23 Mayıs 2012 Çarşamba

21.10.2009 16:50:00 1991  defa okundu.

Şıhımız Dediydi!..

 

Aile büyüklerinin bir kısmını böbrek yetmezliği yüzünden kaybetmiş olmam nedeni ile bilirim,
Organ nakli bekleyen hasta ve yakınlarının halini…
“Ölüsü olan bir gün delisi olan her gün ağlar” der büyüklerimiz.
Vücudunun herhangi bir uzvu gerek ırsi,
Gerekse, gıda teröründen kaynaklanan sebeplerle dumura uğramış,
Bu nedenle yatağa bağlanmış
Yenisi olsa,
Uzun yıllar sağlıklı şekilde yaşacak olmayı bilmek,
Ne deli yakınlarının her gün ağlamasına,
Ne ölü yakınlarının bir gün ağlamasına benzer…
Bu,
Bambaşka bir şey,
sadece çeken bilir.
Yüz yıllardır,
Kurdukları saltanatın değişen zamanla çökeceğini bilen karanlık kafalar, geçmişte olduğu gibi tüm hızları ile günümüzde de ellerinden geldiğince insanlarımızın hem ufkunu hem sağlığını karartmaya devam ediyor.
O nedenle aşağıda anlatacağım olayın kahramanına hiç kızmıyor, kızamıyorum.
Geçtiğimiz günlerde,
Altı günlük evli pırıl pırıl iki genç balayına çıkıyorlar.
Yurdumuzu kasıp kavuran trafik canavarı henüz yolun başındayken ayırıyor onları.
Anne-baba,
Vakit geç olmadan organ değişimi bekleyen üç-beş hastanın umudu olup basıyor imzayı.
Ve
Gözünden sakındığı evlatlarının organlarının başkalarında hayat bulması, bir nebze de olsa teselli oluyor kendilerine.
Aynı umutla organ bekleyen Siirt’li bir bayanı çıkarmışlar yerel yayın yapan bir televizyona.
Hastalığını,
Nasıl yakalandığını,
Parasız
Ve
Kimsesizliğinden dem vurup,
Şu ana kadar ne çileler çektiğini iki gözü iki çeşme anlatmaya çalışıyor.
Normal!..
Hoyratça kullanmaya devam ettiğimiz yurdumun havasının-suyunun bozulması,
Hiç et girmeyen ama günlük dört ton sucuk imal eden imalathanelere her gün yenilerinin ilave edilmesi,
Kırmızı biberi kiremit tozundan,
Bal’ı patates püresinden,
Ekmeği kabartma tozlarından yapıp yediğimiz sürece bu tür hastalıklar artarak devam edeceğinden sonuç gayet normal!..
Tabi ki beklentiler de!..
Normal olmayan programın ilerleyen evrelerinde hasta olan hanımefendinin söyledikleri.
Spiker soruyor,
“ Siz sağlıklı olsanız organınızı bağışlarmısınız?”
Hanım efendi yanıtlıyor,
“ Hayır!”
Neden?
Çünkü ben müslümanım!..
İyi ama sizin organ bağışlamasını beklediğiniz insanlar da Müslüman, onlar neden bağışlıyor?
Bilmiyorum!..
Şıhımız bize organ bağışının günah olduğunu, iki cihanda cehennem ateşinde yanacağımızı dediydi!!!!!!!!!
Bu nasıl iştir,
Şıha nasıl-hangi yöntemle bağlanmak,
Ve onun söylemlerini Tanrı kelamı gibi algılamaktır anlamak mümkün değil.
Varın analizini siz yapın artık bir kapıya kul-köle,
Bu günkü deyimle mürit olmanın insanlığa uygunluğunu…
Yapın ki,
Anladığınızı benim gibi anlamayanlara anlatabilesiniz.

