Millet olmanın yolu bünyesinde barındırdığı insanların hepsini ırki özelliklerini ve kültürel değerlerini bir millet potasında eşit sıcaklıkta tutmaktan geçer.
Bunun yolu ise, devlet kurumunun dört çakalın irade ve ifadesine teslim olmamasından geçer.
Ey milletin ruhunu örselemek isteyenlerin tuzağında çırpınan acuzeler!
Ecdadın bu tarifi içinde yer alam millet kavramını ne hale getirdiniz.
Yıllardır ne çekmişsek birlikte millet olarak çektik.
Yöneticilerin yasakları varsa beraber yaşadık, eziyetlerine beraber katlandık, ortak kadere sahip olduk.
Kız aldık, kız verdik, kimse kimseyi azınlık olarak, yabancı olarak görmedi, gösterilmedi.
Bu coğrafyada yaşayan herkese dünyanın verdiği isim olan Türk adını taşımaktan kimse, hiçbir ırk ve aşiretin mensubu gocunmadı; çünkü asırlardır mayalanmış, ortak değerler edinmiş, tek bayrak, tek millet ve tek vatan paydalarında buluşmuş şerefli insanlar halini almışlardır.
Millet şemsiyesini kuramamış, kurdukları şemsiyeleri yabancıların etkisiyle kırmış kemtalih ve zebun topluluklara bakın…
İşte güneyimizdeki Araplar; kendi ifade ve iradelerini yitirip yabancılara teslim edince haritası da, istikbali de başkalarının kaleminin ucundan biçimlendi.
Dünyanın en zengini olması gerekenler, bir avuç çakal güruhuna teslim olmuşlar.
Ya şimdi?
ABD nin Iraktan gideceği zaman yakınlaştıkça hükümet ve İmralı haininin açılım yarışlarını esefle öğreniyoruz.
Bir yandan hükümet devlet nezdinde ROJ tv. Yi kapatma mücadelesini verirken, öte yandan kendi milletvekilleri o hain kanalda röportaj vererek Apo ile görüşme zeminini yaratmak gerektiği hezeyanını kusuyor.
Ve buna benim Anadolu insanım, şehitler, gaziler ve onların resmi temsilcileri susuyor.
Pişmanlık Yasası- TRT Şeş –Bölgesel teşvik programı- GAP kalkınma planı- Üniversitelerde Kürt Dili ve Edebiyatı Bölümler- Devlet kesesinden Kürtçe kurslar –Rüşvet mahiyetli Ailelere nakdi yardım- Terör tazminatı- İdam cezasına çarptırılmış bir hainin diğer mahkumlardan farklı bir hayatını temin için her türlü imkanın sağlanması, hatta yanına kendi gibi şerefsizlerin yığılması-Siyasette ise mecliste her türlü hainliği anayasaya rağmen yapan bir DTP var-Devletin Irak’ın birliğini koruma siyasetine rağmen oradaki iki çete başına devlet başkanı muamelesinin yapılması…
Bunlar bu hükümetin yaptıkları, Apo’nun talepleri olsa ne olacak, ancak bu kadar olur, daha fazlası olmaz.
Bunu ötesinde saklanan gerçeği güneyimizde kurulma aşamasına getirilen Kürdistan’ın adında görürsünüz…
Güney Kürdistan…
Eyyy bu milletin siyasetini yürüten iktidar ve muhalefet partileri…
Şehitlerin gazilerin hatırını saydığını iddia eden yufka yürekliler, sorun bir kere; deyin ki…
Ey hainler ve onun besleme kopeyleri, kurulan Güney Kürdistanın kuzeyi neresi?
Yukarıdaki açılım (!) saçmalıklarının devlete maliyeti nedir?
Milletin ekmeğe muhtaç edildiği bir dönemde, ağalık düzenini pekiştirecek, ihanete güç ve cesaret verecek, güvenlik güçlerinin moralini bozup mücadele azmini kıracak Apo’nun talepleriyle örtüşen bu uygulamalara asıl sebep, dış güçler mi, yoksa bilmediğimiz duygularınızın tatmini midir?
Bu uygulamalar milletin sabrını taşırmıştır, yeter artık…
Otonomi, yerel yönetim bağımsızlığı, Bask modeli cart curt derken…
Güneyi Irak’ta kurulan bir Kürdistan’ın kuzeyine hazırlık mı yapılıyor?
Bu soruyu okuyucularımın siyasi sebeplere bağlamadan iyi okumalarını ve düşünmelerini ümid ediyorum.