Dünya bir savaş sahnesidir…
Milletler mücadelesi tarihin hiçbir döneminde oradan kalkmamıştır…
Savaşın bir sıcak bir de soğuk boyutu vardır…
Yirminci yüzyılın başlarında sıcak savaşı yaşayan Türkiye yirmi birinci yüzyılın başlarında ise soğuk savaşın tam ortasında…
1914-1918 ve 1918-1922 sıcak savaş ortamında Türklerden istediklerini zorla alamayanlar şimdi hile ve desiselerle masa başında almak için uğraşıyorlar…
Türklerin elinden alınmak istenen vatan ve özgürlüğüdür…
Soğuk savaşın en çok uygulanan stratejik taktiklerinden biri “Böl, parçala, yönet” yöntemidir…
“Kürt Açılımı” projesi, Türkiye’ye uygulanan “Böl, parçala, yönet” yönteminin önemli ve son safhasıdır…
Ana proje, Büyük Ortadoğu Projesi (BOP)’dir…
Evveliyatı var ama son otuz yılda yaşanan 1980 yılına kadar yaşadığımız sağ-sol kavgası, Alevi-Sünni çatışması, 12 Eylül 1980 İhtilali, PKK terörü, komşularımız Afganistan ve Irak’ın işgali, Kuzey Irak’ta Kürt aşiret devletinin kurulması ve nihayet Kürt Açılımı BOP’un safhalarıdır…
Bir projenin amacı hedefleri muhatap kitlesi getirisi-götürüsü (maliyet dökümü) ilke ve esasları, uygulama yöntemleri açık açık belirtilmelidir…
Kürt Açılımı projesi BOP’un içinde bir alt projedir ve yukarıda sıraladığımız unsurların hiçbiri açık açık söylenmemektedir; projenin içeriğinin ne olduğu henüz bilinmemektedir…
Niçin?
Hainler hainlikle itham edilmekten çekiniyor, kendini gizlemeye çalışıyor, faturayı başkasına kesme gareti içinde…
Herkes birbirini suçluyor, anlatmıyor diye…
Aslında Erdoğan ve avanesi ne anlatacağını; neyin, nasıl anlatılacağını; nereye varılmak istendiğini tam olarak bilmiyor, bilenler de gizliyor, susuyor…
Bir kör dövüşüdür gidiyor.
İçişleri Bakanı hemşehrimiz Sayın Beşir Atalay “Kürt Açılımı” hakkında düzenlenen saatler süren basın toplantısında hiçbir somut öneri getirmiyor…
Kürtlerin değil, Kürtçülerin jargonuyla muhalefeti suçluyor…
Devletin üniter yapısının; laik ve sosyal statüsünün, dilinin, başkentinin açıkça belirtildiği Anayasanın değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif dahi edilemez maddelerini savunmak Türk’üm diyenlerin ve sağduyu sahibi vatandaşların görevidir. Buna Sayın Atalay da dahil.
ABD Dışişleri Bakanı Türkiye de dahil 25 ülkenin sınırlarının değiştirilmesi olarak tanımladığı BOP’un eş başkanı olduğunu Sayın Erdoğan 21.02.2006 tarihli TBMM grup konuşmasında “Genişletilmiş Orta Doğu ve Kuzey Afrika inisiyatifinde rolümüz var…
Burada bizim eş başkanlık görevimiz var.” diye açıkça söylüyor…
Proje, ABD’nin. Hedefi belli. Dışişleri Bakanı Rice tarafından amacı açıkça söyleniyor…
Eş başkanlık görevi de Erdoğan’a veriliyor…
Şunu biliyoruz ve belirtmeliyiz ki projenin sonu hayra alamet değil…
Körü körüne sadakatin bedeli ağır olur.
Şimdi vatanseverler, milliyetçiler olarak biz paranoya mıyız, yoksa eş başkanı destekleyenlerin ihanete ortaklığı mı var?
Herkes gözünün önüne baksın ve hissesine düşeni alsın.