“Söylediğine değil, Söyleyene bak”
Der atalar.
Bir de,
“Aynası iştir kişinin lafa bakılmaz” derler.
CHP Kırıkkale il başkanı Aliye hanım demeç vermiş, dandikten bir sınavla tekmili birden akraba-ü talikatını itfaiyeci olarak belediyeye yerleştiren Irmak belediye başkanı hakkında.
“Belediyeyi, akraba belediyesi” yaptı diye.
Sevsinler!..
Kendi bebesini itfaiye eri olarak işe alan başkana devletin-milletin belediyesini akraba belediyesi yaptı denebiliyorsa,
Birde bunu diyen ALİYE GÜNDÜZ ise,
Ulu önder Atatürk’ün kurduğu, Kırıkkale özelinde üç bini aşkın üyesi olan CHP gibi bir partide Kardeşini disiplin kurulu başkanı,
Dayı oğlunu merkez ilçe başkanı,
Kız kardeşi il yönetim kurulu,
Diğerini ilçe yönetim kurulu üyesi,
Yeğenlerden bazılarını gençlik kurulu,
Bazılarını, (özellikle soy isim tutmayan yakın akrabalar da yeğenden sayılır) her kurulun yedeği,
O da olmadı,
18 YAŞINDAN gün almış tamamını dağ evi köyü dahil mahalle, ilçe, il delegesi yapan insana ne demeli?
Veya ne denir?
Büyük lokma yemeli insan,
Büyük konuşmamalı.
CHP İL BAŞKANI ALİYE GÜNDÜZ, Irmak belediye başkanına ya da benzeri insanlara benzeri konularda böylesi böyyük ve mühim laf ederken kırk kere düşünmek zorunda.
Hoş,
Her zaman yaptığı gibi düşünmese de olur çünkü bugüne kadar benim ve benim gibi her şartta CHP’ye oy vermiş insanlar için hem kendisi, hem söylediği, hem de tüm şaibelere rağmen onu o makamda oturtmaya devam eden partisi, ciddiye alınacak şeyler değil artık.
Allah bahtını açık etsin, seçimde genel merkezden gönderilecek paralarla çarşısına Pazar versin.
***
İstanbul’dan vekillik müracaatı etmişken Kırıkkale’den seçilen,
Zafer caddesi üzerinde dururken Zafer caddesini soran,
Üyesi olduğu parti başta MKE olmak üzere devlete ait ne varsa satacağız derken gazetelere MKE’yi eski gücüne kavuşturacağız diye demeç veren Vekilimiz Mustafa Özbayrak,
“Kürt açılımını halka anlatamadık” demiş esnaf odalarını ziyareti sırasında.
Haklı!..
Önceki adı Kürt açılımı,
Gelen tepkiler üzerine mutasyona uğrayarak “demokratik açılım” olarak isim değiştiren ne üdüğü belirsiz açılımı anlatamadı sayın vekil bizlere.
Anlatmaları da mümkün değil zaten…
Çünkü,
Sınırları sayın başbakanın kafasında olan bir şeyi anlamalarının, anlatmalarının imkan ve ihtimalinin olmadığını en iyi kendileri bilirler..
İnanıyorum,
Açılımın ne olduğunu bilse anlatır, anlatabilir sayın vekil…
Ama,
Maalesef kendisi de bilmiyor ki!..
Ne demişti atalar,
“Söylenene değil söyleyene bak…”
Baktım, ciddi bir şey yok ortada.