23 Mayıs 2012 Çarşamba

10.08.2009 00:00:00 1691  defa okundu.

Yobaz Hukuk Adamları Ancak Bizde Bulunur

Toplumsal yapının  süreklilik arz eden hareketlenmelere sahip olması, sosyologların dikkatli bir şekilde takip ettikleri bir durumdur. Sosyal hareketlenmeler bazen yatay -dikey bazen hızlı -yavaş bir şekilde cereyan eder. Bazen de hareketlenmenin yönü inceleme konusu olur.Toplumlar sürekli bir hareketlenme ve değişim içinde olurlar.

İnsanlar  daha iyi bir gelecek kurma, eğitim ,sağlık hizmetlerinden faydalanma ve iş sahibi olma  gibi değişik sebeplerle, yaşadıkları yerden başka bir şehre göç etmeleri yatay hareketlenmeyi oluşturur. Nitekim bir çok toplumda bu hareketlenme, kırsal kesimde yer alan köy ve kasabalardan büyük şehirlere doğru cereyan ettiği bilinen bir gerçektir.Türk Milletinin efendisi olan köylülerimiz efendiliğin verdiği cesaretle köyden şehirlere doğru göç etmişlerdir.Bu hareketlenmenin  hızı çok partili hayata geçtikten sonra artmıştır ve hız kesmeden devam etmektedir.Eğer tek parti totalitarizmi devam etseydi şehirlerin nizamiyelerine bir jandarma koyarak girişleri durdurmak mümkün olurdu.Ama bu çağda bunun önünde duracak bir güç tanımıyorum.

                Toplumsal değişimi en fazla etkileyen dikey hareketlenmelerdir.Yurt coğrafyasında oradan buraya seyahat etmek, yerleşmek o kadar önemli değildir.Şehrin etrafında gecekondulaşma  şehre tutunmayı sağlamaz. Birçok sorunu içinde barındırır. Asıl mesele insanların aldıkları eğitimle, kişisel yetenek ve girişimleriyle daha üst meslek ve gelir seviyesine geçebilmiş olmaları daha değerlidir.Buna dikey hareketlilik diyoruz. Zaman içinde refah seviyesi bakımından insanların daha üst gelir seviyelerine geçebilmiş olmaları, gelir seviyesi ve eğitim düzeyleri bakımından daha konforlu bir hayat elde etmiş olmaları değerlidir. Toplumsal yapı ,üretim ve tüketim düzeni , üretilen mal ve hizmetlerin paylaşımına herkesin katılabiliyor olması değerlidir. Sistem buna imkan veriyorsa toplumsal değişimin yönü hep ileriye  doğru gelişir.Sosyal düzen demokratik bir gelişim sürecine doğru evrilir. Bazıları tarafından kategorize edilmiş olsalar bile  sosyal sınıflar arasında bile geçişler olabilir. Elde ettiği gelir, aldığı eğitim seviyesi ,yaşadığı fiziki çevresi ne olursa olsun, bir sosyal sınıfa mensubiyet duygusuna sahip insanlarda da, her zaman daha iyi bir yaşam seviyesi  elde etmiş üst tabakalara mensup insanların durumuna yükselmek ihtiyacı hissederler.Alt gelir gruplarında vazgeçilmez bir arzudur bu .Bu arzu toplumsal dikey hareketlenmelerin dinamiğini oluşturur.Bu hareketlenmeler ne kadar hızlı olursa, toplumsal değişim ve gelişme de o kadar hızlı olur.Toplumsal dikey hareketlenme vetiresi içinde alt tabakalarda yer alan nüfusun  zaman içinde bir üst tabakaya ne kadar terfi ettiği ölçülebilen  ve gözlenebilen bir durumdur.

Toplum mühendisleri, jakobenler, totaliter yönetim özlemcileri, ”ordu göreve” pankartı taşıyan devrim yobazları toplumda var olan ve önlenemez bu değişmelerden ve hareketlenmelerden hoşlanmazlar.

                Köylü köyünde kalmalıdır. Yırtık ve yamalı ,ütüsüz  elbiselerle şehirde dolaşmamalıdırlar.Hele şehre  göç edip,  müteşebbis olmamalıdırlar . Olursa yeşil sermaye memleketi ele geçirecektir demektir! Bunun için sonradan türeme teşebbüs sahiplerine karşı önlemler alınmalıdır! Hukuktan kaçmak için hastanede daha fazla kalayım diye kendine mikrop aşılayanlardan hakikaten korkmak lazımdır. Bu tip insanlar kahraman köylümüz için neler yapmazlar ki.

