23 Mayıs 2012 Çarşamba

17.10.2009 21:14:08 1978  defa okundu.

Karılar Koğuşu

 

Nefes darlığı ve solunum yetmezliği beni yine hastaneye mecbur etti.Üç kişilik bir odayı şimdilik Dursun Yılmaz amca ile paylaşıyorum. Kendileri (biraz irticai isim olacak ama) Selamlı Köyünden! Seksen yaşına merdiven dayayanlardan. Maşallah daha dinçler.Allah sıhhat ve uzun ömür versin daha çok güzel günler var yaşayacak. Kendisine biraz takılıyorum eskileri anlatmasını istiyorum. Çocukluk yıllarından başlayarak çektiği çileleri anlatıyor. Tek parti zamanlarını tekrar anlatsa da dinleseniz. Benim hep ilgi alanıma girmiştir. Böyle eski toprak yaşlı insanlarla karşılaştığımda hep geçmişle günümüzü kıyaslamalarını isterim. Güngörmüş mü desek yoksa fakirlik ve tek partinin beceriksiz yönetimi sebebiyle gün görmemiş desek. Bu yaşlı insanların anlatımları bazen ironi dolu da olsa hep ilgimi çekmiştir.
Kıtlık, açlık, salgın hastalıklar dermansız dertler bir yana vergi memurlarının hasat zamanı yaptıkları uygulamalar ibret verici.Harman yapıldıktan sonra vergici gelir tahmini olarak vergi verilecek miktarı yazar giderdi. Vatandaş daha sonra bazen sırtında, bazen hayvana yükleyerek ta Yahşihan’a vergi verilecek miktarı götürüp teslim etmek zorundaydı. Bazen birkaç kilo eksik gelmesi halinde bin bir dereden su getirterek eksiği tamamlatıldıktan sonra iş bitiyordu. Günlerce kuyrukta beklemek zorunda kalıyordu insanlar. Elin köyünde aç, susuz, dışarıda yatarak, bu sorumluluktan kurtulabilenler kendini şanslı sayıyorlardı. O zamanlar üzerinde deve kabartma resmi bulunan bir teneke gaz yağı alıp eve getirebilmek büyük bir işti. Öle çay ve şeker herkesin evinde bulunmazdı. Ayva yapraklarından yapılan çaydan çok defa içtiğini anlatıyor Dursun amca.
Acaba diyorum o yıllarda yaşasaydım ve şimdiki halimle birinci derecenin dördüncü kademesinden devlet memuru olarak burada özel odayı kapatabilir miydim? Şu anda üç kişilik odanın sağladığı konfor bile o kıtlık yıllarının özel odasından daha ilerde. Özel oda talebim değerlendirmeye alındı. Şimdilik boş oda yokmuş. Boşalma olduğunda özel odaya geçebilecekmişim. Bulunduğumuz katta hep nefes darlığı şikâyeti olanlar yatıyor. Yanımızdaki hasta fırsat buldukça hastane dışına kaçıyor. Sigara içerek içeri dönüyor. Doktor. En sonunda. O’nu taburcu etti. Şimdi git bakalım bir haftaya kadar arka delikten nefes alarak geri gelirsin diyerek.
Hastane ortamı bana her zaman okuma fırsatı vermiştir. Bu sefer de öyle oluyor. Epey zaman önce satın aldığım ama okuma fırsatı bulamadığım kitaplara şans veriyorum. Mevlana’ya ait olduğunu düşündüğüm bir sözü anımsayarak. “istifade edilmeyen kitaplar eşeğin sırtındaki yük gibidir.”İşte şimdi elimde Falih Rıfkı Atay’ın “Zeytin Dağı” İttihat ve Terakki’nin güçlü, ismi Cemal Paşanın Suriye, Filistin ve Kanal maceralarını bir solukta okudum. Bu topraklar için bizi şöyle tanımlıyor. “Sahibi olmayan arsaya bekçilik etmek.”Bozgundan sonra Anadolu topraklarına döndüğünde “Keşke mesaimi bu topraklar için harcasaydım.”Diyor.
