Toplumu Türk-Kürt ayrıştırmasına doğru götüren hükümetin “Kürt Açılımı” projesi gündelik siyasetin angajmanları ve polemikleri gibi gösterilerek durumun vehameti gizlenmektedir.
Toplumun analiz yapma, tahlil etme yeteneği dumura uğratılmakta ve aydınlar körleştirilmeye çalışılmaktadır.
Türk milletine ihanetin somut örneğini teşkil eden “Kürt Açılımı” projesinin AB ve ABD menşe’li olduğunu görüp seslendiren aydınlar da paranoyak olarak takdim edilmektedir; bu, projeyi ortaya atanların stratejik taktiklerdir.
İhanet şebeklerine taktikler çok güzel veriliyor… Dersler iyi çalıştırılmış…
Projeyi analiz edip, değerlendirip millî hassasiyet ölçeğinde ölçüp / kimlik terazisinde tartıp artısını-eksisini belirleyen milli duyguları ağır basan insanları susturmanın yolu, kafalara soru işareti koyup, beyinleri tereddüte düşürmektir.
Amaç, aydınların veya halkın taarruza geçmelerini önlemektir. O vakit yol onların olacak, önleri açılacak, istedikleri gibi konuşabilecekler ve kamuoyunu kafalarına göre yönlendirebileceklerdir.
Ramazan ayı dolayısıyla sohbet ortamı daha çok oluyor, konferanslar arttı, ziyaretlere daha çok zaman ayrılıyor. İçimden bir ziyaret geçiyor…
Hükümetin “Kürt Açılımı” konusunda tartışmalar iyiden iyiye sertleşti.
İhanet, namus, şeref, geri zekâlılık, anlayış kıtlığı kavramları tartışmanın anahtar kelimeleri halini aldı. “Kürt Açılımı” hakkında yorum yapmak, yazı yazmak, düşüncelerimi okuyucularımızla paylaşmak için bakış açısı ararken Dr. İdris Nebi Karakuş’un 2007 genel seçimleri öncesi basın toplantısında kullandığı ve Atatürkçü düşüncenin tezahürü olarak telakki ettiğim ifadeleri aklıma geldi.
İnternetten baktım: “Hükümet gaflet sınırını açmış, dalalet sınırının dışına taşmış, ihanet sınırını zorluyor.” demiş 2007’de; yani iki yıl evvel. Hükümetin 5 yıllık icraatını değerlendirmiş burada. Hocayı tanıyorum, millî refleksleri sağlam ve meselelere devletçilik gözlüğünden bakan bir insan.
İdris Hoca, 2007’de, hükümetin geriye dönük icraatlarına bakarak bu hükme varıyor.
İhanet devam mı ediyor acaba?
Hükümetin icraatları, Türk soylular için veya millî hassasiyetleri olan (Milliyetçiler) aydınlar için ihanet mesabesinde mi?
Hocanın o zamanki teşhisi halen geçerli mi? Hocaya yapılan zulmün sebebi belki de bu teşhisi dillendirmektir…
Dr. İdris Nebi Karakuş’un iki yıl evvel söyledikleri bugün gündemin ilk sıralarında tartışılıyor.
Bir tarafta beynelmilelciler (Kürtçüler, ümmetçiler, liboşlar dahil), bir tarafta milliyetçiler saf tutmuş durumda.
Biz millî hassasiyetleri olanlar safındayız ve devlet bölünüyor diye de bir vehmimiz var.
Hükümet ve yandaşlarına göre biz paranoyayız. Bize göre de onlar ihanet içinde…
Hükümet gerçekten yanlış yolda.
Devlet gözümüzün içine baka baka bölünüyor beyler!