                Bakın konuyu daha somut anlamaya imkan veren bir durumdan söz edelim:

YÖK. yeni düzenleme ile ÖSS de  haksızlığa sebebiyet veren ,birçok meslek liseliyi karamsarlığa iten katsayı uygulamasını kaldırmıştır.Yani hangi liseyi bitirirse bitirsin, doğru cevap sayısı yüksek olan  her öğrenci istediği fakülteye daha kolay ulaşmış olacaktır.

 İstanbul Barosu başkanı Danıştay’a dava açarak yerinde verilmiş ve herkeste sevinç uyandıran bu kararı iptal ettirmek istiyor. Bu yeni değişiklik daha eşitlikçi bir yaklaşım olacağını,iptali halinde  28 şubat sürecinde meslek liselilere yapılan haksızlığın devam edeceği kendisine hatırlatılıyor. Basından öğrendiğimize göre Baro başkanı yaptığı açıklamada “Eşitlik, eşit insanlar arasında olur “diye cevap vermiştir.

Yani adam diyor ki: Köylü çocuğu okuyup ta ne olacak? Hele İHL den mezun olacak, hukuk ve siyasal okuyacak. Sonra gelecek benim yanımda, benimle boy ölçüşecek. Olacak iş mi? Köylü çocuğu köylü kalsın. Amelenin çocuğundan ancak amele olur! Kapıcının çocuğu da baba mesleğini devam ettirsin. Memlekette bu işleri kim yapacak?

Bu çağda bu kafa ancak bizim jakobenlerde olur. Bize aydınlanmış kafa olarak sundukları bu kafalardan Küba da bile bulamazsınız. Dünyada totalitarizmin sonu  gelse de  bizim jakobenlerde asla değişim olmaz. Başka bir toplumda , başka bir ülke de böyle  düşünen bir hukuk adamına rastlayamazsınız.

Bizim jakobenimiz şöyle demek istyiyor: “Bütün insanlar eşittir ama jakobenler daha da eşittir.”jakoben  hukukun ulaştığı bu duruma, hukuk denmez, ancak yobazlık denir.

Bir hukuk adamına yakışır durum değildir bu. Anlaşılan o ki; demokrasi yolculuğunda daha çok yol gitmemiz gerekiyor.

 

Yorum Yaz


YORUMLAR
yakup:
hoca!.. bir sürü güzel laf etmissin bravo. bir şeyler bildiğin kesin ama bu bilgileri kendi kafana doğru yonttuğun gerçeğini değiştirmiyor. adam ihl den mezun oldu diyelim yada meslek liselerin herhangi birinden. yükseğini okuyamassa şayet gidecek kendi mesleğini icra edecek. yani imam hatipli okuldan mezun olduktan sonra geçimini sağlayacak illaki bir cami bulur kendine. ya düz liseli ne yapacak. tornadan anlamaz... imamlık etmeyi bilmez. onun tercih edeceği okullarıda imamlarla doldurursan o garipler nereye gidecek. onlar bu memleketin çocuğu değilmi? şunumu diyorsun yoksa kaldıralım tüm düz liseleri, alayını imam hatip yapalım... hadi hadi söyle. bu kadar süslü lafın ardından anca bu gelir. şu an iktidardasınız zaten. ağa babalarında aynı senin düşündüğünü yapmaya çalışıyorlar. merak etme.
10.08.2009 12:55:44
SELİM TEKİN:
Üstad kalemine sağlık;memlekette çağdaşız diye gezinen gerçek yobazların ipliğini pazara çıkarmışsın.İstanbul Barosu başkanı avrupa ülkelerinin herhangi birinde söylese bu lafları kendi üyeleri anında alaşağı ederler adamı...Nerde bizde öyle hukukçu...
10.08.2009 14:10:35