Eşeğin sırtında kalmasın diyerek raftan indirdiğim “Aliya” isimli kalın kitaba başlıyorum. Çağımızın vahşetine bir daha tanık oluyorum. Bu kitap Bosna savaşı yıllarını ve sonunda Müslümanlar soykırıma ve onca mezalime muhatap olmalarına rağmen ikiyüzlü batının adil olmayan barışına razı olmak zorunda kalmalarını anlatıyor. Buna rağmen Aliya İzzetbegoviç’in geleceğe dönük umutlarını bir gün gerçek olur duasıyla okudum.
Sonra Mustafa Kutlu’nun “Rüzgârlı Pazar” isimli kitabını alıyorum elime. Uzun zamandır hikâye-roman okumamıştım. Bu hikaye kitabı akıcı bir dile sahip. Bizi anlatıyor. Batılılaşma maceramızı ve şehirleşme dengesizliğini, çarpık kentleşmeyi, bu fiziki çevrede hayata tutunmaya çalışan gariban insanları anlatıyor. Son olarak İranlı düşünür Daryus Şayegan’ın” Batı Karşısında Asya “isimli kitabına başlıyorum. Asyalı toplumların batılılaşma maceralarını anlatıyor. Türk jakobenizmi ile ilgili fazla bir ayrıntı yok ama İran’ı okurken bizdeki bazı şeylerden söz ettiğini düşünüyorsunuz. Bizde toplum darbecilerden kendini kurtarabilirse batı uygarlığı ile entegrasyon sürecinde beliren bazı tıkanmaları kolay tamir etmek mümkün olacak. En belirgin gelişme Dursun amcanın anlattığı hikayede gizli. Bir teneke gaz yağını kimse görmesin diye gizlice eve getiren babasının durumunu bir düşünün. Günümüzde böyle bir şey yapan birisine gülerler. Uyan amca! Derler. Dakyanus öleli üç asır oldu. Kahraman halkımız darbecilerce ırzına geçilmiş de olsa, demokrasiye bağlılığını her ırza geçme ameliyesinden sonra da göstermiştir.
Dördüncü günden sonra Dursun amca ile özel odalara alınıyoruz. Yaşasın! Daha rahat okuyabileceğim. Karşı koğuşta kadınlar kalıyorlar. Allah’ım ne kadar gürültücü insanlar bunlar. Sanki seçme hepsi bir araya toplanmış. Avazları çıktığı kadar bağırarak konuşuyorlar. Zaman sonra birkaç kere uyarılar geliyor. Ama dinleyen yok. Sonradan anlaşıldığına göre koğuşta kalan yaşlı teyze biraz sağırmış. Lafı ona duyurmak için bağırarak konuşuyorlarmış.
Konuştukları memleket sorunları,ekonomi, açılım, öyle vatan kurtaran cinsten şeyler değil tabiî ki..Köyde Irıza dayının trakötrü,Ayşe bacının evde kalmış kızı kikirik Aliye, bir de yatık Emine. Ne olacak bu kızların hali! Türk Milletinin efendisi olan köylülerin durmadan şehere göç etmesi. Bir de yalın ayak, malı ortalıkta gezen köyün delisine gülüyorlar ya deli olacağım. Çağdaş uygarlık düzeyine ulaşayım diye fırsatı ganimet bilip, eşeğin sırtından indirdiğim birkaç kitabı okuyalım diye tam konsantre olmaya çalışırken, kahkahalar bütün insicamımım bozuyor. Aha buradan hastane yönetimine şikayet ediyorum. Bakalım nasıl bir önlem alacaklar. Doktorların yasaklamasına rağmen koğuşlara ucu düğümlenmiş tuz poşetleri nasıl sokuluyor? Anlamadım gitti. Gözünü sevdiğim tek parti zamanı olacaktı. Koğuşa bir cenderme dikecektin. O zaman diyet yemeğine tuz atmayı gösterecekti. Alimallah.
Çok şenlikli bir koğuş karılar koğuşu. Burada kaldığım oniki gün boyunca gürültüden bıktırdılar. Dursun amca ile biraz da Mustafa Durulmuş’u, zamanında tek partici ağa olan dedesini konuştuk. Yine de rahmetle andık eskileri. Bizi anacak birileri çıkar mı zaman sonra bilinmez? Yinede sağlık osun aziz okuyucularım.

