08 Şubat 2012 Çarşamba

20.10.2009 21:14:34 1784  defa okundu.

Açılım ve Aydınlarımız

 

Artık ilköğretim çocuklarının dahi zekâ seviyesinin algılayabildiği, toplumun ciddi bir kesimi tarafından ciddi manada reaksiyon gösterilen insanların yıllardır uyarı niteliğinde dillendirdiği “böl, parçala, yönet” mantığı…
Etnoloji, antropoloji, nasyonalizm (nationalism), ırkçılık (racism), sosyoloji, etnikçilik, bölge milliyetçiliği, mikro milliyetçilik (kavmiyetçilik) ve milliyetçilik. Bütün bu kavramlarla beraber Şarkiyat (oryantalizm, orientalism), Türkiyat (Türkoloji).
Tarihin ekseninde, olaylar ve olgular bütünü kendini mükerreren yenilerken, olayların ya da olguların tarih ilmi içerisinde neden incelendiğini idrak etmenin elzem olduğu kanısındayım.
Zikrettiğimiz mefhumların birçoğunun değişik dönemlerde, tabir-i caizse, deve dişi gibi ilim adamları tarafından ele alındığını biliyoruz. Fakat tüm bu âlimlerin, tüm çalışmalarının hangi mantığın ve maksadın ürünü olduğunu biliyor muyuz?
Esasen temelde bu kavramların tanımlarını bilmek ve ilim adamlarının bu kavramlar üzerinde hangi çalışmaları neden yaptığını sorgulamak gerekiyor. Çünkü bugün bizlere “açılım” ya da “milli birlik projesi” diye tanıtılan şey, sözün ifadesiyle kavram kargaşası yaratarak insanların zihinlerindeki kalıpları (doğru yanlış ayırt etmeksizin) “ezberleri bozmak” gibi ezberden bir ifadeyle yıkmak istemektir…
…Osmanlı’nın dağıldığı dönemi bizzat yaşayan neslin son kırıntılarını da yedik; Son raddede yaşadığımız ve bizi yaşamaya icbar ettikleri süreç (olaylar ve olgular) içerisinde acımasızca eleştirilen cumhuriyetin kurucularının bugün hangi çekinceler, korkular, duygular ve incelikler paralelinde bu memleketi inşa ettiklerine ehemmiyet atfedilmiyor…
Bizim aydınlarımızın ifadelerinin enteresan bir tarafı var ancak; Düşündükleri ya da düşündüklerini zannettiğimiz şeyler hakkında öyle pervasızca konuşuyorlar ki, karşılarında tezlerinin anti-tezini savunacak ciddi bir tek kişi dahi olmadan, hayretler içinde kalıyorum…
Tabi, o dönemden, bu dönemdeki aydınların yazdıkları, çizdikleri, cazgırlık ettikleri şeylere cevap verecek kimse yok… Her şey bu aydınların istediği gibi cereyan etmede… Herkes, bu aydınlar ezberleri bozabilsin diye hizmet etmede… Televizyon bunlarda, gazete bunlarda, bilbordlar bunların... Hâsılı bütün kitle iletişim araçları bu münevverlerin ellerinin altında… Muhalefet etmeye çalışanın gücü yok… En mesnetsiz ifadeleri devletin kanallarından sarf ederken bile bu insanlara bir “dur” diyen yok…
Yazarlar, çizerler, söylerler, gülerler, çalarlar, oynarlar…
Belçika modeli senin, İsviçre modeli benim, İrlanda modelinin bir beden küçüğü, İspanya modelinin aynısı…
Aydınlar değil mi bu insanlar? Her şeyi bilirler, her şeyi milletin adına, millet için, milletin daha bir demokratikleşmesi, daha özgürleşmesi, daha batılılaşması, daha da ferdileşmesi (bireyleşmek veya bireyselleşmek), sadece kendisi için yaşaması, millet gibi doğru yollarla ve organik bağlarla birbirine bağlı bir kurumun içinin boşaltılması, milli ve manevi değerlerden vazgeçilmesi, insanların küreleşmesi (küreselleşmek ya da küreselleşmek) vs vs için istiyorlar, yapıyorlar…
Bizim aydınlanma çabalarımız zaten hep bu yönden sakatlıklarla dolu değil midir? Aydın hayal edebilir misiniz ki, kendi toplumundan kopukluğunu hiç dile getirmeden, dünyadan bihaber yaşayan… Aydın hayal edebilir misiniz ki, toplumların yaşam biçimlerine göre yasaları şekillendirmek yerine yasaların şekillendirdiği bir toplum yaratmak için var gücüyle uğraşan… Aydın hayal edebilir misiniz ki, ömür sürdükleri dünyada, halkının! , ABD ve AB’nin mutluluğu için savundukları davanın dünyada uygulama sahalarında neler olup bittiğine dair en ufak bir fikri olmayan…
Gidip İspanya’da yaşamasın ama İspanyollar ile Katalonlar arasındaki mesele hakkında ahkâm kesen ya da Valonlar ile Flemenkler arasındaki ilişkiyi çözüm olarak sunan… Ya da herhangi bir Sovyet memleketini (SSCB, etnik cennettir) görmeden etnikçiliği (etnik milliyetçilik) savunan…
Ve aydın hayal edin ki, genelde dünyanın, özelde Türkiye’nin sorunlarının, Avrupalı devletlerin müşterek parlementolarında, kokteyllerde, Bielderberg toplantılarında dillendirilen yöntemlerle çözülebileceğine can-ı gönülden inanan…