Yorum Yaz


YORUMLAR
mağruf:
sayın ahmet yeşil bey, Organ nakli mes'elesi bir çok yönüyle yeni bir mes'ele olmakla beraber, bazı yönleriyle de eskiden beri bilinmekte ve Islâm Fıkıhçıları tarafından bu yönüyle ele alınmış bulunmaktadır. Konu açısından en önemli nokta elbette insanın değeri ve konumu mes'elesidir. Herhangi bir makine gibi insanın bir parçasını söküp diğerine takma, ya da beğenmeyip değiştirme, herhalde onun "keramet"ine nakîsa getirmediği ölçüde yapılabilmeli, ya da yapılamamalıdır. Yahut bir başka deyişle, bir organ nakli ameliyatı yapılırken bilimsellik putunu tatmin amacıyla, yapılanın doğru olup olmadığına bakmadan, insanın neler yapabileceğini değil, insana neler yapılabileceğini hesap etmek gerekir. Bu girişten sonra: Islâm'da Allah'ın yarattığı en değerli varlığın insan olduğunu, onun "zübde-i âlem" bulunduğunu, diğer her şeyin onun için yaratıldığını, ayet-i kerimeler de, hadis-i şerifler de, bunlara bağlı olarak Islâm uleması da enine boyuna açıklamıştır. Insanın genel anlamda üstünlüğü ve kerameti yanında; şekil güzelliği, yer yüzünde Allah'ın halifesi olması, ilimle şeref kazanması, meleklerin ona secde etmesinin istenmesi, yiyecegi ve içecegi şeyler bakımından üstünlüğü.. gibi yönleriyle onun varlık aleminin odak noktası olduğu bildirilmiş, canının korunması, dinin ana hedeflerinden (maslahat) sayılmış, hayatî uzuvlarına tecavüz dahi canına tecavüz kabul edilmiş, haksız yere bir insanın öldürülmesi bütün insanların öldürülmesi, ölümden kurtarılması da bütün insanların diriltilmesi gibi görülmüştür. Hatta Rasulüllah (sav), "Bir kardeşine silâh çekene melekler lanet eder"(Müsned, N/256, 505) buyurarak onu korkutmanın dahi ne büyük günah olduğuna işaret etmiştir. Insanlara kendilerini tehlikeye atmamaları emredilmiş, hastalıklara çare ve tedavi aranması istenmiştir. Bu yüzden Islâm alimleri insanın tek tek uzuvlarının dahi mal kabul edilemeyecekleri için satılamayacağını, eşya gibi kullanılamayacağını, bağışlama yetkisinin bile insanın elinde olmadığını hükme bağlamışlardır. Hatta ikrah (ölümle tehdit) durumuyla karşılaşan birisi, öldürülme endişesiyle başkasının, değil canına, bir uzvuna dahi tecavüzde bulunamaz. Tek tek her insan mükerremdir. Bu hükümlerden bir insan olarak kâfirler dahi ayrı tutulmaz. Birinin hatırına diğerinin kerametine halel getirilemez. Hatta açlıktan ölme durumunda olan birisi, başka insanın etini yiyemeyeceği gibi, Şafiîlerden çok azı dışında bütün Islâm hukukçularına göre, kendinin bir uzvunu da kesip yiyemez. Çünkü insân kendisinin maliki değildir. Ayrıca bu onun tamamen ya da kısmen satılamamasının da bir sebebidir. Çünkü satılan şeyin mülk olması gerekir. Insanın bu değer ve şerefi ölmekle de kaybolmaz. Onun için Rasulüllah Efendimiz (sav), "ölünün kemiğini kırmak, onu diri iken kırmak gibidir" (Muvatta, Cenâiz 45; Ebu Davud, Cenaiz 60; Ibn Mâce, Cenâiz 63; Müsned, VI658,100) buyurur. Buna göre doktorların sahipsiz cenazeler üzerinde yaptıkları deneyler, kadavra vs. ye cevaz bulmak mümkün değildir. Bütün bu ve benzeri sebeplerden ötürü bir insandan bir başkasına herhangi bir uzuv aktarılamayacağını, diğeri zaruret içerisinde de olsa bunun caiz olamayacağını fıkıhçılar çeşitli ifadelerle ve hemen hemen ittifakla söylemişlerdir.