Değerli okurlar; konumuzda anlattığımız “küçük şehir” ile kastımız “Kırıkkale”, “büyük şehir” ise; Ankara’dır.
Bir köpek düşünün yalnız bir küçük şehirde dolaşıyor o küçük şehirden ayrılıp büyük şehre gidince havası bin beş yüz gittiği büyük şehirde anlatıyor; benim küçük şehrimde zağarlar var, ben küçük şehri terk edince meydanı onlara bırakırım ben küçük şehre gidene kadar arkamdan söverler, çenilerler hatta taş toplarlar. “O büyük köpek bir daha şehrimize gelirse taşlayacağız” derler ben küçük şehre gidince o zağarlar tekrar etrafıma toplanırlar topladıkları taşları saklarlar. Ben bilirim çünkü onlar zağarlar onların ruhunda yalakalık vardır, uzaktan çenilemek vardır. Ben O zağarları iyi tanırım çünkü aynı soydan geliriz mayamız aynıdır.
Büyük köpeğe sorarlar; “peki hiç karşına çıkan kurt olmadı mı O küçük şehirde”? Büyük köpek anlatır: “Bazen 3-5 kurt karşıma çıksa da akıllarınca dik duruş sergilediklerini zannederek benimle baş edeceklerini düşünseler de, bir şeyi bilmezler zağarın çok olduğu kahpenin ve puştun cirit attığı O küçük şehirde onlar gibi dik durmaya çalışıp ancak; benim gibi kahpeliği bilmezsen zağar ruhlu olmazsan büyük köpek olamazsın, kaybedersin.”Büyük köpeğe tekrar sorarlar: “O küçük şehirde hiç kurt yok muydu?” Büyük köpek tekrar başlar anlatmaya: “Vallahi sene 1999 aylardan nisan, tasmamı tutan sahibim beni o küçük şehre gönderdi, şehre bir girdim kurttan geçilmiyor her yer kurt ben bu kurtları birbirine bir düşürdüm kurtlar birbirini yerken ben aradan çıktım. Hem de en büyük hampayı aylardan 18 nisan’da kaparak o küçük şehirde güçlenince geldim büyük şehre o küçük şehirde çiğ et yerken büyük şehirde önüme kızarmış et, kızarmış tavuk… Allah dedim fakat bu saltanatım 3 – 3,5 sene gibi sürdü sonra yine zayıflamaya başladım aç kaldım. Tabii seneler geçiyordu, sene 2002 aylardan 3 Kasım olmuştu. Tasmamı tutan sahibim beni tekrar o küçük şehre gönderdi o küçük şehre giderken kurtların çok olduğunu düşünüyordum ancak; o küçük şehre girdiğimde korktuğum başıma gelmedi çünkü o kurtlarla dolu şehirde kurtlar azalmış, benim soyumdan olan zağarlar çoğalmıştı ancak; umduğumu bulamadım aç sefil büyük şehre geri döndüm bitmiş, tükenmiş bir haldeydim. Tabii seneler geçti, sene 2007 aylardan temmuz olmuştu. Aynı 99’da, 2002’de ve 2007’de tasmamı tutan sahibim beni tekrar o küçük şehre gönderdi 2007’de gittiğim o şehirde bir tek kurt kalmamış, meydan boş kalmıştı, tabii önceden tanıdığım aynı soydan aynı mayadan olduğum zağarları yanıma topladım son kalan 3-5 kurdu da kandırarak avımı aramaya başladım ve 22 Temmuz’da hampayı tekrar kaparak büyük şehrin yolunu tuttum büyük şehirdekiler hemen sordular: “Büyük köpek O 3-5 kurdu nasıl kandırdın?”Büyük köpek şöyle bir kasılarak hemen anlatmaya başladı: “Arkadaşlar başında dedim ya benim ruhumda kahpelik, mayamda kalleşlik etrafımda da bu kadar zağar olunca 3-5 kurdu yemeye ne kalmış tabii hepsinin başı, tasmamı tutan sahibim olmasa ben bunları yapamazdım, bunlar olmazdı. Tasmamı tutan sahibim sen çok yaşa!”
Büyük köpeği anlatmaya devam edeceğim…