Belediye’ye birazda ekonomik açıdan bakmak istedim.
Belediye gelirlerine baktığımız zaman en büyük gelir kaynağının ESO olduğu görülmektedir. Yaklaşık olarak 60,000 su abonesinin bulunduğunu düşünürseniz ortalama bir aboneye 40,00 TL su faturası geldiğini ve bunun yaklaşık olarak 2,4 trilyon olduğunu düşünürsek sadece sudan belediye personelinin maaşının rahatlıkla aşıldığı görülecektir.
Tabi ki; bir belediye yönetilirken sadece gelir unsurlarına bakmamak gerekiyor. Birde gider unsurlarına bakmak gerekmektedir. Bunların başında da çöp, elektrik,fırın , taşımacılık,personel giderleri, SSK primleri , vergiler akaryakıt giderleri gelmektedir.
Şimdi sırayla değerlendirelim, sayın başkan bu konularda neler yapmış;
Çöp; başkan göreve gelmeden önce çöp kadrosunda yaklaşık 120 personel bulunmaktaydı. Başkan göreve geldi ve çöp işi özelleştirildi. aldığım bilgilere göre yaklaşık olarak 5 yıllık süre için ödenecek rakam 25-30 trilyon arasında bir rakam olduğu söylenmekte. Burada başkana şunu sormak lazım acaba 120 personelin gideri beş yıl boyunca 25-30 trilyonu buluyor muydu. (Özel bir şirkete istihdam edilmek suretiyle 120 istihdam azalması)
Elektrik; maalesef özellikle su arıtma tesisinin birinci sınıf yapıldığını beyan eden başkan; aylık elektrik bedeli olarak 600,000 TL gibi bir bedel ödeyerek sudan gelecek karlılık oranını tamamen düşürmüş, elektrik konusunda tasarrufun nasıl yapılacağı ile ilgili hiçbir çalışma yapmamıştır. Buda belediyenin borç batağına düşmesine vesile olmaktadır. Tabi ki buradaki gider sadece bu değil en büyük giderin yapılan arıtma sistemindeki filtrelerin maliyetinin çok yüksek oluşu her altı ayda bir değişmesi ayrı bir gider unsurunu ortaya koymaktadır. Bunların yenilenmemesi halinde de maalesef halen çeşmeden akan suyu içemediğimiz gibi her aileden aylık 20 tl de hazır su bedeli masrafı çıkmaktadır. Oysaki tüm dünyada hat safhaya gelen güneş enerjisi veya rüzgâr enerjisi ile elektrik üretimi denenmiş olsaydı sadece iki aylık elektrik bedeli karşılığı bu sistemin kurulması mümkün olacaktı ve belediyeden her ay gidecek olan milyarlarca para belediye kasasında kalacaktı. (Buradan gelecek tasarrufla da belediye de istihdam edilen en az 500 personelin gideri karşılanacaktı)
Fırın ; işte bir diğer istihdam yerimiz olan fırın maalesef son günlerde işlemez hale geldi; düşünün bir belediye başkanı bulunduğu şehirde insanların refah seviyesini artırması gerekirken, bununla ilgili güzellikleri ortaya koyması gerekirken, maalesef sayın Veli Korkmaz bunların tam tersini yapmaktadır.Önce ekmek ücretlerini yükseltti, daha sonra fırındaki personel sayısını aşağıya çekti ve en sonunda olan oldu ve fırın kapandı, ( 25-30 kişilik istihdam azalması)