(Nevevî, el-Mecü'1, IX/45; Mugni'l-Muhtâc, VNI/163; Mecmâ'ul-Emtiur, N/528) Insanın kendi vücudundan kopan bir parçasının yerine takılmasına ise caiz demişlerdir. Delil olarak Rasûlüllah Efendimiz (sav)'in Bedir harbinde gözü çıkan Katâde'nin gözünü kendi elleriyle yerine iade etmesini göstermişlerdir.(Zaman 19.2.87 (Dr. Muhammed Zeynelabidin Tarih'in doktora tezinden)) Yapay organlar ve domuz dışındaki kemik vs. lerini bu gaye ile kullanmakta da sakınca olmadığını söylemişlerdir.(Abdüsselam, Naki ve Ziraati A'zâil-Insan;125) Yenilerde de bu görüşleri savunan fıkıhçılar tedavinin bu yöne kaydırılması gerektiğini, insandaki rahatsızlıklar için başka insanları kullanmanın, İslam'ın "zarara zararla mukabele edilmez" esasına ters düştüğünü ve tıbbın şu anda ulaştığı noktanın sanki son aşama gibi görülüp, başka hal çareleri arama kapısını kapayacağını, dolayısıyla buna cevaz vermenin aslında meşru yoldan ilmin ilerlemesine de engel teşkil edeceğini söylemişlerdir. En ihtiyatli görülen bu izaha göre: Insanın tek hedefi, nasıl olursa olsun yaşamak değil, ne kadar yaşarsa yaşasın bir gün nasılsa ayrılacağı bu dünyadan, asıl dünyasını kazanarak ayrılmaktır. Halbuki, insanları bir makine gibi parçalarına ayırıp, diğerine monte etmek isteyen mantalite bunu, insana olan saygısından değil, her türlü gücün üstünde olan bilme merakını tatmin ve dünyayı ölümsüzleştirmek için yapmaktadır. Bu yüzden yetişilemeyip ölenlerin artık işi bitmiştir. Hiç olmazsa işe yarar parçaları bir başkasına takılmalıdır. Böylece belki onu ölümsüzleştirmek mümkün olabilir. Çünkü ölüm (ona göre) safi kayıp ve herşeyin bitmesi demektir. Iki-üç ay önce Mısır'da basılan ve Dr. Abdüsselam'a ait olan konuyla ilgili bir kitapta bu ihtiyatli görüşü benimsemiş görülmektedir. Ama geçtiğimiz yıl yine Mısır'da tartışılıp kabul edilen doktora tezinde Dr. Muhammed Zeynelabidin ise bazı şartlarla, organ naklini caiz görmekte ve bunları: Zaruretin bulunması, iki zarardan hafif olanının alınması diye özetlemektedir. Bizce ancak adil tabiplerin de katılacağı bir heyet icmaının halledebileceği bu mes'elede son söz henüz söylenmemiştir. Ancak caiz olmadığını savunan görüşün delilleri daha güçlü, daha ihtiyatli daha insanî görülmektedir.. selam ve dua ile ahmet yeşil bey..
23.10.2009 11:18:22
YUSUF:
iyide aga benim kafamın almadığı şey, yazar kardeşimiz burda gördüğü bir olayı naklediyor. ve yaşanılanı anlamadığını ifade ediyor. bende anlamıyorum, insan acı içinde kıvranırken nasıl şu günahmı bu sevapmı diye ayırım yapar. elinde çuvaldız bekleyecek, başkasının batırdığı iğneyle havaya sıçrayacaksın. anlamıyorum bunu. maruf agada islam fıkıhçılarından, onların bu konuda verdiği fetfalardan bahsediyor hemde uzun uzun. iyide usta; bu fıhçılar allah rızası için bir buluşun , bir icadın altına neden imza atmazlar. sonrada iş yapmış gibi allah adına günahı sevabı tayin ederler. sevgili maruf abi kitapta bunun içinde yazdıkları bir yer vardır be abem. bi baksanda azcikte ışığını benim üzerime yöneltsen. imanıma bende anlamıyorum!..
