Öncelikle tüm okurlarıma sıcak bir merhaba diyerek söze başlamak lazım .
Uzun zaman olmuş yine.. (bakınız: 25.mayıs.2009 tarihli’ Hayat az bir soluklan ‘ isimli yazımız.)
Bu arada ülke gündemi o kadar hızlı değişmiş ki.
Kozmik odalar, soruşturmalar, araştırmalar.
İyi keseleniyoruz bu ara. Ne kir kalacak ,ne de izi. Hayırlısı.
Bu gün eğer benimle aynı duyguları paylaşırsanız ‘ sizlere bir başarı öyküsü anlatmak istiyorum.
2007 yılının 20 şubat tarihinde başlayan
Kırıkkale İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube müdürlüğünün başarı hikayesi.
Yapılan çalışmalar hakkında biraz bilgi vermek istiyorum sizlere.
2007 yılında 25 konferans ve 4500 öğrenci
2008 yılında 35 konferans ve 6000 öğrenci
2009 yılında 35 konferans ve 6000 öğrenci ve devam edecek onlarca konferans ve binlerce öğrenci.
terör ve terör örgütlerinin eleman temin etme yöntemleri, gençlerin terör örgütlerinin etkilerinden korunma yolları, örgüt mensuplarının yaş ve öğrenim durumları, örgütlerin gelir kaynakları, eylem şekilleri, neden ülkemizin terör tehdit altında olduğu konu başlıklarında bilgiler aktaran konferanslar.
Amacı : emniyet teşkilatının asli görevlerinin yanı sıra önleyici hekimlik yaparcasına suçun oluşumunu engellemek,
Toplumda milli birlik ve manevi duyguların gelişimini pekiştirmek.
Gençlerimizin , ülkemizin yaşamakta olduğu sıkıntıları nasıl aşılacağı konusunda düşünmelerini sağlamak,
Geniş ve derinlemesine düşünmenin yollarını açmak.
Bilgilenmek, bilinçlenmek,
Bu tür yasadışı yapılanmaların ana besin kaynağı olan genç nüfusun aydınlanarak , bu guruplara katılımın engellenmesini sağlamak
Ve her şeyden önemlisi TÜRK olmanın gururu , şerefi ile aydınlanmış ve çalışkan nesiller yetiştirebilmek.
Kendisi ile yaptığım bir sohbette ‘ gençlerin hep bir takım bahaneler bularak ülke geleceği hakkında düşünmekten kaçındığını ‘ ifade etmişti Aydın Çalışkan.
Ve anlıyorum ki ülkesini en az onun kadar seven gençler yetiştirmediğimiz taktirde
yarınlarımız ipotek altında olacak.
Ben çok umutluyum artık, bu tür çalışmaların yaygınlaşarak çoğalacağını biliyorum.
Anne ve babalar!
Bu katillere kaptırmayalım evlatlarımızı.
Bu çakal sürüsü kanlı ellerini süremesin artık canlarımıza.
Bu kendini kaybetmiş zavallı sürü , değil silahını, gözünü bile değdirmesin MEHMETÇİĞİME.
Eğer biz bu konuda toplumsal olarak bilinçlenmezsek bu itler, istedikleri gibi tepinecekler bu topraklarda..
Ey insanlıktan çıkmış itin oğlu !
Bastığın yerleri ‘toprak’ diyerek geçme, tanı
Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.
Teşekkür ederim Aydın bey!
Hem de çok.
Yaptığınız tüm çalışmalar için, emekleriniz için ve hiçbir zaman kaybetmediğiniz ve kaybetmeyeceğiniz bu coşkulu heyecanınız için.
Bu vatan size ve sizin gibilere minnettar kalacaktır.