Ve merhaba
Gülüm… Ömrüm… Ölüm…
Binlerce merhaba.
Ölümü düşünmek istiyorum bu gece. Korkmadan, ürkmeden saatlerce düşünmek. Yanımda duymak istiyorum, ona dokunabilmek, sarılmak taa içimde hissetmek...
Ölüm...
Neden bu kadar ürkütücü geliyor insanlara bu kelime. Oysa ne kadar güzel "Ölüm" sanki gülüm der gibi.
O ne vefalı dosttur ki bütün dostlar bizi terk eder de o bir an bile yalnız bırakmaz. İyi günümüzde, kötü günümüzde daima yanımızdadır. Üstelik külfetsiz bir dosttur. Hiç hissettirmez varlığını, usulca gelir peşimiz sıra. Konuşur aslında bizimle bir dostun cenazesinde, Ölüm ilanlarında, kabir ziyaretlerinde. Duymayız onu duysak ta kulaklarımızı tıkar duymamış gibi yaparız. Ama yine de gücenmez bize, terk etmez. Hiç unutmaz. Bazen unuttu sanırız da unutulduğumuza emin olduğumuz günde çalar kapımızı.
Bir gün benimde kapımı çalacaksın Ölüm. Biliyorum yanımdasın şu an, bana benden de yakınsın. Ama korkmuyorum senden. Hatta seni seviyorum. Ne o gülümsüyor musun Azrail? Neden korkayım ki senden sonuçta sende bir melek değil misin?
Mezarlığa giderim bazen tefekkür deryalarına dalarım. Önümde kabirler dizi dizi. Taşları konuşurlar benimle dinlerim tek tek. Şu ağacın altındaki geçen sene Ölmüş yirmi üç yaşında bir delikanlı. Sevdiği var mıydı acaba? Ne yapar şimdi? Ya annesi nasıl dayandı bu acıya? Az Ötede yatan seksenlik bir nine. Çok mu çekmiştin nineciğim? Gönlünü hoş tuttular mı son demlerinde? Çağırdın mı Ölümü yoksa "bir güncük daha" diyerek erteledin mi? Sağ yanda ninenin omzuna sığınmış küçücük bir mezar. Ne mutlu sana bebeğim bu bataklığa hiç bulaşmadan üzerinden atlamışsın. Ulaşmışsın nur mekânlara.
Ve merhaba
Gülüm...Ömrüm...Ölüm.
Binlerce merhaba.
Ne kadar çok mezar var !... Genç yaşlı, zengin fakir, güzel çirkin hiçbir fark gözetmeksizin komşu olmuşlar. Mezarların üzerindeki taşlar hep bir ağızdan anlatıyorlar hikayelerini, kulaklarım uğulduyor. Bir gün bende şu selvinin gölgesinde bir taşa yaslayacağım başımı. Ve benim mezar taşım da beni anlatacak başucumdaki yabancılara. Belki de yarın kimbilir...
Ölüm, Ömrüm...
Evet Ömrümsün benim. Hakiki Ömrüm.