23.10.2009 15:21:22
mağruf:
sevgili yusuf kardeşim, bir insan yaratılış gayesini bilirse, birde kendi dinini bilirse, şıha mürüde ahmet yeşile yusufa mağrufa gerek kalırmı, bir insan bilmiyorsa, bilenlerden öğrenmeside farzdır, işte fıkıhçılar burda devreye giriyor.. fıkıh öğrenmeden bilmeden, tasavvuf tarikat şeyh işlerine fazla dalan kişi mazallah zındık olur, haberi bile olmaz.. yukarıda acizane anlatmak istediğim konu, ahmet yeşil bey birilerini yererken, o konu üzerinde araştırma yapmadığı, belki şeyh dediği kişi kimse artık o konuyu enine boyuna biliyordur, ama ona tabi olanda bilmesi lazım gelir.. ama o taklidi amel yaparak şeyhine tabi oluyor belkide araşıtırıp öğrenme imkanı yoktur, ama ahmet yeşil bey kültürlü ve köşe yazarı bir kardeşimiz, her ne kadarda solcu olsada:) bu konuları araştırıp öğrene bilirdi.. bu konulardada bilgiside vardırda.. yusuf kardeş zahmet edip bir fıkıh kitabı alsanda biraz tozunu yutsan torun tombalak sahibi olduğunda lazım olur.. kal şimdilik selam ve dua ile..
23.10.2009 22:46:33
yusuf:
cevap verdiğin için teşekkür ederim maruf abi. yine döktürmüssün ama soruma cevap vermemişsin. sevgili ağbi. (umarım abi dememe kızmassın sanırım benden yaşça büyüksün)ben diyorumki allah adına günahı sevabı tayin eden fıkıhçılar, en değerli varlık insanın yaşamını kolaylaştırıcı bir icadın altına neden imza atmazlar. hadi akılları sadece düşünmeye ve düşündüğünü dillendirmeye yetiyo diyelim neden icat edilmişleri geliştirme işleri yapmazlar. herkes oturup düşünse ve düşüncesini konuşsa dünya bu günkü dünya olurmuydu. bence bizim insanımız fıkıhtan önce vatandaşlık okusa, hukuk okusa, bilim okusa karşılıklı saygı kendiliğinden oluşur. yoksa birinin ak dediğine diğerinin kara dediği çok fıkıhcılar gelir geçer yaşamımızdan. hatta yanlarına sürüsüyle cüppeli ahmetleride takarak.
24.10.2009 11:07:43

YAZARIN TÜM YAZILARI
DURAN NAMERT!.. - 06 Ocak 2012 Cuma 11:19
BEN İNANDIM!!! - 20 Aralık 2011 Salı 11:53
NASİP…! - 12 Aralık 2011 Pazartesi 14:30
İSTİKRAR SÜRSÜN!.. - 21 Mayıs 2011 Cumartesi 17:45
YEDDİ-EMİNDİLER!.. - 03 Mayıs 2011 Salı 18:52
BAŞÇAVUŞUN KENDİSİ!.. - 22 Nisan 2011 Cuma 15:24
MİLLETİN VEKALET!... - 24 Mart 2011 Perşembe 12:04
TEMAYÜÜÜLL!.. - 21 Mart 2011 Pazartesi 18:09
İYİ YÖNETİLMİYORUZ!.. - 08 Mart 2011 Salı 10:59
DÖNMEK!.. - 22 Şubat 2011 Salı 10:18
MUHTEŞEM YÜZYIL!.. - 29 Ocak 2011 Cumartesi 17:47
KAPANIŞLARA İCRA MEMURU!.. - 14 Ocak 2011 Cuma 10:45
BEDAVA PARA VALLAHA!.. - 04 Ocak 2011 Salı 16:47
