“ Deveyi yardan atlatan bir tutam ot’tur” der atalar.
Bu coğrafyada yaşayan insanları ikna etmekte bir selamın başında sevgili dost.
Ama nasıl,
Hangi selam?
Cenaze bilir,
Düğün bayram gezer,
Düşküne yardım eder,
Olanı olduğu kadarı ile ihtiyaç sahibi ile paylaşırsan,
Büyüklenmez,
Mütaviziliği elden bırakmaz,
Yeri geldiğinde küçükle küçük,
Büyükle büyük olur,
Cenaze evinde ağlamayı,
Düğün evinde oynamayı bilirsen,
Hatırında güdülür, gönlünde görülür.
İnsanlar “deve” değil bir tutam ot peşinde koşacak…
Eşek hiç değil, ihtiyacın olduğunda yüklediğin yükü taşıyacak.
Parasını-piresini,
Zamanını,
Malını mülkünü,
İşini-gücünü,
Paylaşan,
Onları dost edinenlerin verdiği omuzla anca bu kadar gidebilirdin,
Ve sende o kadar gittin adamım.
Yaşın küçük,
Bu seçimde aday olmakla büyük bir cesaret örneği gösterdin…
Tebrikler!..
On yılı aşkındır içinde bulunduğun ticari hayatla birlikte ilk defa sosyalleşmeye, toplum adamı denilen şeyden olmaya başladın.
Biraz kitap, çok azda kendi çıkardığın gazeteyi takip eder okur, arada bir kültür-sanatla ilgilenirsen, kürsüye çıktığında karşındaki topluluğa meramını sular seller gibi anlatma yeteneği kazanırsın.
Unutmayasın adamlık,
Vermekle olur.
Rivayet odur ki, Manisa’dan kendilerine bir çift Öküz hibe etmesi için gelen köylülere Aslan bey, mandırasının en yiğit, en besili öküzlerini hediye etmiş. Bir-iki gün misafirlikten sonra gerisin geriye öküzlerle yola çıkan köylülerin arkasından bakan kahyanın, beyim ne yaptınız siz, hiçbir karşılık gözetmeden tanımadığınız insanlara öküzleri verip saldınız, üstelik harman zamanı” demesi üzerine Aslan bey,
“Boş ver be Kahya, demek ki adamların bizden fazla ihtiyaçları varmış bu öküzlere… hem bu giden bir çift öküz değil, bizim namımızdır” demiş.
Umarım, bu hikayeden bir ders çıkarır,
Bundan böyle olanı iç cebine saklamak yerine ihtiyaç sahipleri ile paylaşırsın.
Son hatırlatma!..
Hatır güdeceksin ki,
Hatırın güdülsün…
Adamım!..