23 Mayıs 2012 Çarşamba

14.10.2009 10:44:25 1683  defa okundu.

Tarihten Günümüze Açılımlar

 

Geçmişini bilmeyen bir milletin geleceği de olmaz. Çok bilindik ve beylik bir laf olsa da hakikatin ta kendisidir. Tarih, milletlerin hafızalarıdır. Hafızasını yitirmiş bir insan nasıl hayatta tutunamazsa tarih bilgisi, tarih şuuru olmayan toplumlarında başarılı olma ihtimali çok zayıftır.
 
Tarih ilminin en önemli faydalarından biride geçmişi öğrenerek geleceğimize yön çizmektir. Geçmiş olayları tahlil edebilen bir tarihçi gelecekte de neler olabileceğini muhakkak suretle görür. Ve bunun içinde hem kendini hem de mensup olduğu milleti o güne hazırlar. Bundan istifade etmesini bilen ülke yöneticileri de milletin geleceği için çok doğru kararlar alacaktır.
 
Ülkenin bu gün düştüğü durumu anlayabilmek için yüz elli yıl öncesine dönmek yeterli olacaktır. Osmanlı Devletini Tanzimat Fermanı sürecine getiren Batı, her ne kadar Fermanı doğrudan kendileri hazırlamamışsa da hazırlanması ve uygulanması konusunda Osmanlıya baskı unsuru olmuşlardır.
O günlerde azınlıkları bahane eden Batılı ülkeler açılım yapmamız için baskı yapmışlar ve Padişah Abdülmecit güya Osmanlı vatandaşlarını eşit kılmak için ilan ettiği Ferman, Avrupalı Devletlerin içişlerimize karışmasını sağlayarak dış müdahale virüsünün içimize girmesini sağlamıştır.
 
Tanzimat’ın ilanına ve uygulamalarına Batılılar övgüler dizmişler, bununla da yetinmeyip bu yolda ilerlememiz için  yeni “reform”lar önermişler, bu reformlar da uygulamaya konuldukça alkışlayıp durmuşlardır. Çünkü; bu dönemde gayr-ı müslimlere ayrıcalıklar tanınmış, Osmanlı’da sanayi adına ne varsa çökmüş, Avrupalılar her işe karışmışlar, yabancı sermaye ülkeyi sömürmüş, dış borçlar almış yürümüş... kısacası, Osmanlı Devleti, yarı sömürge haline gelmiştir.
 
Avrupalılar, Osmanlı Devletinin bu durumunun artarak devamını sağlamak için baskılara devam etmişler Islahat Fermanını ilan ettirerek İkinci açılımı gerçekleştirdik. Osmanlı Devletinin asıl kurucu unsuru olan Türk Milletinin hakları gayr-ı Müslimlere karşı kısıtlanmıştır. Bu hilkat garibesi ferman Türk Milletinin batıya karşı teslimiyetinin en açık delili olmuştur. Padişah Abdülmecit’in yaptığı bu yenilikleri öven Avrupa, işi Osmanlı Hanedanının tek eksiğinin Hıristiyanlığı kabul etmeleri olduğu bile söylemeye kadar götürmüşlerdi.
 
Meşrutiyetle iş başına geçen Jön Türkler Ermenilerle işbirliğine girişmiş ve Avrupalılardan destek görmüşlerdir. Ne zaman  İttihat ve Terakki Osmanlıcılığın geçerliliğini yitirdiğini görmüş milli bir politika izlemeye başlamışsa Avrupa’yı karşısında bulmuştur.
 
1839 Tanzimat’ın ilanından bu yana Batılılar Türkiye’de olup bitenlerden neyi beğenip alkışlamışlarsa, o bizim ulusal çıkarlarımıza ve varlığımıza büyük bir tehlike ya da yıkım oluşturmuş; neyi eleştirip kötülemişlerse o milli çıkarlarımız ve varlığımız için yaşamsal önemde olmuştur.
Bunları hatırlayarak, Avrupa ve ABD’nin Kürt ve Ermeni açılımlarını neden alkışladıklarını, daha iyi anlayacağımızı düşünüyorum.
 
Batıdan destek adına, koltuğunu koruma sevdasına hayatının hiçbir döneminde inanmadığı Avrupa Birliği adına Heybeliada Ruhban Okulu, Mayınlı arazi, Ermeni sınırı, şimdide Kürt açılımı derken Osmanlının son dönemlerini yaşadığımız hiç aklımıza gelmiyor mu acaba?
 

Tarihten eğer ders alacaksak hesapsızca yapılan bu açılımların Osmanlı Devletinin sonunu getirdiğini görebiliriz. Aynı hatalara düşmemek için Türk milletinin her zamanki gibi yöneticilerine ihtar vermesi gerekmektedir.

Yorum Yaz


YORUMLAR
uur smr:
tesekkurler hocam.yazılarınızı devamlı takip ediyorum.siz cook haklıymısınız.
21.10.2009 15:58:33
ali gercek:
teslim olmuş bir hp le bu işlerin düzelmeyecegi kesindir
24.10.2009 18:31:45