HANGİSİ YALANCI? - 30 Aralık 2010 Perşembe 10:14
KAHROLSUN İSRAİL!.. - 09 Aralık 2010 Perşembe 12:00
HEPSİ KADIKÖYLÜ OLDU!.. - 23 Kasım 2010 Salı 14:09
ÖNDER SAV VE DESTEKÇİLERİ!.. - 06 Kasım 2010 Cumartesi 14:52
CANIM SIKILIYOR!.. - 28 Ekim 2010 Perşembe 12:05
GEÇMİŞ OLSUN MUSTAFA ÖZBEK… - 10 Ekim 2010 Pazar 14:09
VER KURTUL!.. - 23 Eylül 2010 Perşembe 17:09
REFERANDUM SAĞLAMASI! - 13 Eylül 2010 Pazartesi 16:34
SÜLEYMAN SOYLU!.. - 05 Eylül 2010 Pazar 14:54
ALLAH İÇİN Mİ, KÖMÜR İÇİN Mİ? - 28 Ağustos 2010 Cumartesi 16:07
SÖYLERMİSİNİZ SEVGİLİ EMNİYET MÜDÜRÜM? - 23 Ağustos 2010 Pazartesi 14:32
YEŞİLLİĞİ BOL ALABALIK!.. - 18 Ağustos 2010 Çarşamba 09:37
YERSEN TABİ!.. - 30 Temmuz 2010 Cuma 15:39
YETER Kİ PAYİTAHTA DOKUNULMASIN!.. - 19 Temmuz 2010 Pazartesi 09:09
REFERANDUM!... - 12 Temmuz 2010 Pazartesi 12:51
ÜÇ GÜNÜN ÖZETİ!.. - 29 Haziran 2010 Salı 16:00
VARSA EĞER YÜREĞİNİZ… - 25 Haziran 2010 Cuma 12:55
Bize Düşen Türkü Yakmakdı!.. - 01 Haziran 2010 Salı 16:19
KEMAL BEY, RECEP BEY - 28 Mayıs 2010 Cuma 13:09
Dedi-Kodu!.. - 10 Mayıs 2010 Pazartesi 14:01
Yalaka!.. - 09 Nisan 2010 Cuma 21:01
Mr. Mustafa Özbayrak!.. - 31 Mart 2010 Çarşamba 16:18
Sonunda!.. - 24 Mart 2010 Çarşamba 19:31
Hacılar Kasabası!.. - 20 Mart 2010 Cumartesi 07:15
İyilik!.. - 15 Mart 2010 Pazartesi 17:13
Değişim - Dönüşüm!.. - 12 Mart 2010 Cuma 09:23
Dosta İkinci Name!.. - 01 Mart 2010 Pazartesi 04:32
Banal+Önem=??? - 26 Şubat 2010 Cuma 19:55
CHP'de Demokrasicilik Oyunu!.. - 16 Şubat 2010 Salı 14:28
Ağabeylik Yapmak Zorunda!.. - 12 Şubat 2010 Cuma 19:41
Helalın Var Osman Durmuş - 05 Şubat 2010 Cuma 21:33
Memleket Sahipsiz!.. - 03 Şubat 2010 Çarşamba 07:37
Diyen, Aliye Gündüz - Mustafa Özbayrak!.. - 26 Ocak 2010 Salı 05:31
Süleyman Sümer'e Göre!.. - 21 Ocak 2010 Perşembe 23:00
Dost'a Name!.. - 17 Ocak 2010 Pazar 17:14
Yılgınlık!.. - 10 Ocak 2010 Pazar 11:31
Siz İstediniz, Allah Verdi!.. - 21 Aralık 2009 Pazartesi 16:54
Ey Esnaflar!.. - 15 Aralık 2009 Salı 16:56
Yüreğimiz Yanıyor - 09 Aralık 2009 Çarşamba 18:16
Klip Olsun!.. - 23 Kasım 2009 Pazartesi 12:58
Başkan Olmak - 11 Kasım 2009 Çarşamba 21:57
Cumhuriyetin Bekçileri!.. - 30 Ekim 2009 Cuma 15:54
Aliye Hanımın Seçimi!.. - 26 Ekim 2009 Pazartesi 15:57
Şıhımız Dediydi!.. - 21 Ekim 2009 Çarşamba 16:50
Beyoğlu Adliyesi!.. - 12 Ekim 2009 Pazartesi 16:21
Son Osmanlı!.. - 01 Ekim 2009 Perşembe 13:44
Islak Semer!.. - 27 Eylül 2009 Pazar 13:19
İlahi Aliye Hanım! - 20 Eylül 2009 Pazar 18:43
Darülaceze!.. - 05 Eylül 2009 Cumartesi 16:17
