AKP nin iktidara geldikten sonra ilk yapılan faizlerin geriye çekilmesi, enflasyonun tek haneli rakamlara düşürülmesi, milli gelirin artırılması, yolsuzsuzluk, yoksulluk, v.b. tedbirlerin gerçekleştirilmesi hedef alındı. Buraya kadar her şey olumlu.
Gelelim faizlerin düşürülmesi ile vatandaşın uygulamaları ve bankaların uygulamalarına, Vatandaş bu düşük faizleri büyük yatırım araçlarında kullandı, Uzun vadeli ev ve araç alımı gibi. Sonrasında ne oldu. Vatandaşın hesabı tutmadı. Devletin vereceği zamları hesaplayarak birkaç yıl sonra bankadan çekmiş olduğu kredinin çok küçük bir rakamda kalacağını almış olduğu 5-10 yıllık vadeli kredilerin ancak bir iki yılı sıkıntı içinde geçeceğini sonrası rahat bir ödeme yapacağını düşündü.
Evdeki hesap çarşıya uymadı. Neden almış olduğu krediler her ne kadar sabit kredi isede maaşlara gelen zamlar ancak devletin verdiği hizmetlere koymuş olduğu vergiler nedeniyle kaybolup gitti. Sonuçta sıkıntı yıllar boyu sürdü. Halen de bu ödeme sıkıntısı devam etmekte.
Şöyle bir düşünelim. Kişi 1,500 TL maaş aldığını varsayalım. Ev kira ise 350-400 tl yok evi banka kredisi ile almışsa en kötü ihtimalle 500-700 arası aylık sabit ödeme. Aylık gıda ihtiyacı minimum 250 TL. , Aylık Pazar masrafı 60 TL. , İki çocuğu olduğunu düşünelim biri lise ise aylık 50 TL. hele ki birde üniversiteli varsa aylık minimum 400, maksimum 750 TL., Elektrik, Telefon, Su masrafları yine minimum 100 maksimum 200 TL. , akaryakıt yada minibüs ücreti minimum 150 TL. üniversite masrafı aylık 150 TL , sigara içiyorsa aylık 150-300 TL. daha saymadığımız çok şey olmasına rağmen minimum değerleri topladığımız zaman haydi 1500 TL diyelim bu şartlar tamamen kısılmış yaşama hakkı elinden alınmış bir kişiye ait hesaptır.
Bu şartlar altında insanın yaşama hakkının olup olmadığına siz karar verin.
Gelelim Bankalara: Bankalar düne kadar her önüne gelene kredi kartı vermek için elinden geleni yapmadımı. Banka önlerinde perakende olarak kart dağımıtı yapmadımı, Aylık mevduat faiz oranı % 1,8 den verip, kredi kartından çeken vatandaşa aylık % 5,5-6,5 arası faiz uygulamadımı, Yapmış olduğu Kredili satış kampanyalarını mağazalara yerleştirerek vatandaşı uzun vade mal alımları ile borçlandırmadımı,
BANKAMATİK İŞLEMLERİ
Şimdide büyük bir olayı Bankalar Arası Kart Merkezini oluşturarak Kredi Kartından para çekme, hesap sorma gibi işlemlerden bankalar komisyon kesmektedirler. Bu komisyonlar bankadan bankaya değişmekte 3,00 TL ile 5,00 TL arası komisyonlar kesilmektedir. Yapılan bu değişiklikle yine bankalar karlı duruma geçtiler. TÖF (Tüketici Örgütler Federesyonu) Genel Başkanı Fuat Engin’ in Açıklamalarına göre “ Bankalar bu değişimden 300 milyon dolar tasarruf sağlayacağını belirtirken vatandaşın cebinden bu uygulama ile 2,4 milyar dolarlık bir para çıkışı “ olacağını açıklamıştır.. Yani yine düzen düzmüştür. Düzülen yine Vatandaş olmamışmıdır.
ATM'ler çağın modern vurgunu haline gelmiştir.
"5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'nun 24. maddesinde konuya ilişkin hüküm açık" diyen Faut Engin sözlerini şöyle sürdürüdü: "Kart hamilinin yaptığı işlemler nedeniyle, sözleşmede yer almayan faiz, komisyon veya masraf gibi adlar altında hiçbir şekil ve surette ödeme talep edilemez ve kart hamilinin hesabından kesinti yapılamaz. Tüketici Örgütleri Federasyonu ve üye tüketici örgütlerini arayan binlerce tüketici yurttaşın uygulamaya ilişkin ortak bakış açısı 'bu durum çağımızın modern soygunudur' ifadesidir. 4822 sayılı kanunla değişik 4077 sayılı kanunun başta amaç maddesi olmak üzere ilgili hükümleri ile 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanununun 24. Maddesini ihlal ederek yasa hukuk tanımaz uygulamalarına devam eden bankaları uyarıyoruz."
Yine bu konu ile ilgili TUDEF Başkanı Ali Çetin’e kulak verelim.
TÜDEF Başkanı Ali çetin, 'ortak soygun noktalarında' para çekme ve bakiye sormadan ücret alınmamasını isterken, tüketicileri, mecbur kalmadıkça 'ortak soygun noktalarından' uzak durmaları konusunda uyardı. Bankaların halen yasadışı olarak tüketiciden kredi kartı aidatı olarak yılda 1,6 milyar lira, banka kartı ya da hesap işletim ücreti olarak ise 6 milyar lira ücret aldığını hatırlatan TÜDEF Başkanı Ali Çetin, 'ortak soygun' da hesaba dahil edildiğinde, bankaların tüketiciden yasa dışı olarak aldığı paranın yılda 10 milyar liraya ulaşacağını öne sürdü. Dünyanın her tarafında kriz döneminde bankalar batarken Türkiye'de yüksek kârla elde ettiğine işaret eden Çetin, 'Bu yüksek kârın kaynağı tüketici, soygunu yapan bankalar, soyguna gözcülük eden BBDK'dır' ifadelerini kullandı.
Bir ülkede vatandaşın durumu öğrenmek için o ülke bankaların yıl sonunda açıkladığı karları görmek yeterlidir. Şöyle bir bakın Ekonomik veriler çok iyi olduğunda Banka karlarının aşağı çekildiği, ekonomik veriler kötü olduğunda ise Banka karlarının aşırı karlara ulaştığını göreceksiniz. 2008 yılı Bilançoları ve 2009 Yılına ait 3,6 aylık Bilançolarını inceleyin bu gerçek ortaya çıkacaktır.
Vatandaşı uyarıyorum. Artık Bankamatik işlemlerini yaparken iyi düşünmeniz gerekir. Maalesef uygulamaya konan son bankamatik işlemlere BDDK ve Devlet seyirci kalmaktadır. Vatandaş varsa Devlet Vardır ilkesiyle hareket ederek. BDDK nın seyirci kalmış olduğu bu yeniliğe karşı Hükümetin bu konuda biran önce harekete geçmesini bekliyoruz.
Son Çıkarılan Bankamatik uygulamasıyla “Düzen “ düzmüş, Düzülen yine Vatandaş olmuştur.
SPK UYARISI :
Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri "Yatırım Danışmanlığı" kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, Aracı Kurumlar, Portföy Yönetim Şirketleri, Mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorumda ve tavsiyede bulunan kişilerin kendi görüşlerine dayanmaktadır. Bu yorum ve tavsiyeler mali durumunuz ile risk ve getiri beklentilerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle sadece burada yazılan yorum ve tavsiyelere dayanarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.