Geçtiğimiz hafta sonu açılım safsatası ilk meyvelerini! vermeye başladı. Türkiye'nin en modern ve çağdaş kentlerinden İzmir halkı DTP'nin konvoyunun geçişi sırasında paçavraların açılmasına ve atılan bölücü sloganlara dayanamayarak taş ve sopalarla saldırıya geçtiler.
İşte açılım konusunda en baştan beridir yazdığım ve endişe duyduğum şey gerçekleşti, sokak çatışmaları! Ülkenin en batı'daki şehri ülkenin doğusunu bölmek, parçalamak isteyenlere tepkilerini sert bir şekilde gösterdi.
Hükümetin aylardır içinde ne olduğu belli olmayan açılımı, Kürtçülük söyleminin sanki bir milli akımmış gibi lanse edilmesi ve sınır kapısında yaşanan davullu zurnalı karşılama merasimi milletin canına tak etti.
İşte bu sebeplerdendir ki, modern ve çağdaş kent İzmir'i ve o şehrin kadınlarını bile taşlar ellerinde konvoya saldırırken izledik ekranlarda.
Gemi azıya alarak her geçen gün daha da küstahlaşan bölücü yandaşları bu kadar pervasızca hareket ederken, elbette bayrağına ve toprağına tapan milyonlarca insan da sessiz sedasız oturacak değil. İşte tepkiler sokağa bu şekilde taşıyor ve korkarım ki taşacak!
Hükümetin kardeşlik projesi diyerek takdim ettiği bu girişim karşı cenah tarafından kalleşlik ve bölücülük saflarına sürükleniyor ne yazık ki. Daha düne kadar o bez parçalarını açmak yürek isterken, bugün terörist başının posterleri sokaklarda rahatlıkla sallanıyor.
On binlerin katilinin yanına sırf bir yerlere yaranmak adına teröristler gönderiliyor. Neymiş efendim? Tecrit kalkmalı, iyileştirilmiş şartlarda yaşamalıymış! Milyon dolarlık cezaevi yapıldı İmralı'ya, her şey en güzeliyle hizmetine sunuldu, terörist başının yediği önünde, yemediği ardında... Acaba bu imtiyazlarla bir dahaki döneme Meclis'e de girer mi İmralı canisi?
Bölücü örgütün siyasi uzantısı olan parti ise Türkiye'nin birçok iline temsilcilik açmaya hazırlanıyor. O partinin başındaki şahıs ise, İzmir'de yaşananların ardından tehditler savurarak “başka yerlerde neler olur artık bilemeyiz!!!” diyor. Bunlar bu millete tehditler savururken kimse ağzını açıp da bir şey demiyor.
AKP hükümetinin açılımı İzmir'de duvara tosladı. Kardeşlik, birlik projesinin tutmadığı, hatta bu çabanın ayrışmayı tetiklediği görüldü. Bu olaylar önümüzdeki günlerde yaşanabileceklerin bir örneği olarak değerlendirilmeli ve çok dikkatli olunmalıdır. Umarız daha kötü şeyler yaşanmaz.
Ancak görünen o ki, ok yaydan çıktı. Bakalım olaylar büyürse sorumlular bunun altından nasıl kalkacak? Ateşten bir gömlek olan açılım kimleri eritecek?