23 Mayıs 2012 Çarşamba

19.11.2009 15:39:27 2680  defa okundu.

Höt Möt Kırmızı G..

 

Çocukluğumun geçtiği günlere döndüm bir an. Arkadaşlarla arkaik bazı oyunlar oynamaya başlamadan önce saymacalar yapar takımları oluştururduk.Bir ,iki, tilki s….i. höt möt kırmızı g…t. Son kelime kime isabet ederse onun hangi takımda yer alacağına karar verirdik. Çocukluk işte! Takım kurmak kolay değildi. Şimdiki siyasilerimiz nasıl ülkeyi yönetirken zorlanıyorlarsa, biz de çocukken takım kurarken zorlanıyorduk. Böylesi komik saymacalara başvuruyorduk. Bütün hesaplar zorlukları aşmak içindi. Bendenizi bağışlayın lütfen!
Geçenlerde TV’de bir açık oturum dinliyordum, bir aydın siyaset bilimci ülkemizin son aşamada ne durumda olduğunu tanımlamaya çalışırken; jakobenlere laf anlatmanın deveye hendek atlatmaktan daha zor olduğunu söylüyordu. Jakobenler höt möt deyince 70 milyon insanın hazır ol vaziyetine geçmesi gerektiğini anlatıyor ve çaresizliğinden olsa gerek gülüyordu. İnanın ben de epey güldüm. Dünya kamuoyunda düştüğümüz komik duruma aslında ağlamak gerekirdi.
Jakobenlerimiz çok hızlı, kırk yıla kırk darbe sığdırmayı başarmışlar. Uganda’da bile böyle bir durum göremezsiniz. Jakobenler “Höt möt” deyince herkes esas duruşa geçiyor. Bu arada demokrasinin ırzına geçiliyor, ülke hortumlanıyor, yargı siyasallaşıyor, siyasi kadrolar budanıyor, aydınlar kişiliksizleştiriliyor, basın ajan provokatör konumuna düşürülüyor, satılık gazetecilerin elinde kalemler bir silaha dönüştürülüyor, ferdi hak ve hürriyetler kısıtlanıyor, işkencelerde ölenler, haksız yere yıllarca hapis yatanlar hangi birini yazalım. İşte TV’de siyaset bilimcimiz höt möt deyince yukarıda belirttiğim tekerleme aklıma geldi. Epey güldüm ağlanacak halimize.
Sonra güya demokrasiye dönüyoruz. Kahraman halkımız darbecilerin istediği jakoben partilere oy vermeyerek kirletilmiş demokrasiye sahip çıktı her defasında. Geçim darlığı içinde kıvranan, gelecekle ilgili uzun vadeli hiçbir hayal kuramayan, evde yatık kızını, kazık gibi büyümüş oğlunu evlendirmekte, onlara iş kurmakta zorlanan halkımız aslında bu jakoben darbelerden, darbecilerden iyice usanmıştır. Yeter artık! Herkes asli işine baksın.
Jakobenlerimizin; darbelerin kötü olduğunu anlayacak kadar bir zekâya, seçimle iş başına gelen iktidarı darbe ile uzaklaştırmanın yanlışlığını anlayacak kadar bir akla sahip olmamaları milletimizin talihsizliğidir. Milletimizin sandıkta gereken cevabı vermesine neden tahammül edilmez, neden bu acelecilik?
Asıl talihsizlik arkadan kurmalı aydın bozuntularının darbecilerle kol kola olmalarıdır. Eskilerin münevver dediği aydınlardan, zoraki yöntemlerle toplumsal ve siyasi değişimlere karşı olmaları beklenir. Sosyal değişme, bir değişim süreci içinde devam eder gider. İnsan hayatı nasıl inişlerle, çıkışlarla dolu ise toplumsal değişim süreci de böyledir. Bazen hızlı, bazen yavaş, bazen ileri, bazen geri, bazen dikey, bazen yatay vetireler içinde, dönüşleri, değişimleri olan bir süreçtir. Zecri yöntemlerle sosyal değişime yön ve hız vermek toplumda onarılması güç hasarlar meydana getirir.
Sosyal değişime yön vereceğim diye oraya buraya bomba atmak, masum insanları karalamak, suçsuz yere kodeslere doldurmayı planlamak, basında uydurma haberler yapmayı izah edecek mantıklı bir yol yoktur.
Ne talihsiz bir durum ki bizde bazı cübbeli üniversite hocaları, malum basın, bir kısım barolar ve bazı siyasiler, darbecilerle yan yana yürüyebiliyorlar. Yan yana durmakta bir beis görmüyorlar. Halkı belli bir zaman diliminde sindirebilirsiniz ama asla ruhunu esir alamazsınız. Jakoben darbelerden sonra yapılan seçimlerde halkın iradesinin sandığa yansımasına bakın, sonucu buradan görebilirsiniz. Usta gazeteci Ergun Babahan köşesine almış. Güzin abla bile darbecilere yardım için uydurma yazılar yazmış. Sizin için aşağıya bir bukle alıyorum
“Rumuz Çağdaş: Güzin Abla, bu irticacılar yüzünden kocam çok gergin, çok sert. Bir tek bana karşı değil. Seks hayatımız mahvoldu. Darbe olursa eski mutlu günlerimize dönebilir miyiz?
Güzin Abla: Elbette kızım. Darbenin Kürt meselesinden Alevi meselesine, Ermeni sorunundan gericiliğe kadar her türlü derdin ilacı olduğu tarihsel bir gerçek. Benzer koşullarda Dersim’de neler olduğunu Onur Bey daha geçen gün Meclis’te anlatmadı mı?” (Ergun Babahan - Star Gazetesi 17.11.2009)
Bıktırmayın, usandırmayın ha! Güzin ablanızı bana şey ettireceksiniz şimdi.

