Aklı başında bir kısa, orta ve uzun vadeli program dahilinde önünü gören bir kalkınma yürüyüşünü hemen başlatmalıdır.
Bunu için birkaç tröstleşmiş mantığı el tersiyle iterek, yeni ve yenileşen bir anlayışın sahibi olanlar bir araya gelerek “biz varız” demelidirler.
Kırıkkale il hudutlarını göz önünde bir bütün halinde bulundurularak, yerel özelliklere göre ele alınmalıdır.
Sanayi, tarım, hayvancılık ve sebzecilik, su ürünleri alanında organize alanlar belirleyip, sistemli ve toplu bir kalkınma hamlesi yönünde yıllardır yazdığım şeyleri tekrar etmek istiyorum.
Bazen dönemin vali ve vekilleriyle uzun uzun mütalaa ettiğim ama bir heyecan hissetmeyen insanlara boşa anlattığıma inandığım bu konuyu yine yazıyorum…
Kırıkkale 1. Merkez, 2. Çelebi, Karakeçili 3. Keskin 4. Çerikli, Delice, Balışeyh, Sulakyurt havalisi..
Bu dört bölge dört ayrı alanda kalkınma programına alınmalıdır.
Sanayi, hayvancılık, su irinleri ve sebzecilik, tarım ve tahıl ürünleri…
Merkezde Sanayi ağırlıklı yatırımlar, organize sanayi bölgelerinde devam etmekte…
Çelebi karakeçili ırmak sahiline sebze ve su ürünler, balıkçılık alanında organize yatırım alanları kurulmalı.
Keskin’de organize hayvancılık bölgesi, Çerikli merkezli organize tarım alanı…
Üstünkörü bir yatırım değil…
Uygun bir yer seçilir, orada borsa alanı, sosyal tesis alanı, endüstri alanı belirlenir ve altyapısı yapılır.
Sonra iyi bir tanıtımla müteşebbisler getirilmeye uğraşılır.
Misal; Keskin de kurulacak olan organize hayvancılık bölgesinde ahır alanı, borsa ve ticari alan, sağlık ve veteriner tesisleri, hayvansal ürünleri işleme tesisleri (et, süt vs. tesisler), sosyal tesisler…
Uygun ve geniş bir alanda böyle bir hayvancılık bölgesinin açılmasıyla şehir içinde hayvancılık yasaklanır ve orada üretim teşvik edilir.
Sonra ülkedeki bu alanda iştigal eden büyük firmalara ulaşılarak davet edilir.
Bu görüşümüze hemen bu alanların finansı sorusuyla karşılık verenler oluyor.
Evet, Tarım ve Hayvancılık bakanlığı, İller bankasından tutun da hazine müsteşarlığına kadar pek çok kurum ve kuruluşun katılımlarıyla bu işin üstesinden gelinecek mali imkan bulunur, yeter ki irade olsun.
Güçlü bir siyasi, idari ve sosyal irade ile bu işin üstesinden gelinebilir.
Yeter ki, önde gidecek yöneticiler olsun…