Parantez!.. - 11 Ağustos 2009 Salı 00:00
Dört Yüz İşçi!.. - 05 Ağustos 2009 Çarşamba 00:00
CHP Tatilden Döndü!.. - 25 Temmuz 2009 Cumartesi 00:00
CHP Tatilde!.. - 15 Temmuz 2009 Çarşamba 00:00
Şaşırtmaz Beni!.. - 14 Temmuz 2009 Salı 00:00
Arkadan Sıvışacak!.. - 06 Temmuz 2009 Pazartesi 00:00
Kredi Kartı, Yanında Şemsiye!.. - 01 Temmuz 2009 Çarşamba 00:00
Adam Yerine Koyun Yav!.. - 24 Haziran 2009 Çarşamba 00:00
Yakında Sinemalarda!.. - 16 Haziran 2009 Salı 00:00
Sarışın, Mavi Gözlü Adam - 11 Haziran 2009 Perşembe 00:00
Dört Sıfat!.. - 08 Haziran 2009 Pazartesi 00:00
Derdiniz Ne? - 29 Mayıs 2009 Cuma 00:00
Kermescilik!..(2) - 25 Mayıs 2009 Pazartesi 00:00
Kermescilik!.. - 18 Mayıs 2009 Pazartesi 00:00
Yıl 2009!.. - 11 Mayıs 2009 Pazartesi 00:00
Vatan Hainliği!.. - 27 Nisan 2009 Pazartesi 00:00
Aliye Hanım Kongre İle Gelmedi - 18 Nisan 2009 Cumartesi 00:00
Aliye Hanımın Bırakacağını mı Sanıyorsunuz? - 15 Nisan 2009 Çarşamba 00:00
Nenzile Tatlısı!.. - 09 Nisan 2009 Perşembe 00:00
Hasaaaan Et Bitti!.. - 06 Nisan 2009 Pazartesi 00:00
KDV'ler de Buharlaşacak!.. - 01 Nisan 2009 Çarşamba 00:00
Karen'in Beslemeleri!.. - 27 Mart 2009 Cuma 00:00
Sevgili Abduşum!.. - 24 Mart 2009 Salı 00:00
İşleriniz İyi mi? - 20 Mart 2009 Cuma 00:00
Aliye Hanımın Çiftliği!.. (4) - 14 Mart 2009 Cumartesi 00:00
Aliye Hanımın Çiftliği!.. (3) - 10 Mart 2009 Salı 00:00
Aliye Hanımın Çiftliği!.. (2) - 07 Mart 2009 Cumartesi 00:00
Aliye Hanımın Çiftliği!.. - 05 Mart 2009 Perşembe 00:00
Memduh Bodur Adımı, Mustafa Özbayrak Adımı!.. - 02 Mart 2009 Pazartesi 00:00
Abduş Efendi!.. - 18 Şubat 2009 Çarşamba 00:00
Davos Fatihi!.. - 10 Şubat 2009 Salı 00:00
Kafamıza Çuval Geçirilirken! - 02 Şubat 2009 Pazartesi 00:00
Simitçi Boyacı!.. - 29 Ocak 2009 Perşembe 00:00
Halk Malk Sanmayın Onları!.. - 22 Ocak 2009 Perşembe 00:00
O Olsa, Bu Olsa... Ne Fark Edecek ki? - 17 Ocak 2009 Cumartesi 00:00
Eskimemiş Milliyetçiler - 07 Ocak 2009 Çarşamba 00:00
Tarafgir Olsunlar Bakalım!.. - 07 Ocak 2009 Çarşamba 00:00
Ceket!.. - 01 Ocak 2009 Perşembe 00:00
Sıra Yücel Kızık'ın!.. - 27 Aralık 2008 Cumartesi 00:00
Böylesi Görülmedi!.. - 22 Aralık 2008 Pazartesi 00:00
Sorun İl Başkanında - 17 Aralık 2008 Çarşamba 00:00
Ve Oyu da Verdiler!.. - 26 Kasım 2008 Çarşamba 00:00
Efsane Başkan - 13 Kasım 2008 Perşembe 00:00
Aday Veli Korkmaz... - 12 Kasım 2008 Çarşamba 00:00
Zülfü Yare Dokundu mu? - 06 Kasım 2008 Perşembe 00:00
Dinen Caiz midir, Değil midir? - 30 Ekim 2008 Perşembe 00:00
Hadım Edelim - 30 Ekim 2008 Perşembe 00:00