Yorum Yaz


YORUMLAR
M.Ö.:
Çok geçmiş olsun. Allah kimseyi hastaneye düşürmesin her ne kadar sizinki kadar şenlikli olsa da :) Hastane günlerini çok iyi değerlendirmişsiniz. Okuduğunuz kitapları okuyucularınızla da paylaşmanız çok güzel. Zor yıllardı o yıllar, yaşayanlar bilir. Şimdiki gençler çok tahammülsüz tabi, istedikleri anında olacak.. yaşasalardı da anlasalardı o yıllardı. anlatmakla da pek tesirli olmuyor..
13.02.2010 19:34:00

YAZARIN TÜM YAZILARI
UYANIK ESNAFIN MALI ELİNDE ŞİŞTİ KALDI! - 04 Ocak 2012 Çarşamba 10:30
BU DURUM YENİ BİR DIŞ SATIM KAPISI OLABİLİR. - 06 Temmuz 2011 Çarşamba 13:29
Defi haceti altın olan adam !.. - 31 Mayıs 2011 Salı 17:08
Bir masada üç adam - 28 Nisan 2011 Perşembe 15:35
Yardımını istedim , kıyak çekmesini değil - 29 Mart 2011 Salı 14:44
“HAÇ KURTARMA AYİNİ İRTİCAİ Mİ,ÇAĞDAŞ MI? - 06 Ocak 2011 Perşembe 20:45
Ulan Yine Selahattin’i Çarpmıştır Dedim İçimden - 24 Aralık 2010 Cuma 00:36
ENİK BÜYÜR İT OLUR, YAVŞAK BÜYÜR BİT OLUR. - 24 Temmuz 2010 Cumartesi 21:03
Tak Fişi, Bitir İşi! - 13 Nisan 2010 Salı 00:12
Sen Önce Kendine Bak! - 30 Mart 2010 Salı 22:23
Bu Akşam İçeceğim, Bir Büyük Bir de Yarım! - 18 Mart 2010 Perşembe 15:49
Demek ki Darbe Sever Okuyucularım da Varmış! - 11 Şubat 2010 Perşembe 21:13
Sadece Toka Yapıp, Cereyan Geçirecektim! - 27 Ocak 2010 Çarşamba 17:58
Manto Olmadıysa Yapalım Onu Bir Gocuk - 06 Ocak 2010 Çarşamba 10:34
Höt Möt Kırmızı G.. - 19 Kasım 2009 Perşembe 15:39
Karılar Koğuşu - 17 Ekim 2009 Cumartesi 21:14
Ağız Tadıyla Bir Bayram Geçirin - 16 Eylül 2009 Çarşamba 12:19
Yobaz Hukuk Adamları Ancak Bizde Bulunur - 10 Ağustos 2009 Pazartesi 00:00
Beş Gün Yetmedi Bana - 30 Temmuz 2009 Perşembe 00:00
Ulu Tanrım Sen Yardım Et!.. - 26 Haziran 2009 Cuma 00:00
Benim En Büyük Mefahirim Göbeğimdir - 14 Haziran 2009 Pazar 00:00
Lağım Püzlerinden Estergon Kalesi! - 29 Mayıs 2009 Cuma 00:00
Bıyıklı Vali Çağdaş Olabilir mi? - 11 Mayıs 2009 Pazartesi 00:00
Sungur Bey! - 04 Mayıs 2009 Pazartesi 00:00
Doğal Cinsellik Çağdaşlık mı? - 27 Nisan 2009 Pazartesi 00:00
Okuyucu Yorumlarına Bakış - 13 Nisan 2009 Pazartesi 00:00
Yelleme - 21 Mart 2009 Cumartesi 00:00
Zorla da Olsa Çağdaş Görüntü Vermek Lazım! - 12 Şubat 2009 Perşembe 00:00
İspiyoncu Sendikanın Başka Ne İşi Olur ki! - 28 Ocak 2009 Çarşamba 00:00
17'lik Türbanlı Polis! Olacak İş Değil! - 21 Ocak 2009 Çarşamba 00:00
Kuyruk Sokumuna Dövme Yaptırmak Çağdaşlık mı? - 06 Ocak 2009 Salı 00:00
Vitrinden mi Yoksa Depodan mı Vereyim? - 29 Aralık 2008 Pazartesi 00:00
Daltonlar Siyasi İşler Peşinde - 20 Aralık 2008 Cumartesi 00:00
"Dövlet Ötoritesine Hörmet" - 12 Aralık 2008 Cuma 00:00