YAZARIN TÜM YAZILARI
TÜRK'ÜN EN BÜYÜK ZAFERİ - 21 Mart 2011 Pazartesi 09:31
EMANET EHLİNE VERMELİ - 08 Mart 2011 Salı 11:03
Meleğim - 09 Mayıs 2010 Pazar 14:23
Ey Türk, Titre Ve Kendine Dön! - 03 Mayıs 2010 Pazartesi 10:47
1 Mayıs - 03 Mayıs 2010 Pazartesi 10:44
Seçim Yaklaşıyor - 26 Nisan 2010 Pazartesi 11:00
İki Cihan Sultanı - 16 Nisan 2010 Cuma 04:18
Fiili Af - 04 Nisan 2010 Pazar 14:28
Türk'ün Ocağı - 25 Mart 2010 Perşembe 19:44
Velev ki Kestik (!) - 17 Mart 2010 Çarşamba 03:00
Zararlı mı, Haram mı? - 01 Mart 2010 Pazartesi 04:30
Sivil Dikta - 09 Şubat 2010 Salı 17:19
Hep Kız İstiyoruz - 20 Ocak 2010 Çarşamba 18:02
Sessiz Yaşadın - 31 Aralık 2009 Perşembe 05:05
Yatarak Para Kazananlar! - 26 Aralık 2009 Cumartesi 07:03
Tanrı Sanatı - 24 Kasım 2009 Salı 21:18
Alternatif MHP - 14 Kasım 2009 Cumartesi 03:23
Türk Kimliği ve Atatürk - 10 Kasım 2009 Salı 22:17
Ermeni Açılımı Zafer mi? Hezimet mi? - 27 Ekim 2009 Salı 14:57
Tarihten Günümüze Açılımlar - 14 Ekim 2009 Çarşamba 10:44
Yine 12 Eylül - 12 Eylül 2009 Cumartesi 16:56
Türk Tarihi ve Ağustos Ayı - 26 Ağustos 2009 Çarşamba 16:20
Genelden Yerele - 02 Mart 2009 Pazartesi 00:00
40 Yıl - 09 Şubat 2009 Pazartesi 00:00
Mahallelerimiz - 31 Ocak 2009 Cumartesi 00:00
Yerel Seçimler - 22 Ocak 2009 Perşembe 00:00
Pehlivanlılar - 14 Ocak 2009 Çarşamba 00:00
İhsan Kayalak - 05 Ocak 2009 Pazartesi 00:00
Ankara’da Seçim - 28 Aralık 2008 Pazar 00:00
Katil'den Özür Dilemek - 18 Aralık 2008 Perşembe 00:00
Kırıkkale ve Belediye - 04 Aralık 2008 Perşembe 00:00
Öğretmenler! Yeni nesil sizin eseriniz olacaktır… - 22 Kasım 2008 Cumartesi 00:00
Genç Türkmenler - 17 Kasım 2008 Pazartesi 00:00
CUMHURİYETİN HEDEFİ - 29 Ekim 2008 Çarşamba 00:00
Siyasi Nezaket - 06 Ekim 2008 Pazartesi 00:00
Hırsızlık Karşısında Susan... - 29 Eylül 2008 Pazartesi 00:00
HALKA RAĞMEN HALK İÇİN - 09 Eylül 2008 Salı 00:00
TÜRK MİLLETİ ÇİMEN OLMASIN - 03 Ağustos 2008 Pazar 00:00
TÜRK’ÜN KADINI - 08 Mart 2008 Cumartesi 00:00
BAŞÖRTÜSÜ DEVLET BEY VE DEVLET ADAMLIĞI - 10 Şubat 2008 Pazar 00:00
DİLİMİZ, KİMLİĞİMİZ, YİYİP, İÇTİĞİMİZ - 04 Şubat 2008 Pazartesi 00:00
MİSAK-I MİLLİ - 27 Ocak 2008 Pazar 00:00
KUT - 15 Ocak 2008 Salı 00:00
Örnek Irak ders Türkiye ! - 20 Aralık 2007 Perşembe 00:00
Medya ve Doğru Bilgi - 04 Aralık 2007 Salı 00:00
Merhaba Kırıkkale, Merhaba Meslektaşlarım - 23 Kasım 2007 Cuma 00:00

Son Yorumlar

halil erdemir
bunlar güzelde asıl hizmetler ne olacak yollar çukur dolu baskan bağlarbaşı mah. çıksın bir görsün halini her geçen gün kötüye gidiyor halk ekmek kapandı bunu niyesöylemiyorlar
23.05.2012 12:15:19

mağdurbelediyeci
sorun ihalelerin düşük teklifle falan alınmasında değil ihaleyi yapanların işi bilemeyip, ellerine yüzlerine bulaştırmasındandır. işi firmalara hak ettikleri için değil başka çıkarlar gözeterek vermelerindendir.. çok görmemek lazım. önceden içilemeyen suyun metreküpüne 50 kuruş ödeyip en azından tabak çanağını yıkayan saf kırıkkaleli şimdi yine içemediği suya 2,5 tl öder, şehrin başkanıda bakın en güzel suyu siz içiyorsunuz bi takla atın bakalım demeye getirir ama kendi belediyeye damacana su alırsa, sonrada suyu işleten firmaya dünyalar kadar parayı verirse ve saf vatandaşımızında sesi çıkmazsa daha çok ihaleler olur bu memlekette. çivisi çıkmış buranın, hala farketmiyor musunuz
22.05.2012 22:53:52

Sırrı Kılıç
Sayın Editör Kırıkkale belediyesinin ihale sistemini veya ihale kriterlerini en iyi bilenlerden biri sitenizin sahibidir.Ona sorsanız size bu aksaklıkların nedenini anlatırdı
22.05.2012 21:43:54

Abidin Emmi
Atayurdu keskini ziyaret eden Cemcemoğolu ermenilerinin hemşerileriyle hasret gidermeleri doğrusu gözlerimizi yaşarttı muhabbetlerinin devamını dilerim.Sayın Veli beyde bakıyorumda ibreyi artık Keskinciliğe doğru kaydırmaya başladı.
22.05.2012 21:41:19

ramo
Buna kim dur diyecek.Arz-ı Mevud a çanak tutmaktır toprak satışı
22.05.2012 20:11:11