2 yıllık bir geçiş döneminin hemen ardından sayın Başbakan'ın okul arkadaşı olan Mehmet Ali ŞAHİN Adalet Bakanlığı'ndan alınarak kısa bir dinlenmeden sonra Türkiye'nin ikinci adamı olarak dün yeni görevine seçildi. Aslında herkes o'nun Antalya'da yaşanan yerel seçim başarısızlığı ile görevinden alındığını düşünürken, o dönemlerde programlarımda ağırladığım bazı siyasiler bana Şahin'in Ağustos ayında yapılacak TBMM başkanlığı seçiminde aday gösterilmek üzere görevinden alındığını kulis bilgisi olarak ifade etmişlerdi. Bugün geldiğimiz noktada hesabın o dönemlerde yapıldığını ve kurgulandığını görebiliyoruz. Belki bugünlerde de bizim bilemediğimiz ancak ileride yaşayıp göreceğimiz nice hesaplar yapılıyordur, kimbilir...
Yukarıda da belirttiğim gibi AKP yavaş yavaş , inceden inceden tasarlayıp düşündüğü hesapları bir bir uygulamaya koyuyor. İktidarları döneminde neler yapılmış aklıma gelen birkaç tanesini hatırlatayım sizlere.
Ülkemize göz diken yabancıların önünü açan vakıflar yasası kabul edilmiş, Mayınlı araziler yasası TBMM'de kabul edilmiş ancak Anayasa Mahkemesi'ne takılmış, sosyal güvenlik yasası denen bir yasa halkı tam bir güvensizliğe itmiş, içeriği tam bir kölelikten ibaret olan özel istihdam yasası hala zorlanıyor, yök'ten imam hatip liselerine yönelik katsayı düzenlemesi çıkmış, özelleştirmeler akıl almaz şekilde hızlanmış ülkenin en önemli kuruluşları iletişimden demir çeliğe, limanlardan petrol üretimine bir bir satılmış ya da satılmaya hazırlanıyor.
(TÜRK TELEKOM, ERDEMİR, ÇELBOR, TÜPRAŞ, ETİ GÜMÜŞ A.Ş, ETİ BAKIR A.Ş, ETİ KROM A.Ş, T.D.İ. ÇEŞME LİMANI, T.D.İ. KUŞADASI LİMANI T.D.İ. TRABZON LİMANI, T.D.İ. DİKİLİ LİMANI, ARAÇ MUAYENE İSTASYONLARI, MİLLİ PİYANGO) ve bunlar gibi birçok kurum ve kuruluş... (İktidarın sattıkları ve satmaya hazırladıkları tüm kuruluş ya da taşınmazların listesini isteyen tüm okuyucularımıza gönderebilirim)
Bu saydıklarım sadece şu an aklıma gelenler.Varın gerisini siz düşünün.
Milli dava Kıbrıs'ta süreç izlenen politikalarla tamamen aleyhimize döndü, yanıbaşımızda Irak kaynıyor Türkiye ise ancak bakmakla yetiniyor, enerjide sıfır çekiyoruz, tarımda çiftçi ağlıyor, memur ve işçi dağılmış, ekonomi dibe vurmuş, işsizlik almış yürümüş, içimizde bir avuç ajan bu ülkeyi kökünden dinamitlemenin derdine düşmüş, hergün yeni bir olayla halk uyutulup gerçekler saklanmaya çalışılıyor.
Gündemi bu kadar dolu dolu olan, başında bu kadar dert olan başka ülke var mı acaba?Oynanan oyunları gördükçe içim sızlıyor inanın.
HÜKÜMETİN KÜRT AÇILIMI
Geçtiğimiz hafta Kürt açılımı ile ilgili yazdığım yazıda değindiğim hususlar ne yazık ki gerçekleşmeye başladı. Sayın Başbakan DTP Genel Başkanı Ahmet Türk ile Başbakan sıfatıyla değil, AKP Genel Başkanı sıfatıyla görüştü!!! bu nasıl oluyorsa? Her neyse, artık gündemin en tepesinde Kürt açılımı ve bundan sonraki süreç var. İktidar kendince bu kadar çaba sarf ediyor ama bu işin sonunda acaba kendini tüm Kürt halkının temsilcisi sanan DTP ne isteyecek?
Ortada konuşulanlara göre DTP
***Güneydoğu’ya özerklik verilmesi,
***Kürt kimliği ve kültürünün güvence altına alınması,
***Kürtçenin bir eğitim dili olarak benimsenmesi,
***genel af çıkarılması,
gibi şartları ortaya koyacak. Ancak en önemlisi son madde olan genel af konusu. Acaba genel af derken ne kastediliyor? Yoksa bu işin gelip dayanacağı yer imralı'ya af mı? Bunu düşünmek bile istemeyiz.
Umuyoruz bu açılım bir saçılıma hatta dağılıma dönüşmez.