“Seyranî der var mı bunun ötesi
İnsanı mahfeder kendi hatası
Ermeni’nin pastırması, ketesi
Kaypak Müslüman’ı dinden çıkarır”
Bu da neyin nesi mi, diyorsunuz.
Aklıma geldi birden.
Osman Durmuş’un malum meseledeki konuşmalarını dinledikten sonra hani şu yandaş zevatları da görünce.
Bizim Kırıkkale’den de Osman beyi kınayan sesler duydum.
Bir önceki yazıma gelen yorumları da okuyunca aklıma geldi Seyrani usta.
Hele şu son iki mısra, cuk diye oturdu.
Ermeni’nin pastırması, ketesi
Kaypak Müslüman’ı dinden çıkarır
Öyle yorumlar ve konuşmalar var ki, gündemden atmak istesem de bir yazı daha yazmak ihtiyacı duydum.
Kim ikinci peygamber ilan ediyor başbakanı?
Aydın İl Başkanı…
Kim ilan ediliyor?
Başbakan.
Ya Osman Bey?
Bu küfür sözleri açıklıyor.
Açıklarken başbakan yok, bütün AKP'li vekiller yutuyorlar.
Sonra başbakanın meclise girmesiyle birlikte bir vekil her nedense çıkıp “Bu güne kadar hiçbir AKP'li, başbakana ikinci peygamber diyecek kadar densizlik etmedi, ama bu meclis kürsüsünde bir vekil bu densizliği etti” demesiyle malum harekât başladı.
Üstat Necip Fazıl’ın “Durun, kalabalıklar, burası çıkmaz sokak” sözünün en münasip olduğu yer ve zaman o yer ev o zamandı.
Hele bir durup bakalım, ne oldu?
Bekir Bozdağ’ın dediği doğru mu?
Gerçekten 2. Peygamber diyen bir AKP'li var mı, yok mu?
Olmaz mııııı?
Hem de Aydın gibi önemli bir vilayetin İl başkanı bu sözü alkışlar arasında bir kongrede haykırıyor.
Sonra? Sonra da ilk yerel seçimde İl Genel Meclisi Üyesi, yani yerel mecliste AKP'yi temsil eden bir üye seçiliyor?
Bu yalan mı?
Değil, çünkü hemen ertesi günü Ankara’ya getirtilip istifası alınıyor.
Hani şu ortalığı karıştıran Bekir Bozdağ’ın üstlendiği yalakalık, goygoyculuk ne rütbe verdirecek merak ediyorum.
Herkes Osman beyin özür dilemesini bağırırken, bu sözün esas sahibini unutturmak için bir gayrete girdi.
En çok bu talihsiz açıklamayı yapan Kırıkkale Diyanet-Sen başkanı Musa Öksüz’ün açıklaması tuhaftı.
Hâlbuki Sayın Öksüz samimi bir kişi olsa, önce bu terbiyesizliği ve küfre varan sözlerin sahibini önce tecdidi imana, sonra da tövbeye davet ederdi.
Eğer Aydın İl Başkanını sırf makam hırsı ile müdafaa edecek kadar ileri gidiyor da, o da başbakanda bir kutsiyet buluyorsa onun yeri bir vakitler benimde yer aldığım o şerefli grup değil, açacağı bir ayrı din kolunun zangoçluğudur.
Önce kendisi çıkıp tecdidi iman, tövbe ve özür beyan etmek zorundadır.
İşte bu açıklamayı da okuyunca Seyrani Ustanın son iki mısrasını tam yerine koyuyorum…
Ermeni’nin pastırması, ketesi
Kaypak Müslüman’ı dinden çıkarır
Düzeltme ---
"Kaypak Müslüman'ı Dinden Çıkarır" başlıklı yazımdaki Diyanet-Sen Kırıkkale İl Temsilcisi Ünal Uzun iken sehven Musa Öksüz yazılmıştır. Bu yanlışlıktan dolayı Diyanet Vakıf-Sen Kırıkkale İl Temsilcisi Musa Öksüz'den ve sendika mensuplarından özür dilerim. Hasan ULUSOY