YAZARIN TÜM YAZILARI
UYANIK ESNAFIN MALI ELİNDE ŞİŞTİ KALDI! - 04 Ocak 2012 Çarşamba 10:30
BU DURUM YENİ BİR DIŞ SATIM KAPISI OLABİLİR. - 06 Temmuz 2011 Çarşamba 13:29
Defi haceti altın olan adam !.. - 31 Mayıs 2011 Salı 17:08
Bir masada üç adam - 28 Nisan 2011 Perşembe 15:35
Yardımını istedim , kıyak çekmesini değil - 29 Mart 2011 Salı 14:44
“HAÇ KURTARMA AYİNİ İRTİCAİ Mİ,ÇAĞDAŞ MI? - 06 Ocak 2011 Perşembe 20:45
Ulan Yine Selahattin’i Çarpmıştır Dedim İçimden - 24 Aralık 2010 Cuma 00:36
ENİK BÜYÜR İT OLUR, YAVŞAK BÜYÜR BİT OLUR. - 24 Temmuz 2010 Cumartesi 21:03
Tak Fişi, Bitir İşi! - 13 Nisan 2010 Salı 00:12
Sen Önce Kendine Bak! - 30 Mart 2010 Salı 22:23
Bu Akşam İçeceğim, Bir Büyük Bir de Yarım! - 18 Mart 2010 Perşembe 15:49
Demek ki Darbe Sever Okuyucularım da Varmış! - 11 Şubat 2010 Perşembe 21:13
Sadece Toka Yapıp, Cereyan Geçirecektim! - 27 Ocak 2010 Çarşamba 17:58
Manto Olmadıysa Yapalım Onu Bir Gocuk - 06 Ocak 2010 Çarşamba 10:34
Höt Möt Kırmızı G.. - 19 Kasım 2009 Perşembe 15:39
Karılar Koğuşu - 17 Ekim 2009 Cumartesi 21:14
Ağız Tadıyla Bir Bayram Geçirin - 16 Eylül 2009 Çarşamba 12:19
Yobaz Hukuk Adamları Ancak Bizde Bulunur - 10 Ağustos 2009 Pazartesi 00:00
Beş Gün Yetmedi Bana - 30 Temmuz 2009 Perşembe 00:00
Ulu Tanrım Sen Yardım Et!.. - 26 Haziran 2009 Cuma 00:00
Benim En Büyük Mefahirim Göbeğimdir - 14 Haziran 2009 Pazar 00:00
Lağım Püzlerinden Estergon Kalesi! - 29 Mayıs 2009 Cuma 00:00
Bıyıklı Vali Çağdaş Olabilir mi? - 11 Mayıs 2009 Pazartesi 00:00
Sungur Bey! - 04 Mayıs 2009 Pazartesi 00:00
Doğal Cinsellik Çağdaşlık mı? - 27 Nisan 2009 Pazartesi 00:00
Okuyucu Yorumlarına Bakış - 13 Nisan 2009 Pazartesi 00:00
Yelleme - 21 Mart 2009 Cumartesi 00:00
Zorla da Olsa Çağdaş Görüntü Vermek Lazım! - 12 Şubat 2009 Perşembe 00:00
İspiyoncu Sendikanın Başka Ne İşi Olur ki! - 28 Ocak 2009 Çarşamba 00:00
17'lik Türbanlı Polis! Olacak İş Değil! - 21 Ocak 2009 Çarşamba 00:00
Kuyruk Sokumuna Dövme Yaptırmak Çağdaşlık mı? - 06 Ocak 2009 Salı 00:00
Vitrinden mi Yoksa Depodan mı Vereyim? - 29 Aralık 2008 Pazartesi 00:00
Daltonlar Siyasi İşler Peşinde - 20 Aralık 2008 Cumartesi 00:00
"Dövlet Ötoritesine Hörmet" - 12 Aralık 2008 Cuma 00:00
Eğmeli Yar Eğmeli, Ucu Mala Değmeli - 28 Kasım 2008 Cuma 00:00
Soğan Kafalı Adam Neler Yumurtlamış - 21 Kasım 2008 Cuma 00:00
MAMOKRASİ - 07 Kasım 2008 Cuma 00:00
TEHLİKE ÇOK BÜYÜK ÇOK! - 31 Ekim 2008 Cuma 00:00
Ben Sporcunun Topa İyi Vuranını Severim - 24 Ekim 2008 Cuma 00:00
Eşek Birşey Satın Alsa, Ham Kelek Satın Alır - 11 Ekim 2008 Cumartesi 00:00
BASMA FİSTANLI KADIN - 08 Eylül 2008 Pazartesi 00:00
Kızmıyorsunuz Umarım - 20 Ağustos 2008 Çarşamba 00:00
Daldan dala, çok köşeli bir yazı - 06 Ağustos 2008 Çarşamba 00:00
MANTI YEMEK ÇAĞDAŞ YAŞAMA UYGUN MU? - 31 Temmuz 2008 Perşembe 00:00
KAOS TRENİ NE BİÇİM GELDİ? - 23 Temmuz 2008 Çarşamba 00:00
Ula Fazıl! Fazla zorlama,Kırcan belini!.. - 18 Temmuz 2008 Cuma 00:00
TATİLDE BİLE SİZİ DÜŞÜNDÜM AZİZ OKUYUCULARIM - 15 Temmuz 2008 Salı 00:00
Sandalda Namaz Kılınır mı? - 30 Haziran 2008 Pazartesi 00:00
Dik delme! 160 derece eğik olsun. - 24 Haziran 2008 Salı 00:00
Sevsinler Darbeli Demokrasinizi!.. - 31 Mayıs 2008 Cumartesi 00:00
AŞK ÖLDÜ!.. - 31 Mayıs 2008 Cumartesi 00:00
O NE BİÇİM HAREKETLERDİ ÖYLE! - 23 Mayıs 2008 Cuma 00:00
BATININ NAMUSU VAR MI? - 16 Mayıs 2008 Cuma 00:00
Düşünceleler - 04 Mayıs 2008 Pazar 00:00
Sahne - 04 Mayıs 2008 Pazar 00:00
Bu Haberi Büyük Gazeteler Nasıl Fark Etmedi - 02 Mayıs 2008 Cuma 00:00
SİZİ MOZART’IN 10. SENFONİSİ DE KURTARAMAZ - 01 Mayıs 2008 Perşembe 00:00
O KAŞ , O GÖZ, O DİŞ ,GÜL AÇMIŞ YANAĞINDA… - 04 Nisan 2008 Cuma 00:00
BU HABERİ BÜYÜK GAZETELER NASIL FARK ETMEDİ? - 03 Nisan 2008 Perşembe 00:00
ENTEL DANTEL BİR ADAM!.. - 16 Ocak 2008 Çarşamba 00:00
JAKOBEN VEKİLİMİZ YENİ BİR SUÇ ODAĞI KEŞFETMİŞLER! - 31 Aralık 2007 Pazartesi 00:00
ADAM SANDIM EŞŞAĞI ALNIMA DEĞDİ KAŞAĞI - 31 Aralık 2007 Pazartesi 00:00
“SORGUYA ALINDIK, EY HALKIM UNUTMA BİZİ!..” - 31 Aralık 2007 Pazartesi 00:00
MALALAYALIM MI, MALALAMAYALIM MI? - 21 Kasım 2007 Çarşamba 00:00
Bu Zıpçıktı Bir Sanat Anlayışıdır - 19 Kasım 2007 Pazartesi 00:00
Amerikan Toplarına Vurmayı Çok Severim - 14 Kasım 2007 Çarşamba 00:00
Darbeli Demokrasiyi Değil ,Darbeli Matkabı Severim - 13 Kasım 2007 Salı 00:00
Bilardo - 11 Kasım 2007 Pazar 00:00
Aşk Öldü - 08 Kasım 2007 Perşembe 00:00
Amerikan Toplarına Vurmayı Çok Severim - 06 Kasım 2007 Salı 00:00
Siyasetçi, Memurun Hamisi Midir? - 05 Kasım 2007 Pazartesi 00:00
Kadınlar İçin Özel Havuz Yapılmış - 05 Kasım 2007 Pazartesi 00:00
Kızcağızın Balayını Ne Diye Zehir Ediyoruz!.. - 03 Kasım 2007 Cumartesi 00:00
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Kararına Bakış - 02 Kasım 2007 Cuma 00:00
Bu Kalabalıklardan Yal Yapsanız İt Bile Yemez - 02 Kasım 2007 Cuma 00:00
Sakatat Kokuları Arasından Geçiyorum Her Gün!.. - 02 Kasım 2007 Cuma 00:00