Yorum Yaz


YORUMLAR
salih kılıç:
Yıllardır gazetecilik yaptım hiç bu kadar seviyesi düşük makale ile karşılaşmadım. Benim anlamadım bu sitenin editörleri gelen yazılara hiç mi bakmıyorlar..yapmayın Allah aşkına... şu güzel sitenin seviyesini böyle yazılarla düşürmeyin..
20.11.2009 09:55:10
kemal sağlam:
seviyesi düşük yüksek demeden bence içinde ki mesajlara bakmak gerekir.gerçekten doğru noktalara vurgu yapmış yazar ne yazık ki türkiyenin şu anki hali bu
23.11.2009 16:07:41
mağruf; salih kılıça katılıyorum, :
bu işin bencesi mencesi yok kemel sağlam bu yazar, kafayı sıyırmış, daha öncede göbeğimle uğraşma bilmem testisfürüsümmünen uğraş gibi düşük sözler yazarak, bir yorumcusuna bilemem neresinden bahsediyor, ne kadar seviyor bel altından bahsetmeyi lütfen öğretmen olmuşun allah aşkına resulullah aşkına biraz adabı muhaşeret kanunlarına uy hocam, yazının içeriği ne olursa olsun alakadar etmez. ne demek höt möt kırmızı g.. murat tanır sanada helal olsun, ükücüyüm deyip geziyon delikanlı delikanlı şu tür yazarları neden alırsın buralara.. güya güzel sözlerden bahsedecek gerçek demokrasiyi anlatacak birilerini kötüleyecek, ama kullandığı üslup hepten kötü, senin kötülediğin insanlardan ne farkın kaldı be hocam.. bizler sizleri örnek alyoruz ama almasak daha iyi sanırım..
24.11.2009 22:10:40
salih kılıç:
Arkadaşlar bu gereksiz tartışmayı başlattığım için üzgünüm,kemal arkaşımız "seviyesi düşük yüksek demeden" yazının içeriğini okumamızı öneriyor.Dikkat ederseniz yazının içeriğine bir şey demiyorum hatta bir çok noktada evet doğru diyorum. Ama, Allah aşkına söyler misiniz, böyle makale girişi olur mu?Bu kelimelerin yerine daha düzgün ve okuyucuya hoş gelecek kelimeler bulunmaz mı? Bence bulunur ama işte yazmada maheret orda başlar?Yazık, inanın çok yazık, hele bunun bir Kırıkkale web sayfasında yayınlanması ise ikinci kez yazık..Ne diyeyim, yazara sonsuz başarılar dilerim, kemal bey, siz de alkışmaya devam edin.. bu alkışlar sizin savunduğunuz yazı türlerini yazmaya cesaretlendirecektir...
01.12.2009 17:25:41
ahmetsağtürk:
Sayın İbrahim Delikurt kardeşim, öncelikle;ülke gerçeklerini bu kadar akıcı ve çarpıcı bir tarzda kaleme aldığınızdan ve cesaretinizden dolayı teşekkür ederim. aynı yazıyı bir Hıncal Uluç veya Çetin Altan yazsa idi ''yav yine döktürmüş üstadım ,mirim vb'' derlerdi.Ama siz yazınca Evin buzağısı tosun olmaz misali efelenmeye kalkıyorlar. Siz onları boşverin İbrahim bey kardeşim aynen yola devam edin.YOLUNUZ AÇIK OLSUN
01.12.2009 20:51:48
SELİM TEKİN:
İnsanlardan edepli olmalarını beklemek milletimizin sahip olduğu değerlerin bir sonucu.Eğer SODOM ve GOMORE şehir halkı olsaydık bu tür beklentilerimiz olmazdı.İnsanları değerlendirirken yaşadığı toplumdan soyutlayamayız.Çünkü toplum ,az çok orada yaşayanları etkiler.Toplumun tamamı edepli olur;içlerinden bir tane edepsiz çıkarsa o kişiden kaynaklanır ve onu asabilirsiniz.Ama toplumun geneli aynı bulaşık suyunda duş alıyorsa ve siz sadece bir kişiyi suçluyorsanız,kusura bakmayın haksızlık yapıyorsunuz.Yorum yazan bir beyefendi yıllardır gazetecilik yaptığını fakat bu kadar seviyesi düşük makale görmediğini söylüyor.Demekki ulusal basını takip etmiyor arkadaş...Cinsellik hayatın gerçeği diye en mahrem konular yazılı ve görsel basında aşağılık bir uslüpla didik didik ediliyor.Kimseden ses çıkmıyor.Ya da birgün çıkın zafer caddesine,meydana,cumhuriyet caddesine kaç küfür sayacaksınız.İnanın yanımda bir bayanla yürüyemiyorum şehrin en işlek caddelerinde.Bırakın eleştiri olsun diye yazmayın böyle şeyleri.İçimizde hiç günahı olmayan varsa ilk taşı o atsın.Saygılarımla...
20.01.2010 14:11:43
M.Ö.:
yazarın üslubu tartışılabiir tabi, ama yiğidi öldürüp hakkını yememek gerekir. Cümlelerindeki seviye düşüklüğü ile tabir edilen kısımlar sanırım kaleme aldığı olaya duyulan öfkeden dolayı olsa gerek. Yoksa yazarlık şovu yapmak için cımbızla süslü püslü, elit tabakanın anlayacağı yarı türk yarı ingilizce terimleri içeren üst seviye bir dil ile de yazım yapmak elbette ki mümkündür.
13.02.2010 19:24:22