Taşımacılık; şehir içi taşıma işinin iki dönemdir özel şirketlere ihale edilmesi utanç verici bir durum olarak değerlendirmekteyim. Oysa ki şoför kadrosunda belediyede en az 40-50 kişinin olduğunu düşünürsek bu kişileri istihdam edemezsen tabi ki yeni iş sahaları bulmak zorunda kalacaksın bunu da bulamazsan belediyeyi naçar duruma düşüreceksin. oysa ki burada yapılması gereken en önemli unsur belediye garaj müdürünün ticari bir zihniyetle işe bakan bir kişi tarafından yürütülmesi halinde yolcu taşımacılığından kar etmeyi bırakın rahatlıkla burada istihdam edilecek personelin masrafları çıkarılacak ve bu kişilere istihdam sağlanmış olacaktı maalesef bu yapılmadı bir şirkete verildi ve trilyonlarca tutar heba edilmiş oldu. ( burada 40-50 istihdam azalması olmuştur)
Kaldırımlara döşenmiş olan parke taş fabrikamız varken burayı atıl duruma düşürdünüz ve bir özel şirkete trilyonlarca ödeme yaparak belediyeyi büyük bir borç altına soktunuz oysa ki; burada en az 20 personel istihdam ederek daha ucuza parke taşı imal etme imkânınız varken siz işin en kolay yolunu seçtiniz. ( 20 istihdam azalması )
Basiretsiz insanlar öncelikle gelir artırıcı unsurları düşünmeden en kolay yapması gereken istihdamı aşağı çekmek olmuştur. Oysa ki; basiretli iş ehli kişiler öncelikle gelir unsurunu artırma ve giderleri azaltma yöntemi seçmelidir. Bunu yaparken de seçmiş olduğu kişilerin siyasi görüşlerinden ziyade iş bilirliğine bakmak gerekmektedir.
Hayatı Karayol zamanında görevde bulunan müthiş bir ekip sayesinde ESO belediye tarihinde ilk kez karlılık durumuna geçmiş ve israfçılık gerek ESO da gerekse garajda tamamen yok edilmiş, kaçakçılık engellenmiş, işlemler son hızla yerine getirilerek belediye bütçesine büyük katkılar sağlanmıştır.
Ayrıca Sayın Mustafa Pekdoğan zamanında yine yatırımlar yapılmış ama asla işçi çıkarılmadığı gibi işçilerin maaşı her ay düzenli olarak ödenmiştir.
Sayın Başkan ;
--Gece başınızı yastığa koyduğunuzda hiç düşündünüz mü; sizden öncekiler mi daha başarılı siz mi daha başarılısınız?
-- Eğer kendinizi başarılı görüyorsanız neden işçileri çıkarma yöntemini seçiyorsunuz? İşçi çıkarmak başarının bir göstergesi mi?
-- Eğer onlar başarısız ise neden işçilerin maaşları tıkır tıkır ödendi, kıdem tazminatları tıkır tıkır ödendi?
-- Sizden öncekilerin başarısız olduğunu düşünüyorsanız siz göreve geldiğiniz de ne kadar borçla devraldınız, şimdi ne kadar borç bulunmaktadır?
- Sizi bu dönemde koltukta oturmanızı sağlayan; Karşıyaka, Yuva, Selim Özer, Bahçelievler mahallelerine seçimden buyana ne gibi yatırımlar yaptınız? Yada buralarla ilgili en azından asfaltlama çalışmasıyla ilgili bir çalışmanız bulunuyor mu?
- Geldiğinizden beridir Belediye bünyesinde bulunan taşınmaz değerli arsaları birilerine satarak belediye bütçesine kattınız ama maalesef borçlarda azalmadan ziyade büyük bir artış söz konusudur. Önceki dönemlerde yapmış olduğunuz bu satışların devamı gelecek mi? Gelecekse; hangi yerleri satarak gelir olarak düşünmektesiniz?
-- Sonuç itibariyle sayın başkan bir gün mertlik yapıp dobra dobra ben bu işi beceremedim diyebilecek kadar yürekliliği kendinizde bulabiliyor musunuz?
Sayın Veli Korkmaz; yukarıdaki açıklamalara cevap verecek kadar yürekli bir başkanımız olduğuna inanıyor, cevabınızı bekliyorum.