APO ELİNE KELEŞ ALIP!
Evvelsi gün akşam yine sabahladık.
Televizyonlarda tartışma programlarının olduğu, memleket meselelerinin ciddi adamlarla ciddi bir şekilde tartışıldığı her akşam, sabaha kadar uykusuz kalmak kaderimiz oldu artık.
"Aklının yetmediği var ömrüne bedel " derdi rahmetli babam...
Ya aklın yetmeyecek, yetiyorsa da güçsüz konumda olmayacaksın diye de uyarırdı.
Her ne kadar aklımızın bazı şeylere yetmesi ömür denilen nesneden bir şeyler götürüyorsa da alışmış kudurmuştan beter misali, ille de sorulduğunda biliyor havası yaratmak için ve ülke gündemi hakkında bilgi sahibi olabilmek için ya elimize geçeni okuyor, yada bu türlü programları kaçırmamaya çalışıyoruz.
Abbas Güçlünün sunduğu "Genç Bakış" adlı tartışm da bunlardan biri.
Dediğim gibi evvelsi akşam o vardı…
Konuk da, CHP genel başkanı Deniz Baykal...
Konu, genel...
Ama ağırlıklı olarak ülkemizin içinde bulunduğu Terör belası konuşuldu.
Programın başlangıcında, bu günkü hükümete güveniyormusunuz diye bir anket başlattılar.
Sayın Baykal konuşmaya başlayıp ülke meselelerini belgeler koyarak anlatmaya devam ettikçe ilk dakikalarda yüzde elli-elli olarak açıklanan anket sonuçları, ağır ağır değişime uğramaya başladı.
Neler anlatmadı ki sayın Baykal.
Taa bir Mart teskeresinden başlayarak bu güne kadar yapılan uygulamalardan tutunda,
Anadolu insanının deyimi ile "Anasının kızlığından. babasının oğlanlığından torbada bir şey koymadı boşalttı."
Derler ki, 1 Mart teskeresi kabul edilseydi bu gün Amerika ile birlikte Irak'a bizde girer onlar Saddam'ı devirmeye çalışırken bizlerde, Apo artığı Pkk'lıları bulup bertaraf edebilirdik.
Bu teskerenin reddi, elimize geçen altın değerinde fırsatı tepmek oldu...
Ogün Amerika'da söz verip Türkiye Büyük Millet Meclisine kabul ettirmeye çalıştıkları metnin sadece bir maddesini okudu sayın Baykal.
Yüzlerce gencin toplandığı salondan çıt çıkmadı...
Sanki nefes almıyor gibiydi onca insan.
O maddede bırakın onlarla birlikte Irak’a girmeyi, Irak’tan başka komşularımıza yapılacak harekatın bile önünün açılması yazıyordu.
Halbuki böyle bir maddenin egemenliğini elinde taşıyan hiçbir ülkede konuşulmaması gerekmekteydi.
Sadece egemenliğine hakim olan ülkedemi konuşulmaz bu konular?
Ne münasebet!..
Manda da bile konuşulmaz, manda da…
Sonra, eve dönüş yasası ile birlikte bölücü başına getirilmek istenen affı anlattı.
Anlatıp geçse iyi;
Birde son anda karşılarında yapılan sert muhalefeti geçemediklerinden geri çektikleri yasanın altıncı maddesini başından sonuna kadar okudu.
“Terör örgütü kurucuları ellerine bizzat silah alıp dağa çıkmadılarsa, bir kereye mahsus affedilirler…”
Bu şartlara uyan kaç tane terör örgütü kurucusu var ülkemizde?
Yada;
Apo eline keleş alıp Cudi dağında Mehmetçikle savaşmış mı?
Yazıklar olsun!
“İnsanın akılının yetmediği var ömrüne bedel” sözü yanlış mı şimdi?.
Düşündükçe insanın çıldırmaması içten bile değil.
Uluslar arası hukuk ortada.
Dünya devletleri, başta Amerika Ve İsrail’in kendilerine yapılan bu gibi saldırılarda ortaya koyduğu tepki ortada,
Ve biz hala olayları soğutmaya, yapılanları görmemezlikten gelmeye çalışıyoruz.
Hadi başbakanın bu davranışı normal diyelim. ( operasyon konusunu birde orada iş yapan müteahhit soralım demişti ya, şimdi orda iş yapan müteahhitlerin en büyüğü sayın başbakanın damadı imiş!!! Sayın Baykal söyledi…)
Devleti temsil eden başka kurumlar niye kulağının üstüne yatmaya çalışıyor, anlamak mümkün değil!..