YAZARIN TÜM YAZILARI
UYANIK ESNAFIN MALI ELİNDE ŞİŞTİ KALDI! - 04 Ocak 2012 Çarşamba 10:30
BU DURUM YENİ BİR DIŞ SATIM KAPISI OLABİLİR. - 06 Temmuz 2011 Çarşamba 13:29
Defi haceti altın olan adam !.. - 31 Mayıs 2011 Salı 17:08
Bir masada üç adam - 28 Nisan 2011 Perşembe 15:35
Yardımını istedim , kıyak çekmesini değil - 29 Mart 2011 Salı 14:44
“HAÇ KURTARMA AYİNİ İRTİCAİ Mİ,ÇAĞDAŞ MI? - 06 Ocak 2011 Perşembe 20:45
Ulan Yine Selahattin’i Çarpmıştır Dedim İçimden - 24 Aralık 2010 Cuma 00:36
ENİK BÜYÜR İT OLUR, YAVŞAK BÜYÜR BİT OLUR. - 24 Temmuz 2010 Cumartesi 21:03
Tak Fişi, Bitir İşi! - 13 Nisan 2010 Salı 00:12
Sen Önce Kendine Bak! - 30 Mart 2010 Salı 22:23
Bu Akşam İçeceğim, Bir Büyük Bir de Yarım! - 18 Mart 2010 Perşembe 15:49
Demek ki Darbe Sever Okuyucularım da Varmış! - 11 Şubat 2010 Perşembe 21:13
Sadece Toka Yapıp, Cereyan Geçirecektim! - 27 Ocak 2010 Çarşamba 17:58
Manto Olmadıysa Yapalım Onu Bir Gocuk - 06 Ocak 2010 Çarşamba 10:34
Höt Möt Kırmızı G.. - 19 Kasım 2009 Perşembe 15:39
Karılar Koğuşu - 17 Ekim 2009 Cumartesi 21:14
Ağız Tadıyla Bir Bayram Geçirin - 16 Eylül 2009 Çarşamba 12:19
Yobaz Hukuk Adamları Ancak Bizde Bulunur - 10 Ağustos 2009 Pazartesi 00:00
Beş Gün Yetmedi Bana - 30 Temmuz 2009 Perşembe 00:00
Ulu Tanrım Sen Yardım Et!.. - 26 Haziran 2009 Cuma 00:00
Benim En Büyük Mefahirim Göbeğimdir - 14 Haziran 2009 Pazar 00:00
Lağım Püzlerinden Estergon Kalesi! - 29 Mayıs 2009 Cuma 00:00
Bıyıklı Vali Çağdaş Olabilir mi? - 11 Mayıs 2009 Pazartesi 00:00
Sungur Bey! - 04 Mayıs 2009 Pazartesi 00:00
Doğal Cinsellik Çağdaşlık mı? - 27 Nisan 2009 Pazartesi 00:00
Okuyucu Yorumlarına Bakış - 13 Nisan 2009 Pazartesi 00:00
Yelleme - 21 Mart 2009 Cumartesi 00:00
Zorla da Olsa Çağdaş Görüntü Vermek Lazım! - 12 Şubat 2009 Perşembe 00:00
İspiyoncu Sendikanın Başka Ne İşi Olur ki! - 28 Ocak 2009 Çarşamba 00:00
17'lik Türbanlı Polis! Olacak İş Değil! - 21 Ocak 2009 Çarşamba 00:00
Kuyruk Sokumuna Dövme Yaptırmak Çağdaşlık mı? - 06 Ocak 2009 Salı 00:00
Vitrinden mi Yoksa Depodan mı Vereyim? - 29 Aralık 2008 Pazartesi 00:00
Daltonlar Siyasi İşler Peşinde - 20 Aralık 2008 Cumartesi 00:00
"Dövlet Ötoritesine Hörmet" - 12 Aralık 2008 Cuma 00:00
Eğmeli Yar Eğmeli, Ucu Mala Değmeli - 28 Kasım 2008 Cuma 00:00
Soğan Kafalı Adam Neler Yumurtlamış - 21 Kasım 2008 Cuma 00:00
MAMOKRASİ - 07 Kasım 2008 Cuma 00:00
TEHLİKE ÇOK BÜYÜK ÇOK! - 31 Ekim 2008 Cuma 00:00
Ben Sporcunun Topa İyi Vuranını Severim - 24 Ekim 2008 Cuma 00:00