Eğmeli Yar Eğmeli, Ucu Mala Değmeli - 28 Kasım 2008 Cuma 00:00
Soğan Kafalı Adam Neler Yumurtlamış - 21 Kasım 2008 Cuma 00:00
MAMOKRASİ - 07 Kasım 2008 Cuma 00:00
TEHLİKE ÇOK BÜYÜK ÇOK! - 31 Ekim 2008 Cuma 00:00
Ben Sporcunun Topa İyi Vuranını Severim - 24 Ekim 2008 Cuma 00:00
Eşek Birşey Satın Alsa, Ham Kelek Satın Alır - 11 Ekim 2008 Cumartesi 00:00
BASMA FİSTANLI KADIN - 08 Eylül 2008 Pazartesi 00:00
Kızmıyorsunuz Umarım - 20 Ağustos 2008 Çarşamba 00:00
Daldan dala, çok köşeli bir yazı - 06 Ağustos 2008 Çarşamba 00:00
MANTI YEMEK ÇAĞDAŞ YAŞAMA UYGUN MU? - 31 Temmuz 2008 Perşembe 00:00
KAOS TRENİ NE BİÇİM GELDİ? - 23 Temmuz 2008 Çarşamba 00:00
Ula Fazıl! Fazla zorlama,Kırcan belini!.. - 18 Temmuz 2008 Cuma 00:00
TATİLDE BİLE SİZİ DÜŞÜNDÜM AZİZ OKUYUCULARIM - 15 Temmuz 2008 Salı 00:00
Sandalda Namaz Kılınır mı? - 30 Haziran 2008 Pazartesi 00:00
Dik delme! 160 derece eğik olsun. - 24 Haziran 2008 Salı 00:00
Sevsinler Darbeli Demokrasinizi!.. - 31 Mayıs 2008 Cumartesi 00:00
AŞK ÖLDÜ!.. - 31 Mayıs 2008 Cumartesi 00:00
O NE BİÇİM HAREKETLERDİ ÖYLE! - 23 Mayıs 2008 Cuma 00:00
BATININ NAMUSU VAR MI? - 16 Mayıs 2008 Cuma 00:00
Düşünceleler - 04 Mayıs 2008 Pazar 00:00
Sahne - 04 Mayıs 2008 Pazar 00:00
Bu Haberi Büyük Gazeteler Nasıl Fark Etmedi - 02 Mayıs 2008 Cuma 00:00
SİZİ MOZART’IN 10. SENFONİSİ DE KURTARAMAZ - 01 Mayıs 2008 Perşembe 00:00
O KAŞ , O GÖZ, O DİŞ ,GÜL AÇMIŞ YANAĞINDA… - 04 Nisan 2008 Cuma 00:00
BU HABERİ BÜYÜK GAZETELER NASIL FARK ETMEDİ? - 03 Nisan 2008 Perşembe 00:00
ENTEL DANTEL BİR ADAM!.. - 16 Ocak 2008 Çarşamba 00:00
JAKOBEN VEKİLİMİZ YENİ BİR SUÇ ODAĞI KEŞFETMİŞLER! - 31 Aralık 2007 Pazartesi 00:00
ADAM SANDIM EŞŞAĞI ALNIMA DEĞDİ KAŞAĞI - 31 Aralık 2007 Pazartesi 00:00
“SORGUYA ALINDIK, EY HALKIM UNUTMA BİZİ!..” - 31 Aralık 2007 Pazartesi 00:00
MALALAYALIM MI, MALALAMAYALIM MI? - 21 Kasım 2007 Çarşamba 00:00
Bu Zıpçıktı Bir Sanat Anlayışıdır - 19 Kasım 2007 Pazartesi 00:00
Amerikan Toplarına Vurmayı Çok Severim - 14 Kasım 2007 Çarşamba 00:00
Darbeli Demokrasiyi Değil ,Darbeli Matkabı Severim - 13 Kasım 2007 Salı 00:00
Bilardo - 11 Kasım 2007 Pazar 00:00
Aşk Öldü - 08 Kasım 2007 Perşembe 00:00
Amerikan Toplarına Vurmayı Çok Severim - 06 Kasım 2007 Salı 00:00
Siyasetçi, Memurun Hamisi Midir? - 05 Kasım 2007 Pazartesi 00:00
Kadınlar İçin Özel Havuz Yapılmış - 05 Kasım 2007 Pazartesi 00:00
Kızcağızın Balayını Ne Diye Zehir Ediyoruz!.. - 03 Kasım 2007 Cumartesi 00:00
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Kararına Bakış - 02 Kasım 2007 Cuma 00:00
Bu Kalabalıklardan Yal Yapsanız İt Bile Yemez - 02 Kasım 2007 Cuma 00:00
Sakatat Kokuları Arasından Geçiyorum Her Gün!.. - 02 Kasım 2007 Cuma 00:00

