Son zamanlarda kavram kargaşaları, kullananın elinde kalıyor.
Her kelimenin eskiden iki manası olur, derlerdi.
Biri kelime manası, birisi de ıstılahı manası, yani kelime manasının dışında toplumda kullanılan manası…
Şimdi?
Şimdi bir de siyasi manası çıktı.
Eveleme geveleme sanatının, beyin bulandırma ustalarının, şuur altına mesaj verenlerin kullandıkları manalar…
Buna inkâr da denebilir.
Birkaç örnek verelim mi?
Bir domuz gribi furyası başlatıldı ve ya başladı ki, gerçekten önemli bir boyutu var.
Bakanlık aşı getirterek, bilmem kaç katrilyon para ödedi.
Haklıdır, böyle bir salgında ilk akla gelen budur.
Sonra eski bakan Osman Durmuş ve diğer bazı sağlık uzmanları tartışma başlattı.
Hemen sağlık bakanı Akdağ “Eğer bu söylenenlere inanıp da bir kişi aşı olmaz ve bu sebepten ölürse o zaman o kişinin yakasından tutarız, hem de ahrette de davacı oluruz” gibi laflar etti.
Ve kaç trilyon da para harcayarak, televizyonlarda, gazetelerde, bilbordlarda reklâm ve tanıtım yaptı.
Yetmedi fedakâr bakan açtı kolunu basının huzurunda aşı oldu.
Ama bir de ne görelim?
Devlet idaresindeki birinci adam “ben bakanımın görüşlerine katılmıyorum ve aşı da olmayacağım” gibi net kelimelerle beyanatı yapıştırmaz mı?
Kalakaldı sayın bakan.
İşte burada kelime oyununun uzmanları devreye girdi ve başladılar te’vil etmeye…
Sayın başbakan risk grubunda olmadığından öyle demiş, olmayın dememiş, kimseye engel olmaz amaçlı söylememiş… miş oğlu miş…
Aklı karışan halkın yüzde beşi bile aşı olmak istemez hale geldi.
Sayın bakan tut bakalım başbakanın yakasından, hadi efelen bakalım, konuş…
Bu sefer o sözlerini söylerken içinde gezinen şeytanların ayak seslerinden konuşmaya başlıyor ve kelimelerin manaları darma duman olup gidiyor.
Ben net yazacağım, geveleme benim işim değil.
Sayın bakan ve başbakan, reklâma verilen trilyonların hesabını nasıl vereceksiniz?
Bunlar devletin parası değil miydi?
Bu harcanan paraları yerel yönetimlere gönderseydiniz, il başına kaç trilyon düşerdi
Sizin yetimin, garibin gurabanın hakkını koruma anlayışınız bu mu?
Başbakanın bir sözüne heder edilen bu kadar kaynağın vicdanınızda etkisi oldu mu, olmadı mı?
Yani işin açığı utanabildiniz mi?
Ama çok görmem…
İnsanı öldürecek derece yüksek dozda verilen eroinin enjekte edilişine “altın vuruş” denilen bir ülkedeyiz.
Yani katil vuruşun adını “altın vuruş” olarak ifade eden çingene mantığına bu meselede emanet.
Bu zararın adını da, başarı koyarlarsa şaşırmam.