Memleketin durumunun iyiye gitmediğini, gelişen olayların hiçte iç açıcı olmadığını mısırdaki sağır sultan bile duydu, biliyor...
Bizi yönetenler her ne kadar pembe tablolar çizmeye, ellerine geçen en ufak bir fırsatta dahi her şeyin güllük gülistanlık olduğunu söylemeye çalışsada, ne ekonomide, ne dış politikada, nede iç politikada millet hayrına yapılan bir tek işin olmadığını biliyor, görüyoruz.
Bütün bunların üstüne birde lafının sözünün nerelere gittiğini, kimleri nasıl incittiğini bilmeyen yerel siyesetçileride koyduğunuz zaman, içinde bulunduğumuz durum çekilmez oluyor, vesselam...
Cumhuriyetimizin 84 yılda elde ettiği kazanımlar birer birer elden çıkarılırken, ( Tüpraş, Erdemir, Telekom, Seydişehir, Çeşitli Bankalar, Basın-Yayın organları, Sahil Yörelerimiz, Ormanlarımız gibi daha niceleri)
Sabah işe gidip, sağ salim akşam tekrar eve dönme garantisinin olmadığını bilirken,
Amerika gibi 10 bin kilometre uzağımızdaki bir ülkeden sınır güvenliğimizin sağlanmasını, vatandaşlarımızın ve askerlerimizin hain kurşunlarına hedef olmamalarını ellerimiz açık talep ederken, işlerin doğru düzgün gittiğini, gelecek kuşaklara rahat, zengin, ve müreffeh bir ülke bırakacağımızı kim söyleyebilirki!..
Yada söyleyen olsa bile,
Kim inanırki?
Dün gördük!..
Askerler kaçırıldığında 72 saat süre isteyenler, bizim gevşekliğimizden de istifade ederek 14 gün sonra lütfedip evlatlarımızı geri verdiler...
Demekki stratejik ortağımız ve kadim dostumuz Amerikanın(!) gönlü tutunca
bazı şeyler kendiliğinden olabiliyormuş!
Her neyse, teröristlerce rehin tutulan askerlerimizin kıtalarına sağ salim tesliminden millet olarak hepimiz sevinç duyuyoruz...
Ya şehit olanlarımız ne olacak?
Kim verecek onların hesabını?
Unuttukmu!
Amerikanın himayesindeki topraklardan, Amerikan silahları ile 150-200 kişilik guruplar halinde üstümüze geldiklerini,
Bir seferde 12, 30 yılda on binlerce Mehmet'imizi katlettiklerini;
Unuttukmu?
Sanmam!..
Ama unutanlarında olduğu su götürmez bir gerçek olduğu gün gibi ortada.
Baksanıza;
8 Askerimiz hiç kimse tarafından yetkilendirilmeyenlere! ve kimden yetki aldığı bilinen! kimselerce tutanak karşılığı teslim edilirken, Ankara'da bazılarının ağzı kulaklarına varıyordu...
Bu gün başbakanımız Amerikada;
Başkan Buşt ile görüşecek!..
Ne görüşecek, neyin müjdesini verecekse!!!
Dış işlerimiz böyle!
İç'i anlatmaya kelimeler yetmez..
Ekonomi dersen, millet her gün daha da yoksullaşıp kurulan onlarca aş evlerinin önünde bir kap yemek için birbirinin gırtlağına sarılırken, Tarikat ehli insanlarımız mersedesten inip, BMW' ye binmeye devam ediyor...
Tamda, birlik, beraberlik, kardeşlik türkülerinin söylendiği bir günde profosör olmuş bir zevatda kalkmış, "Alevilere diyanetten pay verirsek yarın birgün satanistlerde ister" diye lakırdı kullanıyor...
Yazıklar olsun...
Üstüne üstlük, birileride yapamadıklarını yapmış, yaptıklarını da olmamış gibi gösterip, memleketi güllük gülistanlık bir yermiş gibi anlatmaya devam ediyor.
Yersen tabi!..