Hamdolsun!.. - 23 Ekim 2008 Perşembe 00:00
Ar!.. - 20 Ekim 2008 Pazartesi 00:00
Bu Son Olur Diyoruz!.. - 16 Ekim 2008 Perşembe 00:00
O İstedi! Millet de Eleştirecek Elbet... - 03 Ekim 2008 Cuma 00:00
Yetmez Olur!.. - 24 Eylül 2008 Çarşamba 00:00
Allah'tan Reva mı Yav! - 17 Eylül 2008 Çarşamba 00:00
Suçlu Sadece İşçiler! - 07 Eylül 2008 Pazar 00:00
Utanmaz Bunlar! - 01 Eylül 2008 Pazartesi 00:00
Süvari Bulundu - 25 Ağustos 2008 Pazartesi 00:00
AŞKAR (KIR ATLARIN ATASI) ŞİMDİ SÜVARİSİZ!.. - 20 Ağustos 2008 Çarşamba 00:00
O, CHP'nin Adayı İdi... - 13 Ağustos 2008 Çarşamba 00:00
HELÂL ETMİYORUM!.. - 08 Ağustos 2008 Cuma 00:00
Yedekten Gelen!.. - 31 Temmuz 2008 Perşembe 00:00
HANGİ ESNAF!... - 28 Temmuz 2008 Pazartesi 00:00
Ben Anlıyorum Kezban Teyze'yi!.. - 23 Temmuz 2008 Çarşamba 00:00
Şerreeefsizim Düşünmedik!... - 14 Temmuz 2008 Pazartesi 00:00
Siz Çok mu Demokratsınız? - 06 Temmuz 2008 Pazar 00:00
BEN BİRDE ELBİSE DİKERDİM!.. - 04 Temmuz 2008 Cuma 00:00
İHALECİ KURNAZLAR!.. - 30 Haziran 2008 Pazartesi 00:00
AKP KAPATILSIN İSTİYORLAR!.. - 24 Haziran 2008 Salı 00:00
HORMON VE İLAÇ YÜKLÜ!.. - 20 Haziran 2008 Cuma 00:00
MAHÇUP ETMEK!.. - 11 Haziran 2008 Çarşamba 00:00
KEŞKE İÇİNDE YENİ ÇERİLER OLSAYDI… - 10 Haziran 2008 Salı 00:00
SÖYLE YALANI, SEVEYİM İNANANI… - 01 Haziran 2008 Pazar 00:00
İNSANLIK VE MİLLİYETÇİLİK… - 22 Mayıs 2008 Perşembe 00:00
İMAN EKSİKLİĞİ!.. - 22 Mayıs 2008 Perşembe 00:00
Sevgili Kızım... - 21 Mayıs 2008 Çarşamba 00:00
BİR HAFTA GEÇTİ - 11 Mayıs 2008 Pazar 00:00
İT ÜRÜYOR, AMA KERVAN YÜRÜMÜYOR… - 03 Mayıs 2008 Cumartesi 00:00
CAHİL CÜHELA DEĞİL!.. - 02 Mayıs 2008 Cuma 00:00
REKABET!.. - 23 Nisan 2008 Çarşamba 00:00
BİZİM BEBELER!.. - 17 Nisan 2008 Perşembe 00:00
GÖNÜL ADAMI!.. - 15 Nisan 2008 Salı 00:00
KÜLLÜYE NEREDE? - 10 Nisan 2008 Perşembe 00:00
MÜFTÜLÜK ADLİYE BİNASINA TAŞINABİLİR! - 02 Nisan 2008 Çarşamba 00:00
MÜFTÜLÜK MAKAMI!.. - 26 Mart 2008 Çarşamba 00:00
ESNAFIN SAHİBİ YOK! ( 2 ) - 25 Mart 2008 Salı 00:00
ZARİFE!.. - 18 Mart 2008 Salı 00:00
ESNAFIN SAHİBİ YOK!.. - 14 Mart 2008 Cuma 00:00
LAN İBO!.. - 14 Mart 2008 Cuma 00:00
VAY ANAM VAY!.. - 09 Mart 2008 Pazar 00:00
SORUN TÜM KIRIKKALENİN!.. - 07 Mart 2008 Cuma 00:00
ES TURİZM… - 22 Şubat 2008 Cuma 00:00
KARA SEVDAMIZ… - 12 Şubat 2008 Salı 00:00
GİDİN SORUN ONLARA!.. - 31 Ocak 2008 Perşembe 00:00
SÖZ - 27 Ocak 2008 Pazar 00:00
KIYTIRIK HABER - 20 Ocak 2008 Pazar 00:00
KIRIKKALELİLER DERNEĞİ - 11 Ocak 2008 Cuma 00:00
ANA!... - 07 Ocak 2008 Pazartesi 00:00
