Türkiye alevler içinde.
Her köşeden haber geliyor.
Kimi yerde belli gruplar ellerinde taş ve sopalar ile polise saldırmış,
Kimi yerde ise çocuklar çıkıyor sahneye.
Onlarında yine ellerinde taş, büyüklerin kendilerine şırınga ettiği tüm kinleriyle, üniformalı Devlet memurlarına saldırıyor.
Başka bir yöremizden feryat sesleri.
Anaların ve babaların gözyaşları yakıyor içimizi.
Al bayrağa sarılmış şekilde gelen şehit cenazeleri, Türkiye’nin yüreğine bir ateş gibi düşüyor.
Sokaklarda yürüyemiyor insanlar.
Korkak ve ürkek çıktıkları caddelerde hain bir kurşunun hedefi olmaktan çekiniyor.
PKK yandaşları ve tüm sempatizanları, ellerini ve kollarını sallayarak içimizde gezinirken yüreğimiz yanıyor ama sesimiz çıkmıyor.
İçimizdeki hainleri göremiyor, bilemiyor, hissedemiyoruz.
-Bindiğimiz otobüsteler
-Yürüdüğümüz kaldırımda varlar.
-Siyasetin içinde,
-Politikanın merkezinde,
-Ekonominin uç noktasındalar.
-Halk pazarında,
-Tatil bölgesinde,
-Şehrin alt yapı tesisinde, imarında, yolunda, bahçesinde söz sahibiler.
Masumca yaklaşıp, sızıyorlar.
-Demokrasiyle ilgileniyor,
-Açılımı destekliyorlar.
-Polise taş atıp, bölücü başının rahatlığını düşünüyorlar.
Milyonlarca işsiz gencimiz dururken, dağdan gelenler istihdam edilip, Cumhuriyetine bağlı işsizlerimizin haklarına ortak ediliyorlar.
Tavizler aldıkça yeni tavizlerin peşinde koşuyorlar.
Dağdan, köyden, kentten gelenler, eşini, dostunu akrabasını getirip, önce aile sonra mahalle oluşturuyorlar.
Sinsice toplumun içine sızıyor, ticaretimize, siyasetimize, kültürümüze yön vermeye çalışıyorlar.
-Uyutuyorlar
-Avutuyorlar,
-Toplumu geriyorlar,
-Masum vicdanları kullanıyorlar.
-Görünmüyorlar,
-Hissettirmiyorlar.
Okulumuzda okuyor, Üniversitemizde eğitim görüyorlar.
Ticaretimize katılıyor, elektriğimizi kullanıyorlar.
Ayrım yapılmaksızın Cumhuriyetin imkânlarından nemalanıyorlar.
Belki hepsi değil, Türkiye cumhuriyetini benimseyen, sahip çıkan, koruyan kollayanlar istisna ama yinede mutlu olmuyor, elerinde silah, taş, sopa, karakolumuza saldırıyor, Mehmetçiğimize kurşun sıkıyorlar.
Elbette bunlar PKK sempatizanları, Türkiye’yi bölmeye çalışan zihniyetlerin ürünü.
Bunları tanımak zor biliyorum.
Siyasette, ekonomide, kültürde, yaşamda, eğitimde, tarımda, ticarette ve sanayide, mahallede, markette, lokantada, dikkatli olma zamanıdır bugün.
Elinizde oy pusulası ile sandığa giderken dahi uyanık olma zamanıdır.
İş işten geçmeden ince eleyip sık dokunmalı bu yüzden.
Çünkü, sadece seçim, kargaşa, kaos yaratma değil oynanan oyunun adı.
Yok etme, bitirme, emperyalizme boğun eğme harekatıdır.
Bu yüzden dikkat, aman ha dikkat!