Bölüp, parçalayıp birilerinin yönetmesine partnerlik, muavinlik, asist yaparak, ellerine ne geçeceğini dahi bilmeden, şereflenen aydınlarımız...

 

 

Mustafa ULUSOY - Ahmet Yesevi Üniversitesi Tarih Bölümü Öğrencisi
 
***
Yazınızın “Konuk Yazar” bölümünde yayınlanması için editor@haberkale.com adresine e-posta gönderebilirsiniz.

Yorum Yaz


YORUMLAR
İdris:
Babanın yolunda şerefli bir evlat. Yolun açık olsun yiğenim son olaylara böyle asil bir bakış beni duygulandırdı. Bu millete Onun bunun fışkıları değil, bu milletin evlatları sahip çıkacaktır. Zor ama şerefli bir yoldasın Allah yardımcın olsun. Babana da selam
21.10.2009 09:57:40
Aynur Başyiğit:
Teşekkürler güzel bir yazı okudum. derdimi en güzel ifade eden bir yazı.
23.10.2009 16:59:22
Hakan Raşit:
gerçekten etkileyici bir yazı ve harika bir bakış açısı. tarafsız bir şekilde olması gerekenler çok güzel anlatılmış...
11.11.2009 22:29:49

YAZARIN TÜM YAZILARI
KIRIKKALE’DE MUHALEFET - 03 Kasım 2010 Çarşamba 17:06
Yahşihan’ın Başkanı, Yahşihanlının her şeyi - 21 Mayıs 2010 Cuma 12:39
Engelli Olmak - 09 Mayıs 2010 Pazar 14:34
Kırıkkale Depreme Ne Kadar Hazır? - 08 Mart 2010 Pazartesi 16:53
Balyoz Darbe Planı Üzerine - 31 Ocak 2010 Pazar 03:53
Bu Ne Telaş Tayyip Ağam? AKP Ordu Kuruyor - 17 Ocak 2010 Pazar 17:11
Az Çok Sevdim - 12 Ocak 2010 Salı 15:04
Aslı Kurttur… - 01 Ocak 2010 Cuma 08:27
Yeniden Türk Milliyetçiliği ya da Yok Oluş - 04 Aralık 2009 Cuma 14:50
Hak Ettik mi? - 25 Kasım 2009 Çarşamba 14:54
Türkiye ve Düşündürdükleri - 21 Kasım 2009 Cumartesi 00:47
TV'siz Kırıkkale - 15 Kasım 2009 Pazar 22:34
Açılımın Götürdüğü Yere Git... Gitme... - 02 Kasım 2009 Pazartesi 15:27
Ağrı Dağı Efsanesi ve Ermeniler - 29 Ekim 2009 Perşembe 03:00
Açılım ve Aydınlarımız - 20 Ekim 2009 Salı 21:14