Sokaktadi CHP liler! - 11 Aralık 2007 Salı 00:00
Amerikanyalı Gardaşlarımız!.. - 07 Aralık 2007 Cuma 00:00
EMRİN OLUR!.. - 28 Kasım 2007 Çarşamba 00:00
Ektir İle Uslanmayan...! - 24 Kasım 2007 Cumartesi 00:00
Bankalar Gibi... - 21 Kasım 2007 Çarşamba 00:00
Başkan!.. - 14 Kasım 2007 Çarşamba 00:00
Bunlar Nasıl Sendikaysa!... - 12 Kasım 2007 Pazartesi 00:00
Hayırlı İşler Hürriyet… - 08 Kasım 2007 Perşembe 00:00
MUSTAFA CÜNEYT USLU… - 07 Kasım 2007 Çarşamba 00:00
YERSEN TABİ!!! - 05 Kasım 2007 Pazartesi 00:00
Apo Eline Keleş Almışmı - 02 Kasım 2007 Cuma 00:00
Biz Cumhuriyeti Böyle Kurduk - 28 Ekim 2007 Pazar 00:00
SUDAN SEBEPLER!.. - 23 Ekim 2007 Salı 00:00
SUDAN SEBEPLER!.. - 23 Ekim 2007 Salı 00:00
YOLA DEVAM EDİLEMEZ!.. - 08 Ekim 2007 Pazartesi 00:00
1 Milyar 300 Milyon!.. - 07 Ekim 2007 Pazar 00:00
GİDİN SORUN ÖNCEKİ VEKİLE - 03 Ekim 2007 Çarşamba 00:00
Hoş Bulduk… - 02 Ekim 2007 Salı 00:00
MİLLET KİM Kİ!.. - 02 Ekim 2007 Salı 00:00

Son Yorumlar

halil erdemir
bunlar güzelde asıl hizmetler ne olacak yollar çukur dolu baskan bağlarbaşı mah. çıksın bir görsün halini her geçen gün kötüye gidiyor halk ekmek kapandı bunu niyesöylemiyorlar
23.05.2012 12:15:19

mağdurbelediyeci
sorun ihalelerin düşük teklifle falan alınmasında değil ihaleyi yapanların işi bilemeyip, ellerine yüzlerine bulaştırmasındandır. işi firmalara hak ettikleri için değil başka çıkarlar gözeterek vermelerindendir.. çok görmemek lazım. önceden içilemeyen suyun metreküpüne 50 kuruş ödeyip en azından tabak çanağını yıkayan saf kırıkkaleli şimdi yine içemediği suya 2,5 tl öder, şehrin başkanıda bakın en güzel suyu siz içiyorsunuz bi takla atın bakalım demeye getirir ama kendi belediyeye damacana su alırsa, sonrada suyu işleten firmaya dünyalar kadar parayı verirse ve saf vatandaşımızında sesi çıkmazsa daha çok ihaleler olur bu memlekette. çivisi çıkmış buranın, hala farketmiyor musunuz
22.05.2012 22:53:52

Sırrı Kılıç
Sayın Editör Kırıkkale belediyesinin ihale sistemini veya ihale kriterlerini en iyi bilenlerden biri sitenizin sahibidir.Ona sorsanız size bu aksaklıkların nedenini anlatırdı
22.05.2012 21:43:54

Abidin Emmi
Atayurdu keskini ziyaret eden Cemcemoğolu ermenilerinin hemşerileriyle hasret gidermeleri doğrusu gözlerimizi yaşarttı muhabbetlerinin devamını dilerim.Sayın Veli beyde bakıyorumda ibreyi artık Keskinciliğe doğru kaydırmaya başladı.
22.05.2012 21:41:19

ramo
Buna kim dur diyecek.Arz-ı Mevud a çanak tutmaktır toprak satışı
22.05.2012 20:11:11