Son Yorumlar

halil erdemir
bunlar güzelde asıl hizmetler ne olacak yollar çukur dolu baskan bağlarbaşı mah. çıksın bir görsün halini her geçen gün kötüye gidiyor halk ekmek kapandı bunu niyesöylemiyorlar
23.05.2012 12:15:19

mağdurbelediyeci
sorun ihalelerin düşük teklifle falan alınmasında değil ihaleyi yapanların işi bilemeyip, ellerine yüzlerine bulaştırmasındandır. işi firmalara hak ettikleri için değil başka çıkarlar gözeterek vermelerindendir.. çok görmemek lazım. önceden içilemeyen suyun metreküpüne 50 kuruş ödeyip en azından tabak çanağını yıkayan saf kırıkkaleli şimdi yine içemediği suya 2,5 tl öder, şehrin başkanıda bakın en güzel suyu siz içiyorsunuz bi takla atın bakalım demeye getirir ama kendi belediyeye damacana su alırsa, sonrada suyu işleten firmaya dünyalar kadar parayı verirse ve saf vatandaşımızında sesi çıkmazsa daha çok ihaleler olur bu memlekette. çivisi çıkmış buranın, hala farketmiyor musunuz
22.05.2012 22:53:52

Sırrı Kılıç
Sayın Editör Kırıkkale belediyesinin ihale sistemini veya ihale kriterlerini en iyi bilenlerden biri sitenizin sahibidir.Ona sorsanız size bu aksaklıkların nedenini anlatırdı
22.05.2012 21:43:54

Abidin Emmi
Atayurdu keskini ziyaret eden Cemcemoğolu ermenilerinin hemşerileriyle hasret gidermeleri doğrusu gözlerimizi yaşarttı muhabbetlerinin devamını dilerim.Sayın Veli beyde bakıyorumda ibreyi artık Keskinciliğe doğru kaydırmaya başladı.
22.05.2012 21:41:19

ramo
Buna kim dur diyecek.Arz-ı Mevud a çanak tutmaktır toprak satışı
22.05.2012 20:11:11