Dün gazetelerde yer alan başlıklardan biri dikkatimi çekti.
Sizin dikkatinizi çekti mibilmiyorum?
Polis evinde yapılmış toplantı.
Sivil ve resmi erkan hep ordaymış.
Toplantıyı izleyen ve kaleme alan muhabir arkadaşlarda başlık atmışlar.
"Kent kültürü oluşturulmalı","Kent kültürünü birlikte oluşturalım."
Başlık güzel, yapılabilirse hedefte fena değil.
Ancak tuhafıma gitti.
İnsana dayalı, insanın ufuk ve şehrin yapısına paralel olarak yapılabilecek bu hedefin, gerçekleştirilme olasılığının çok zayıf olduğu göz önüne alınacak olursa, sizede tuhaf gelmiştir eminim.
Şehirde esnafın kıpırdayacak halini koymadılar.
Ağır vergi yükünü karşılamayı bırakın, tüketiciye satacağı malın ödemelerini dahi yapamaz hale getirdiler.
Her gün olmasada her ay mutlaka bir işyeri kapandı.
Tüccar diye bir sektör vardı, onuda bitirdiler.
Sonra Ahilik geleneğine sarıldılar, onuda ellerine yüzlerine bulaştırdılar.
Şehrin sanayi sektörü içler acısı.
MKEK kapanacak duruma geldi.
Organize sanayi dolacak, Kırıkkale'de fabrika bacaları tütecek, işsizlik bitecekti, bırakın dolmayı yatırım yapan işadamlarının feryadı dağlardan geliyor.
Yasak çıkarıp şehirde kahvehane kültürünü yok ettiler.
Keskin, Karahmetli, Delice, Karakeçili ve daha bir çok ilçe ve beldelerimizdeki tarihi, kültürel varlıklarımıza sahip çıkmadılar.
45 bin emeklisi olan bir şehirde, emeklimizi yardım kuyruklarında perişan ettiler.
Yenileri yapılacak diye eski camiyi yıkıp, topladıkları yardımlar ile yaptıkları cami yerini, ticari kazanç sağlasın diye yandaşlarına peşkeş çektiler.
Yetmedi onuda yıkıp topladıkları milyarları, insanların güvenlerini sokağa attılar.
Kültür merkezi yapılacak diye yerini belirlediler.
Yıllar geçti kültür merkezinin temeli bile atılmadı.
Sonra duyduk, belirlenen yere Hükümet konağı yapılacakmış.
Eskisi ise yıkılacak.
Şehirde spor kültürü yok olma noktasına geldi.
Bir zamanlar Türk kulüplerine sporcu yetiştirirken, bugün sporcu transfer eder hale geldik.
Şehre atadıkları spor il müdürü sayesinde, tesisler boş kaldı, amatör spor can çekişiyor adeta.
Şehirdeki yetişmiş bürokrat, siyasetçi ve şehir eşrafını, Hollanda'dan, İstanbul'dan yaptıkları ithal siyasetçi, bürokrat ile refüze ettiler.
Çitçi perim perişan.
Kota koyup,üretimi kısıtladılar.
Kısıtladıkları ürünü ithal edip, Kırıkkale ve Anadolu çiftçisini topraklarından el çektirdiler.
Sivil toplum temsilcilerinin, sendika temsilcilerinin harekat alanını daraltıp, cematlerin, cemat temsilcilerinin önünü açtılar.
Yüzde 2, yüzde 2,5 gibi komik zamlarla memurların sesini kıstılar.
Sokağa çıkmak tepkisini göstermek isteyenlere jop gösterdiler.
Soruyorum size?
Şehrin;
-Esnafını,
-Tüccarını,
-Bürokratını,
-Siyasetçisini,
-Sendika başta olmak üzere sivil kuruluşlarını,
-Spor kültürünü,
-Sosyal kültürü,
-Çiftçisini,
-Emeklisini,
-Memurunu,
-Sanayicisini,
-Sanayisini, perişan ettiler.
Kendi dertlerine düştüler.
Kent kültürü nasıl ve kimlerle oluşturalacak?