Saat 12.52 de Cuma için öğle ezanı okunuyordu. Kamusal işler yürüttüğü işyerinden ayrıldı... Hemen bitişik arsa içinde yer alan camiye gitti. Halkımızın her zaman dilinden eksik etmediği deyimle söyleyelim “Allah kabul etsin” Cuma namazını kıldı. Sonra tekrar kamusal alana, işinin başına döndü. Vatansal vazifelerini yürütmeye devam etti.
Beni asıl meşgul eden soru şu. Bir kamusal görevli, kamusal zaman dilimi içinde namaz kılarsa laiklik zarar görür mü? Veya soruyu şöyle de sorabiliriz. Kamusal alanda kamusal ve vatansal bil umum işler yapan insanlara ibadetlerini serbestçe yapmalarına imkân vermeyen bir kamusal düzen laik bir düzen midir?
Tam da bu konu ile zihnim meşgul olurken telefonuma bir mesaj geldi. Mesaj aynen şöyle:”Herkes ağız tadıyla bir bayram geçirsin diye farklı faiz seçenekleriyle V..f Banktan geleneksel bayram kredisi. Üstelik cazip faiz oranlarıyla.”
Allah’ım sen bana dayanma gücü ver çıldıracağım. Bu nasıl mesaj? Çözmek için epey kafa yordum.
Bunu mutlaka Felemenk, Benelüx ve de Firenk ülkelerini gezen, görgü, bilgi, birikim sahibi ve siyaset ustası İsmail Kısabacak beyefendiye sormam lazım dedim.
Bankanın adı V..f Bank, Kutsal ay Ramazan ayı içinde bulunuyoruz. Müslümanlar bu ayda oruç tutarlar ve zamanı geldiğinde bayram yaparlar. Bu banka Müslüman mudilerine ağız tadıyla bir bayram geçirsinler diye faizle kredi verecekmiş!
Benim bildiğim Müslümanlar faizli kredi kullanmazlar.
İşte bu Müslüman mahallesinde salyangoz satmaya benzeyen bir iş! Bari faizsiz verse de bu kahraman Müslümanlara günah işletmese olmaz mı?
İnanın İsmail bey sorumu dikkatlice dinledi. Hiç hoşuna gitmedi. Bilirsiniz bazı sorular kazık gibidir. Cevap versen bir türlü, vermesen iki türlü. Avropa gezmiş, güngörmüş Kısabacak ne desin? Faiz gelirlerini artırmak için bu banka din satıyor. Laik bir ülkede olacak iş mi?
Neyse akşamüstü eve geldim. İftar vakti yaklaşıyor. TV kanallarını geziniyorum. Vakit geçsin diye oyalanıyorum.TRT1 de yayınlanan iftar programına takılıyorum. Muhabir; bir elinde mikrofon, bir elinde tabak içinde hurmalar, otoyol üzerinde seyir halindeki sürücülere hurma ikram ediyor. Feleğin işine şaştım kaldım! Laik ülkenin televizyonu hurma dağıtıyor. Nerdesiniz ey jakobenler?
Bol miktarda magnezyum, fosfor ve demir ve bil umum mineral dolu hurmaları vatandaşa yedirirsen azar bu millet. Ramazanda satışlarda meydana gelen patlama jakobenleri ve eski tüfek komünistleri çileden çıkarıyor. Yeşil sermaye palazlandıkça palazlanıyor. Nerde o totaliter parti zamanı, nerede o eski inhisarlar müdürlüğü ile her şeyi kontrol ettiğimiz günler diye hayıflanmaya başlıyorlar. İsrail ile ortak darbe planlayan çevik adamların bile bunu durdurmaya ömrü yetmedi. Millet çok zalimi tasfiye etmesini bildi. Milletin sabrı ve azmi, demokrasiye bağlılığı nice zalimlerin üzerinden bir silindir gibi geçiyor. Netekim!
Zalim ağanın halkına ettiği zulmü yansıtan “Hanımın Çiftliği “ dizisine baktım biraz. Çıtı pıtı kızımızı, filmin kahramanı esas oğlan pamuk balyalarına yaslamış! Bir mengene gibi kolları ile sıkıyor. Mühür haline gelmiş dudaklarını açmaya çalışıyor. Bu cüretli sahne ile ülkenin laik imajını kurtarmak üzere olan kızın incecik belini kıracak. Eleştirmenler kahraman halkımızın namus telakkilerine göre bu durumun çok cesurca bir sahne olduğuna kanaat getirmişler. Şikâyetler RTÜK ‘e ulaşmış durumda. Dizi yayından kaldırılsın isteniyormuş. Yazık olacak! Kızımız tam da yeni yeni konsantre oluyordu. Sanat zevki gelişmemiş yobazlara da film beğendiremiyorsunuz. Çok garip bir ülkemiz var değil mi? Aziz okuyucularım!
Bir günde çok garip düşünceler etrafında gezinip durdum. Ramazan da geldi geçti nerdeyse. Bayramınız kutlu olsun aziz okuyucularım. Böyle şeylere siz kafa yormayın diye ben sizin yerinize bu zahmetlere katlanmaya razıyım. Allah sağlık afiyet versin hepinize. Jakobenlerin “şeker bayramını” da kutlarsanız milli birlik ve beraberliğe katkınız olur diye düşünüyorum. Bu günlerde çok ihtiyacımız vardır bilirsiniz!