Eşek Birşey Satın Alsa, Ham Kelek Satın Alır - 11 Ekim 2008 Cumartesi 00:00
BASMA FİSTANLI KADIN - 08 Eylül 2008 Pazartesi 00:00
Kızmıyorsunuz Umarım - 20 Ağustos 2008 Çarşamba 00:00
Daldan dala, çok köşeli bir yazı - 06 Ağustos 2008 Çarşamba 00:00
MANTI YEMEK ÇAĞDAŞ YAŞAMA UYGUN MU? - 31 Temmuz 2008 Perşembe 00:00
KAOS TRENİ NE BİÇİM GELDİ? - 23 Temmuz 2008 Çarşamba 00:00
Ula Fazıl! Fazla zorlama,Kırcan belini!.. - 18 Temmuz 2008 Cuma 00:00
TATİLDE BİLE SİZİ DÜŞÜNDÜM AZİZ OKUYUCULARIM - 15 Temmuz 2008 Salı 00:00
Sandalda Namaz Kılınır mı? - 30 Haziran 2008 Pazartesi 00:00
Dik delme! 160 derece eğik olsun. - 24 Haziran 2008 Salı 00:00
Sevsinler Darbeli Demokrasinizi!.. - 31 Mayıs 2008 Cumartesi 00:00
AŞK ÖLDÜ!.. - 31 Mayıs 2008 Cumartesi 00:00
O NE BİÇİM HAREKETLERDİ ÖYLE! - 23 Mayıs 2008 Cuma 00:00
BATININ NAMUSU VAR MI? - 16 Mayıs 2008 Cuma 00:00
Düşünceleler - 04 Mayıs 2008 Pazar 00:00
Sahne - 04 Mayıs 2008 Pazar 00:00
Bu Haberi Büyük Gazeteler Nasıl Fark Etmedi - 02 Mayıs 2008 Cuma 00:00
SİZİ MOZART’IN 10. SENFONİSİ DE KURTARAMAZ - 01 Mayıs 2008 Perşembe 00:00
O KAŞ , O GÖZ, O DİŞ ,GÜL AÇMIŞ YANAĞINDA… - 04 Nisan 2008 Cuma 00:00
BU HABERİ BÜYÜK GAZETELER NASIL FARK ETMEDİ? - 03 Nisan 2008 Perşembe 00:00
ENTEL DANTEL BİR ADAM!.. - 16 Ocak 2008 Çarşamba 00:00
JAKOBEN VEKİLİMİZ YENİ BİR SUÇ ODAĞI KEŞFETMİŞLER! - 31 Aralık 2007 Pazartesi 00:00
ADAM SANDIM EŞŞAĞI ALNIMA DEĞDİ KAŞAĞI - 31 Aralık 2007 Pazartesi 00:00
“SORGUYA ALINDIK, EY HALKIM UNUTMA BİZİ!..” - 31 Aralık 2007 Pazartesi 00:00
MALALAYALIM MI, MALALAMAYALIM MI? - 21 Kasım 2007 Çarşamba 00:00
Bu Zıpçıktı Bir Sanat Anlayışıdır - 19 Kasım 2007 Pazartesi 00:00
Amerikan Toplarına Vurmayı Çok Severim - 14 Kasım 2007 Çarşamba 00:00
Darbeli Demokrasiyi Değil ,Darbeli Matkabı Severim - 13 Kasım 2007 Salı 00:00
Bilardo - 11 Kasım 2007 Pazar 00:00
Aşk Öldü - 08 Kasım 2007 Perşembe 00:00
Amerikan Toplarına Vurmayı Çok Severim - 06 Kasım 2007 Salı 00:00
Siyasetçi, Memurun Hamisi Midir? - 05 Kasım 2007 Pazartesi 00:00
Kadınlar İçin Özel Havuz Yapılmış - 05 Kasım 2007 Pazartesi 00:00
Kızcağızın Balayını Ne Diye Zehir Ediyoruz!.. - 03 Kasım 2007 Cumartesi 00:00
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Kararına Bakış - 02 Kasım 2007 Cuma 00:00
Bu Kalabalıklardan Yal Yapsanız İt Bile Yemez - 02 Kasım 2007 Cuma 00:00
Sakatat Kokuları Arasından Geçiyorum Her Gün!.. - 02 Kasım 2007 Cuma 00:00