Son Yorumlar

Abidin Emmi
Okullara andımız kaldırılsın Kaldırıldı Üniforma giyilmesin Tamam çıkarıldı Milli Güvenlik dersleri kaldırılsın Kaldırıldı Öğrenciler sınıfta bırakılmasın Tamam sınıfta bırakılmadı Öğrencilere cetvelin ucuyla dahi vurulmasın Tamam pekiii Sayın Sendika başkanı demokratikleşme adına Eğitimde binbir türlü değişikliğe gidiliyor Hiç öğretmenlerden soruyormusunuz pekii Eğitimin kalitesimi artıyor? Tanıdığım bir çok öğretmene soruyorum kesinlikle hayır diyorlar Pekiii Öğrencilerin kalitesimi artıyor Tanıdığım öğretmenler okullardan öğrencilerin kafası bomboş öğrenciler mezun ediliyor diyorlar. Öğretmenler diyorki okula gelen Müfettişler artık öğrencinin bilgi seviyesini ölçmeye gelmiyorlar Ya neye geliyorlar Duvarda şu levha niye yok şu çizelge neye yok onu kontrol ediyor diyorlar Tüm bunların sonucunda Neymiş Avrupa Birliğine bakın bizim şu kadar okumuş öğrencimiz var diyecekmişiz. Yeğenim Sivasın bir ilçesinde Meslek Lisesi öğretmeni. Soruyorum öğrencileriyin seviyesi ne durumda diye. Özellikle Matematik dersindeki seviyeleri ilkokul 2 veya 3 sınıf düzeyinde diyor. Öğretimde demokratikleşme sevdasından kurtulup eğitimde kadrolaşma,sendikalaşma sevdasından kurtulup birazda eğitimin kalitesini artırmaya ne zaman başlayacaksınız acaba
07.02.2012 11:07:41

bd
Kırıkkalede hiç mi adam kalmadı ne?Kırıkkaleli değilse adam değil mi? Kırıkkaleye en büyük zararı yine kırıkkaleliler vermiştir.
07.02.2012 09:26:40

Şeref
İlimizde böyle bir kuruluşun hizmet sunması bizim için bir şans. Başta Başhekim Sayın Adnan TEZEL olmak üzere tüm çalışanları kutlar,başarılı çalışmalarınızın devamını dilerim. Teşekkürler.
05.02.2012 22:36:45

zafer tekin
abicim samimi isen yolun ve ufkun açık olsun,ismimiz soyismimiz aynı bazen isimler ve soyisimler aynı şeyi ifade eder,yani o ismin veriliş sebebi vardır.başarılar bende veterinerlik görevimle vatanıma hizmet ediyom ama bazı utanılacak durumlar var bizim meslekte herkez utanmaz ama utanan vardır,kolay gelsin görevinde başarılar
05.02.2012 14:32:30

a.vural
2007 seçimleri idi bizlerde akp li olarak adaylarımızın konuşmalarını takip ediyorduk ve takip ettiğim kadarı ilede hakikaten Musafa beyin çok güzel fikirleri vardı kendisi üniversite kökenli olduğu için şöyle diyordu Allah'ın izni ile milletvekili seçilirsem MKE nin yönetim yapısı özel sektör şartlarına uygun olacak vede teknolojisini en son teknoloji le yenileyip dünya standartlarının üzerine getirteceğiz ve de eskiden olduğu gibi mke de en az 10-12 bin işçinin çalışabileceğini söylüyordu vede gayet mantıklı ve doğru şeylerdi ve Allah nasip etti kardeşim milletvekili oldu ama biz Milletvekili kardeşimizin mke ile ilgili herhangi bir girişimini hatta özel sektörle mke yi buluşturacak herhangi bir projeyi, teknoloji yenileme ile ilgili herhangi bir projeyi10-12 bin işci alımı ile ilgili herhangi bir projeyi göremedik siz milletvekili iken yöremizle ilgili hiç bir çalışma yapmazsanız benim Başbakanım bunları görmiyecek mi Beyler Türkiyenin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan Beydir o da doğruları bilir ve görür benim gördüğüm açidan da Mustafa beyin üzülerek söyluyorum MKE Genel Müdürlüğü için en ufak bir şansı yoktur daha doğrusu Milletvekili olmadan önceki fikirlerini Hayata geçiremediği için şansın kaybetmiştir özünde de çok mütevazı,çalışkan vede dürüst bir kişi olmasına rağmen bence şansı yoktur tabi bu benim dışar dan gördüğüm eğer Mustafa bey yukarda saydığım olaylarla ilgili girişimleri olmuş vede bende bunu atlamış isem o zamanda kendiisinden özür dilerim ama bildiğim kadarı ile mke nin personel sayısında düşüş oldu ,teknoloji ile ilgilide pek gelişme olmadı gibi ama genede Mustafa beyin gazeteniz aracılığı ile bir cevabını beklerim Sayın Milletvekilim seni yinede seviyoruz saygılarımla
05.02.2012 10:34:37