Kürt açılımından PKK şovuna kadar neredeyse televizyonları kıracak hale gelen aziz milletimizle oynanıyor. Bu; ölümü gösterip sıtmaya razı etmektir. Kürt açılımından Kürt federasyonu çıkmasın sakın? Amerika’dan talimatlanmış, kurgulanmış bir senaryo şimdi pilav gibi ısıtılıp önümüze konmuştur. Ne yapılmak istenmektedir? PKK’yı kullanan Amerika şimdi yöneticilerini uyuşturucu baronu ilan etmekte geç kalmadı mı? Teskere krizinden sonra askerimizin başına çuval geçirmekle başlayan süreç Dolmabahçe görüşmesine kadar devam etti.
Kahvelerde konuşan üçlü beşli guruplar suskunluk-cesaret arası bir tavırla “yeter artık” demek üzere. Sabır kalmamıştır.
DTP ile hesaplaşmak isteyen kitlelerin dişlerini sıkmaktan kan oturmuş, onurları kırılmıştır ve bir gün mutlaka patlak verecektir. Elinde asil şehit kanlarıyla boyanmış al bayrakları alan şehit anaları madalyaları iade etmek, kolu bacağı protez gaziler onları sokaklara atarak büyük suskunluğun arkasını tayfuna çevirmek üzere.
Asker yıllarca onurlu mücadelesinde en zor günlerini geçirmektedir sanırım. Bu ne barışı, bu resmi kıyafetlerle sınıra barış adı altında gelen katiller kimin temsilcisi ve nerenin ordusu kim bu o..... p..leri?
Bu faişe ….. veletleri kimin ve nerenin tasmasını takıyor?
Merak etmeyin alayı hesap verecek!
Analar ne yiğitler doğurmuştur, görecekler.
İtidali elimizden bırakmamalıyız. Onların istediği bu, bizi birbirimize kırdırmak. Ülkeyi bölmek. Sakın oyuna gelmeyelim.
Asil Türk bayraklarımızı ütüleyelim.
Evlerimize araçlarımıza asalım. Sınırda PKK’nın paçavralarının bayrak olmadığını gerekirse daha binlerce şehitler verebileceğimizi ifade edelim.
Şimdi gelelim asıl meseleye, sanmayın ki bu gelen PKK’lı gruplar serbest bırakılacak, arkasından gelenler “bakın bizden gidenler serbest kaldı biz de teslim olalım” diyecek ve tamamı teslim olduktan sonra hepsi toplanacak, cezalandırılacak. Acaba hükümet bu planda mı diye düşünenler var. Hayır, olamaz diyenler var. Bu yöntemin işe yaramayacağını söylemeliyim. Bakınız geçmişte bu pişmanlık yasasından istifade etmiş sonra yeniden dağa çıkmış hainler var aralarında, şimdi DTP’li kadın milletvekillerinin boy boy dağda PKK ile kucak kucağa resimleri yok mu?
Yüzlerine bakın, nur var mı?
Yani Türk askerinin dağda bombalamadık mağarası, ini kaldı mı? Bunlar nerede barınmaktalar? Attığımız onca bomba nereye atıldı? Elini kolunu sallaya sallaya gelenler nereden geliyor?
Barzani ve Talabani ile Yahudi Kürtler bunları saklıyor. Amerika bunların trafik polisi durumunda sadece.
Eğer bu açılım adı altındaki komedilerle PKK’nın biteceğini zannedenler varsa iyi uykular demekten başka kelime bulamıyorum.
Seçimlere kadar beklentisi olanlara ve Alevi, Kürt seçmenine yeşil ışık yakarak oy bekleyenler varsa onlara bir çift sözümüz var: “Şeytanın insan suretine bürünenine Tagut denir. Şeytanın şerrinden milletçe Allaha sığınırız.”
Yok, eğer vatanımıza göz dikenler varsa bu ülkede ne yiğitler var görecekler.
Kıbrıs’a gelince Aziz Kıbrıslıyı tanımayanlar varsa onların tarihine baksınlar. Akşama Kıbrıs’ın hangi beldesinde portakal varsa yerler, vatanları için her kim karşı koyarsa yatağına girerler.
Türk’ün Türk’ten başka dostu yoktur.
Ne mutlu Türk’üm diyene,
Hazır ol cenge ister isen sulhu salah.
Allah yardımcımız olsun.
Gazamız mübarek olsun.