Çocuklar kaçırılıyor yurdun her yerinden dizi dizi.
3-5-7-8-10-18 yaşları, hiç fark etmez.
Dertleri nedir,
Ne akla hizmet eder kaçıranlar bilinmez;
Bildiğimiz kaçırıldıkları…
Tüm aramalara rağmen ya cesetlerinin bulunduğu,
Yada gölgelerinin bile izine rastlanılmadığı.
Yan baktın,
Omuz attın,
Geçerken güldün, mırıldandın…
Çek silahı vur alnından. Toru topu üş-beş seneye mal olur. Oda yakalanır, birkaç yalancı şahit bulamazsan.
Sarkıntılık etmek,
Laf atmak,
Taciz etmek, Irza geçmek,
Sıradan vakalar artık.
İfadeyi al, dışarı salıver. Ceza bir yana, altın madalyayı boyuna geçirmek bile olası.
Hırsızlık eskiden bireysel bir olaydı. Kimi yokluktan, kimi meslekten; muhakkak ki zenginden çalardı.
Topuna bir bekçi başı Ali yeterde artardı.
Şimdi organize namussuzlar.
Zengin tedbirli!..
Moda, devleti yönetenlerle el ele verip yoksuldan çalmak. Suç sayılmadığı için cezası da yok. Daha çok iş birliği, daha çok paylaşımcı ruhuna sahip olmak, kesin kes ileride yurdun en itibarlı kişisi yapar adamı.
Seksen yıllık cumhuriyetin kazanımları haraç-mezat satıldı, çalışanları sokağa atıldı. Aç kalmamak, açıkta kalmamak için mücadele ediyorlar karda kışta.
Hak istiyorlar ama hak dağıtma noktasında olanlar da onlardan yardım istiyor “ne istiyorsun bacından bacın ölüyor acından” misali.
Gün geçmiyor ziraat odaları başkanı basında. Bu gün domates ithal eder olduk. Ertesi gün Mısır, patates, şeker, yağ, çay, fındık vs. derken müjdeyi! Patlatıyor, yakında ithal ekmeğimiz de olacak diye.
Esnaf,
Emekli,
Öğrenci-öğretmen,
Memur herkes birbirinin gözünün içine bakıyor biri yansa da kalanı aydınlığa kavuşsa düşüncesiyle.
Kısaca,
Memleket sahipsiz arkadaş.
Elimden tutsun değdin de elinden tutması için birilerini arıyor yanı başında.
Bulamadıkça, cinnet geçirip bulduğunun gırtlağına sarılıyor.
İktidar şaşkın bu duruma. Zaten memleket ahvalinin bozulmasında da pay sahibi olmadığını tekrarlayıp duruyor.
Haklı!..
Onlar kendi istek ve iradeleri ile bir şey yapmadılar ki memlekete.
Okyanus ötesinden yazılıp ellerine tutuşturulanları uyguladılar, sonuç böyle oldu.
Rol gereği doğruları söyleyip yol göstermek zorunda olan muhalefet ise, il il kendinden olan başkanlarının ekonomisini düzeltmekle meşgul.
Bizim kısmetimize de Aliye hanım düştü.
Hayırlara vesile olur inşallah!..