Kırıkkale adına Sayın Vali’yi tebrik ediyorum.
Geçtiğimiz günlerde Sayın Vali Kırıkkale’deki sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle bir toplantı düzenledi. Bu toplantıda Kırıkkale için önem arz eden konular masaya yatırıldı ve tartışıldı. Sayın Vali, Kırıkkale’nin hemen bütün konularını gündemine alarak; oturmayın, Kırıkkale için proje üretin, çalışın mesajı verdi! Boş oturan insan kariyeri ne olursa olsun dedikodu üretir. Çünkü yapacak başka işi yoktur. Bu nedenle proje üretmekle meşgul olan bir kafa güzel düşünür, iyi düşünür. Bu da Kırıkkale için ilerlemenin başlangıcı olur. Birlik ve beraberliği tesis eder. İnsanların birbirlerine yaklaşmasına vesile olur. Sayın Vali’nin sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle yapmış olduğu bu toplantıyı sadece Kırıkkale’nin genel durumunun bir değerlendirmesi olarak görmemek gerekir: Bu toplantı aynı zamanda Kırıkkale insanına bütün olun, birlik ve beraberlik içinde Kırıkkale’ye sahip çıkın, çağrısı olarak algılamak yerinde olur. Sayın Vali, yaklaşımlarıyla kendisine güvenenleri bir kez daha haklı çıkarmıştır.
Sayın Vali’m bu yazımda görüşlerinize arz etmek istediğim konu Kırıkkale’miz için hayati önem taşımaktadır.
Kırıkkale’de hızlı bir şekilde ahlâk erozyonu yaşanmaktadır. Bunun ekonomik ve kültürel boyutlarını uzun uzun tartışmayacağım. Zira biliyorum ki bu konu hemen halledilecek bir konu değildir. Sebebi ne olursa olsun bunun önlenmesinin çareleri aranmalıdır.
Kırıkkale’de fuhuş hızla artmaktadır. Yetkililer sanırım bunu görmüyorlar! Nitekim geçtiğimiz aylarda anne kızın bir arabada yarı çıplak yakalanması, zorla fuhuş yaptırılan kadınların gündeme gelmesi bu düşüncemizi doğrulamaktadır. Kırıkkale’de yaşanan ve basında yer alan bu olaylar bu sektörün görünen kısmıdır. Bir de görünmeyen kısmı var ki bunun boyutlarını henüz bilmemekle birlikte Kırıkkale için vahim olduğu bir gerçektir.
Kırıkkale çevre yolunda akşam başlayan ve gece yarılarına kadar devam eden bir fuhuş sektörü var. Bu çirkin görüntü Kırıkkale için de olumsuz düşüncelere neden olmaktadır. Bu bölgede her gün kontroller yapılarak bunun önüne geçilmesi şart. Bu kadınları kimler nereden pazarlıyor? Nasıl buluyor? Bunların tespit edilerek gerekli önlemlerin alınması gerekir. Kırıkkale’de herhalde bunları yöneten ve bunlar üzerinden rant sağlayan bir grup var! Olmaması mümkün değil…
Çekimleri Kırıkkale’de yapılan porno film satışlarının olduğu söyleniyor. Bunları çekenler kimlerdir, kimleri, nerede, nasıl kullanıyorlar? Bu çekimleri nerede ve nasıl pazarlıyorlar? Bunlar önemli sorulardır. Acaba genç kızlarımız aldatılarak bu pisliğin içine mi düşürülüyor? Bu çekimlerin internet üzerinden yayın yapan porno sitelerde yayınlandığı, ayrıca aynı içerikli resimlerin bu tür sitelerde yayınlanarak kazanç temin edildiği duyuluyor. Bunlar ciddi ve önemli konulardır. Bunları sokaktaki vatandaş duyuyorsa, yetkililerin duymaması mümkün mü? Peki, ne yapılıyor? Yapılan bir çalışma varsa içimiz rahat eder. Yoksa, işte o zaman durum vahimdir!
Bu konuyu araştıracak olan da emniyet’tir. Bu konuların aydınlatılması için Kırıkkale Emniyet Müdürlüğü’ne büyük sorumluluk düşüyor.
Biliyoruz ki Avrupa Uyum Yasaları çerçevesinde zina suç olmaktan çıkarıldı. Fuhuş yaparken yakalanan şahıslar biz bu işi para karşılığı değil, isteyerek yapıyoruz, derlerse suç teşkil etmiyormuş! Diyelim ki çevre yolunda araba içinde yakalanan şahıslar böyle dedi. O zaman da mı suç olmayacak? Veya vatandaş “Fuhuş yapılıyor,” diye ihbarda bulundu ve o ev basıldı. Birbirine yabancı iki kişi aynı şeyi söylerse suç olmayacak mı? Türk aile ve sosyal yaşantısını bir takım kurallarla düzene koyan yasalar var. Dolayısıyla bu tür ilişki içinde yakalanan insanların ne dediğine mi bakılıyor? Yoksa yasa ya mı? Otel – Motel denetimleri sık sık yapılıyor mu? Yoksa bu konudaki yasa emniyet mensuplarının elini konulunu mu bağlıyor? Doğrusu bu konuda kafamız karışık!
Sayın Vali’m, güzel ilimiz hiçbir olumsuzluğu hak etmeyen bir şehirdir. Bu şehri yöneten insanlar, kanunları ya da kanunlardaki bazı açıkları, bulundukları mevkileri her şeyin üstünde görerek hareket etme hakkına sahip olmadığı gibi, kanunların kendilerine verdiği yetki ve yükümlülükleri de yapmak ve yaptırmakla mükelleftir. O halde herkes üzerine düşeni yapmalı ve bu yetki ve yükümlülükleri korkmadan ve tereddüt etmeden yerine getirmelidir. Aksi halde bu şehir yaşanmaz hale gelecektir ki bunu hiçbirimiz istemeyiz.
Herkes üzerine düşen sorumluluğu bilsin ve yerine getirsin. Biz de duyarlı vatandaşlar olarak sorumluluğumuzu yerine getirelim.
Not: Gelecek yazımda yine önemli bir konuyu gündeme taşıyacağım!