Yerel seçimlerde 30 bin oy alan ve Türkiye ortalamasının çok üzerine çıkan Demokrat Parti’de şu sıralar fırtına öncesi sessizlik yaşanıyor. Bu sessizlik sonunda ya hava açılacak gemi yol almaya başlayacak yada fırtına halatları koparacak ve gemi fırtınada kaybolup gidecek. Peki bu güne nasıl gelindi ona bir bakalım;
1- Yerel seçimlerde parti adayı Mahir Yılmaz ile parti teşkilatı hiçbir partide olmayan güzel bir birliktelik ve uyum sergilediler. Bu uyum, DP ve Yılmaz’ı bugüne kadar alınan en yüksek oy sayısına ulaştırdı.
2- Seçim sonrası bu birliktelik devam etti. DP İl Başkanı Adem Tonga ve Mahir Yılmaz kısa bir süre öncesine kadar ortak hareket ediyorlar.
3- Genel Başkan Hüsamettin Cindoruk ile Adem Tonga’nın yıldızı zaten barışmıyordu. Tonga büyük kongre öncesinde de Cindoruk’un partiye verebileceği bir şey olmadığını, geçmişte partiyi parçalayan isim olan Cindoruk’la bütünleşmenin sağlanamayacağına vurgu yapıyordu.
4- Mahir Yılmaz ise ANAP kanadı ile yaşanan çekişme sonrasında Tonga’dan desteğini birden bire çekti ve il başkanı olarak genel merkeze ANAP’ın onay vermediği Yusuf Atlı’nın ismini önerdi. Genel merkezde Tonga’yı görevden alarak Atlı’yı il başkanı olarak atadı.
5- Bu hareket Tonga ile Yılmaz arasında ki ipleri kopardı.
6- Atlı’nın atanması ANAP’ta da tepkiye neden oldu. ANAP kanadı DP’nin iki partiden müteşekkil olduğunu dile getirerek önce Atlı ismine karşı çıktı sonra il başkanı DP’dense merkez ilçe başkanı da bizden olacak şartı ortaya koydu.
7- Atlı yönetim kurulunu oluşturdu ve genel merkez iletti ancak ANAP’ın merkez ilçede ki şerhi nedeniyle genel merkezde ki ANAP yöneticileri Atlı’nın yönetimini onaylamadı.
8- Partinin ANAP kanadı Merkez İlçe Başkanı Hayati Çimen’i istemiyor. Çimen’in yerine Adem Özbek, Hüseyin Eflatun Tufan yada Bülent Gögem gibi ANAP kökenli bir ismin merkez ilçe başkanı olması yönünde bastırıyor.
9- Bu arada uyumlu olmadığı ve başarısız olduğu gerekçesiyle görevden alınan Adem Tonga’da tüm bu gelişmelerden sonra Tansu Çiller’le birlikte hareket ediyor. Zaten önceleri de Tonga Cindoruk’a karşı Çiller ekibi içerisinde yer alıyordu.
10- Yusuf Atlı il başkanı olmasından sonra parti binasını Köksallar İşhanı’na taşıdı ama partililerin önemli bölümü Adem Tonga ile birlikte eski il binasında buluşuyorlar. Yani parti burada ikiye bölünmüş durumda.
Şimdi tüm bu gelişmeleri yorumlayalım.
Öncelikle Cindoruk’la bu iş olmaz. Bunu daha öncede söyledim. Emanetçi ise bir an önce başkanlık görevini bıraksın ki DP genel seçimlere güçlü bir genel başkanla girebilsin. Yok ben devam edeceğim diyorsa DP ilk genel seçimlerde tarihi bir hezimete hazır olsun. Bu noktada Tonga’nın Cindoruk söylemlerine katılıyorum.
Gelelim Kırıkkale ayağına. Öncelikle uyum ve başarısızlık gerekçesi ile görevden alınması gereken isim Adem Tonga değil Hayati Çimen olmalıydı. Bunu yerel seçim sonrasında da dile getirmiştim. ANAP kanadının merkez ilçe bizden olsun şartını da haklı buluyorum. Sonuçta iki partinin eşit şartlarda yönetimde söz sahibi olması lazım. Bu arada Hayati Çimen dün Adalet Partisi’nin 61. kuruluş yıldönümü nedeniyle bir basın açıklaması yapmış. Sadece birkaç gazetenin davet edildiği toplantıda Çimen’e Adem Tonga’nın başarılı olup olmadığı sorulmuş. Çimen’in cevabı ilginç ‘Evet Sayın Tonga başarılı olmuştur’ Şimdi genel merkez Tonga’yı başarısız diye görevden alıyor ama merkez ilçe başkanı başarılı diyor. Yani Çimen’le genel merkez ciddi ölçüde çelişiyor. Bu da partinin şu an ki içinde bulunduğu durumu ortaya koyuyor. Kimin ne dediği, ne yaptığı belli değil. Yapılanlara kimse arka da çıkmıyor karşı da durmuyor. Sadece istişare yapılmadan alınmış kararlar ve fevri davranışlar dikkat çekiyor. Dananın kuyruğu ise 16 Şubat’ta kopuyor. 16 Şubat’ta Atlı’nın listesi onaylanırsa şimdilik sorun çözülmüş oluyor. Eğer onaylamazsa ortalık toz duman olur haberiniz olsun. Son olarak Mahir Yılmaz’ın Adem Tonga’ya haksızlık yaptığını düşünüyorum. Tamam Tonga görevden alınabilir. Ama yöntem yanlış oldu. Yaptığı hamle Yılmaz’ın uzun vadede başını ağrıtacak gibi duruyor…