.
Ancak mahallede çıkan söylentilere bakılacak olursa hem emniyet teşkilatı ve hemde yüksek yargı mahalle baskısı yöntemiyle büyük bir töhmet altına alınmak istenmektedir.
Tabi burada gerek emniyet teşkilatı ve gerekse yüksek yargı, gerçekten mahalle baskısının etkisi altında yıpratılıp yıpratılmadığını anlamak gerekiyor.
Bakınız olay şöyle;
“Sanayi mahallesinin alt girişinde motosikletli bir kuryeye, ehliyetsiz bir sürücünün çarpmasıyla kaza meydana gelir.
Motosikleti kullanan sürücü kaldırıldığı hastanede ölmüştür.
Ehliyetsiz yakalanan yaşı küçük sürücü ise, ölümlü bir trafik kazasına sebebiyet vermesine rağmen salıverilmiştir.”
Bunu duyan mahalleliler şimdi isyan halinde.
Dillerinden düşmeyen konu ise, ehliyetsiz sürücü tutuklanması gerekirken nasıl ve hangi şartlarda salıverildiğidir.
Anlayacağınız kaza sürecinde yaşananlar doğru ise mahalleli haklı.
Yok yalan yanlış söylentiler ile insanların kafaları karıştırılmak isteniyor ise işte burada tam anlamıyla mahalle baskısı uygulanıyor demektir.
Üstelik hem emniyet teşkilatı hemde yüksek yargı ciddi anlamda yıpranıyor.
Türkiye’nin kritik bir süreçten geçtiği şu dönemde, sanayi mahallesinde başlayan bu tür mahalle baskısı bitmeyecek elbet.
Yarın bir gün Kırıkkale’ye yayılacaktır.
Tarihin karanlık dönemlerinde mahalle baskısı ile dinsiz ve namussuz kamburu sonucu linç edilen insanları hepimiz biliyoruz.
Şimdi soruyorum?
Gerçekten motosikletli kurye ehliyetsiz sürücü tarafından mı ölümüne sebebiyet verilmiştir?
Öyle bir durum söz konusu iken, geçekten sürücü salıverilmiş midir?
Yoksa tüm bunlar yanlış olup, emniyet teşkilatı ve yargı üzerinde mesnetsiz linç girişimi mi yapılıyor?
Merak ediyoruz, aydınlatılır ise hem mahalleli, hem ölen motosikletlinin ailesi ve çocukları, hemde Kırıkkale halkı rahatlayacaktır.