Son Yorumlar

halil erdemir
bunlar güzelde asıl hizmetler ne olacak yollar çukur dolu baskan bağlarbaşı mah. çıksın bir görsün halini her geçen gün kötüye gidiyor halk ekmek kapandı bunu niyesöylemiyorlar
23.05.2012 12:15:19

mağdurbelediyeci
sorun ihalelerin düşük teklifle falan alınmasında değil ihaleyi yapanların işi bilemeyip, ellerine yüzlerine bulaştırmasındandır. işi firmalara hak ettikleri için değil başka çıkarlar gözeterek vermelerindendir.. çok görmemek lazım. önceden içilemeyen suyun metreküpüne 50 kuruş ödeyip en azından tabak çanağını yıkayan saf kırıkkaleli şimdi yine içemediği suya 2,5 tl öder, şehrin başkanıda bakın en güzel suyu siz içiyorsunuz bi takla atın bakalım demeye getirir ama kendi belediyeye damacana su alırsa, sonrada suyu işleten firmaya dünyalar kadar parayı verirse ve saf vatandaşımızında sesi çıkmazsa daha çok ihaleler olur bu memlekette. çivisi çıkmış buranın, hala farketmiyor musunuz
22.05.2012 22:53:52

Sırrı Kılıç
Sayın Editör Kırıkkale belediyesinin ihale sistemini veya ihale kriterlerini en iyi bilenlerden biri sitenizin sahibidir.Ona sorsanız size bu aksaklıkların nedenini anlatırdı
22.05.2012 21:43:54

Abidin Emmi
Atayurdu keskini ziyaret eden Cemcemoğolu ermenilerinin hemşerileriyle hasret gidermeleri doğrusu gözlerimizi yaşarttı muhabbetlerinin devamını dilerim.Sayın Veli beyde bakıyorumda ibreyi artık Keskinciliğe doğru kaydırmaya başladı.
22.05.2012 21:41:19

ramo
Buna kim dur diyecek.Arz-ı Mevud a çanak tutmaktır toprak satışı
22.05.2012 20:11:11