Son Yorumlar

halil erdemir
bunlar güzelde asıl hizmetler ne olacak yollar çukur dolu baskan bağlarbaşı mah. çıksın bir görsün halini her geçen gün kötüye gidiyor halk ekmek kapandı bunu niyesöylemiyorlar
23.05.2012 12:15:19

mağdurbelediyeci
sorun ihalelerin düşük teklifle falan alınmasında değil ihaleyi yapanların işi bilemeyip, ellerine yüzlerine bulaştırmasındandır. işi firmalara hak ettikleri için değil başka çıkarlar gözeterek vermelerindendir.. çok görmemek lazım. önceden içilemeyen suyun metreküpüne 50 kuruş ödeyip en azından tabak çanağını yıkayan saf kırıkkaleli şimdi yine içemediği suya 2,5 tl öder, şehrin başkanıda bakın en güzel suyu siz içiyorsunuz bi takla atın bakalım demeye getirir ama kendi belediyeye damacana su alırsa, sonrada suyu işleten firmaya dünyalar kadar parayı verirse ve saf vatandaşımızında sesi çıkmazsa daha çok ihaleler olur bu memlekette. çivisi çıkmış buranın, hala farketmiyor musunuz
22.05.2012 22:53:52

Sırrı Kılıç
Sayın Editör Kırıkkale belediyesinin ihale sistemini veya ihale kriterlerini en iyi bilenlerden biri sitenizin sahibidir.Ona sorsanız size bu aksaklıkların nedenini anlatırdı
22.05.2012 21:43:54

Abidin Emmi
Atayurdu keskini ziyaret eden Cemcemoğolu ermenilerinin hemşerileriyle hasret gidermeleri doğrusu gözlerimizi yaşarttı muhabbetlerinin devamını dilerim.Sayın Veli beyde bakıyorumda ibreyi artık Keskinciliğe doğru kaydırmaya başladı.
22.05.2012 21:41:19

ramo
Buna kim dur diyecek.Arz-ı Mevud a çanak tutmaktır toprak satışı
22.05.2012 20:11:11